Tahran'da kayda alınan görüntüler birçok kişi için şaşkınlık yaratmış ve UFO tartışmalarını yeniden alevlendirmiş olsa da İran'ın yakın tarihinde de benzer vakalar bulunuyor. 19 Eylül 1976'da yani geçtiğimiz günlerde Tahran'da kaydedilen görüntülerden tam 50 yıl önce İran'ın başkenti benzer bir duruma şahitlik etti. 1976 yılında yaşanan ve detaylarıyla duyanları şaşkına çeviren ilginç olay bir toplu gözlem olarak kayıtlara geçti.

ÇOK SAYIDA İHBAR YAPILDI, HAVA KUVVETLERİ UÇAK KALDIRDI

Tahran'daki birçok kişi için 19 Eylül 1976 gecesi diğer gecelerden pek de farklı değildi. Ancak ilerleyen saatlerinde yaşanacak olaylar bu geceyi UFO meraklılarının günümüzde dahi örnek olarak kullandığı sıra dışı gelişmelere ev sahipliği yaptı. Saatler gece yarısını gösterdiğinde polis ve diğer kolluk güçlerinin telefonlarına çok sayıda ihbar yağmaya başladı. Yapılan ihbarların hepsi tek bir noktada buluşuyordu: Tahran semalarında ne olduğu belli olmayan ve etrafına renkli ışıklar saçarak havada asılı duran bir cisim bulunuyordu. İhbar telefonlarının ardından kolluk güçleri durumu Tahran'da bulunan Mehrabad Havalimanı Kontrol Kulesi'ne iletti. O sırada kule görevlisi Hossein Pirouzi dürbünle yaptığı gözlem sonucunda tanımsız trafiği doğruladı. Tanımsız cisim radar ekranlarında, çıplak gözle ve çevreden geçen uçakların takip sistemlerinde de görünüyordu. Devir Soğuk Savaş devriydi ve o dönemde İran, sınır komşusu Sovyetler Birliği'ne karşı ABD'nin en önemli müttefiklerinden birisiydi. Cisim her ne kadar tanımlanamıyor olsa da Sovyetler Birliği'ne ait bir hava aracı olabilirdi ve buna sessiz kalınamazdı. Pirouzi, cismin varlığını doğruladıktan kısa süre sonra İran Hava Kuvvetleri'yle temas kurdu ve Tahran üzerindeki bu tanımsız trafik hakkında orduyu bilgilendirdi. 

Tahran semalarındaki cismin varlığına dair bilgiler İran Hava Kuvvetleri'ne ulaştıktan kısa süre sonra ordu gökyüzündeki nesnenin ne olduğunu tespit edebilmek adına dönemin gelişmiş savaş uçaklarından birisi olan bir F-4 Phantom II'yi havalandırdı. Uçak havalandıktan kısa süre sonra hava kuvvetleri de tanımsız cismin varlığını doğrulamıştı. F-4 pilotu Teğmen Yadollah Nazeri, nesneyi yaklaşık 110 kilometre mesafede gördü ve askerî üste bulunan kontrol kulesini bilgilendirdi. Nazeri idaresindeki jet, tanımsız cisme yaklaşık 40 kilometre mesafedeyken beklenmedik bir gelişme yaşandı ve savaş uçağındaki tüm elektronik aksam, göstergeler ve telsiz iletişimi tamamen devre dışı kaldı. Yaşanan bu beklenmedik gelişmenin ardından pilot üsse geri dönebilmek için manevra yaptı ve cisimden uzaklaştıkça devre dışı kalan sistemlerin yeniden çalışmaya başladığını gördü.

Birinci uçağın yere inmesinden kısa süre sonra hava kuvvetleri ikinci bir uçak daha kaldırdı ve saat 01.40 sularında Binbaşı Parviz Jafari yönetimindeki ikinci bir F-4 havalandı. Jafari, görsel temas sağladığında cismin mavi, yeşil, kırmızı ve turuncu renkte ışıklar saçtığını gördü ve füze kullanarak müdahale etmeye hazırlandı. Takip sırasında ana cisimden daha küçük, parlak bir başka nesne ayrıldı ve doğrudan Jafari'nin jetine doğru hızla yaklaşmaya başladı. Jafari, füze fırlatmaya hazırlandığı sırada bir önceki uçakla aynı akıbeti yaşadı. Kullandığı uçağın füze kontrol paneli ve tüm telsiz yayını devre dışı kalan pilot bundan dolayı sakınma manevrası yaparak üssüne geri döndü.

Tüm bunların yaşandığı dönemde ABD ve İran yakın müttefikti ve Washington, Sovyetler Birliği'yle sınır komşusu olan İran'da yaşanan bu gizemli olaya yakın ilgi gösterdi. Tahran'da yaşananlar bir rapor hâline getirilerek Beyaz Saray, Pentagon, CIA ve NSA gibi birimlere iletildi. Hükümete, askerî yetkililere ve istihbarat birimlerine iletilen raporda Tahran semalarındaki cismin radar ekranlarında göründüğü, birden fazla uçakta sistem arızasına sebep olduğu ve manevra yeteneğinin savaş uçaklarından çok daha ileride olduğuna dikkat çekildi. 

Yaşananlara ilişkin yapılan tartışmalarda bazı kişiler pilotların ana cisim olarak Jüpiter gezegenini görmüş olabileceğini, ayrılan küçük ışıkların ise aynı geceye denk gelen meteor yağmuru meteorları olabileceğini öne sürdü. Uçaklarda yaşanan arızaların sebebi olarak ise uzaylı müdahalesi değil; F-4'lerin kronik elektrik arızaları ve pilotların yüksek stres altındaki kafa karışıklığı öne sürüldü. 

19 Eylül 1976 gecesi Tahran semalarında yaşanan gizemli hareketliliğin tam olarak ne olduğu hiçbir zaman aydınlatılamadı. Yaşananların toplu bir gözlem olması, pilotlar tarafından doğrulanması ve radar ekranlarına yansımış olması sebebiyle Tahran'da yaşananlar UFO literatürünün hâlâ "çözülememiş en güçlü vakalarından biri" olarak kabul ediliyor ve zaman zaman gündeme gelmeye devam ediyor.