Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Vasip Şahin, Gazze'deki insan hakları ihlallerinin sona ermesi ve sorunun adil biçimde çözüme kavuşturulması konusunda insan hakları kurumlarını duyarlılık oluşturmaya çağırdıklarını söyledi.
Şahin, açılışı Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te gerçekleştirilen ve Semerkant şehrinde devam eden 5. Semerkant İnsan Hakları Forumu'nda konuşma yaptı.
Uluslararası insan hakları koruma sisteminde sorunlar olduğunu anlatan Şahin, sürdürülebilir bir insan hakları sisteminin, uluslararası yükümlülüklerle ulusal ve yerel uygulama arasında güçlü ve sürekli bir bağ kurması gerektiğini vurguladı.
Şahin, tam da bu noktada ulusal insan hakları kurumlarının özel bir önem taşıdığını dile getirdi.
Dijital dönüşümün, yapay zekanın, iklim krizinin, göç hareketlerinin, silahlı çatışmaların ve insani krizlerin temel hak ve özgürlükleri doğrudan etkilediğini kaydeden Şahin, "Bu sınamalar, uluslararası standartlarla ulusal uygulama arasındaki bağın güçlendirilmesini her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun tecrübesi de bu iki yönlü etkileşimin somut örneklerini barındırmaktadır." şeklinde konuştu.
TİHEK'in insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, ayrımcılıkla mücadele ve işkence ile kötü muamelenin önlenmesi olmak üzere üç temel alanda görev yapan ulusal bir insan hakları kurumu olduğunu anlatan Şahin, kurumun faaliyetlerinde Birleşmiş Milletler sözleşmeleri, ilgili komitelerin genel yorumları, Avrupa Konseyi standartları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadının önemli bir referans oluşturduğunu aktardı.
Türkiye'nin farklı illerinde kamu kurumları, sivil toplum, meslek kuruluşları, akademi ve yerel aktörlerle bir araya gelerek her ilin kendine özgü insan hakları sorunlarını yerinde dinlediklerini aktaran Şahin, böylece insan haklarının yerelleştirilmesini, evrensel standartlarla yerel gerçekliğin birbirini beslediği çift yönlü bir süreç olarak ele aldıklarını dile getirdi.
Dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden çatışmalar nedeniyle çok sayıda insan hayatını kaybettiğini, yaralandığını veya yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kaldığını anlatan Şahin, şunları kaydetti:
"Gazze'den Ukrayna'ya, Myanmar'dan Darfur'a ve Orta Doğu'nun farklı bölgelerine uzanan insani krizler, mevcut insan hakları koruma mekanizmalarının etkinliğini yeniden değerlendirmemizi gerekli kılmaktadır. Bu tablo karşısında ulusal insan hakları kurumlarının insan haklarının evrenselliği ilkesi doğrultusunda bölgesel ve küresel gelişmelere de duyarlı olması gerektiğini düşünüyoruz. TİHEK olarak biz de yakın coğrafyamızda meydana gelen ağır insan hakları ihlalleri karşısında bu anlayışla hareket ediyoruz."
Bu kapsamda Gazze'deki insan hakları ihlallerinin sona ermesi ve sorunun adil biçimde çözüme kavuşturulması konusunda ulusal insan hakları kurumlarını duyarlılık oluşturmaya çağırdıklarını dile getiren Şahin, Filistin'de yaşanan insan hakları ihlallerini ve Gazze'deki soykırımı ele alan kapsamlı bir rapor yayımladıklarını, elde edilen kayıtları ve tanıklıkları Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sunduklarını ifade etti.
Suriye'de yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin kayıt altına alınması amacıyla Sednaya Hapishanesi başta olmak üzere saha ziyaretlerinde mağdurlar ve tanıklarla görüşüp rapor hazırladıklarını da söyleyen Şahin, "Bu çalışmaların bize gösterdiği husus açıktır: İnsan hakları kurumları yalnızca ihlalleri tespit eden değil, tanıklıkları kayıt altına alan, sahadaki gerçekliği görünür kılan ve elde ettiği bilgi ve bulguları ulusal ve uluslararası mekanizmalara taşıyan kurumlar olmalıdır." ifadelerini kullandı.




