Ve ABD Başkanı Donald Trump, sonunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya dört gözle beklediği desteği verdi ve İsrailli seçmene ‘Onu seçin’ dedi. İyi de tüm bu olanlar ne anlama geliyor?
ABD başkanlarının İsrail seçimlerinde herhangi bir adayı desteklemeleri alışıldık bir durum değil. Ancak Trump da alışıldık bir lider olmadığından Netanyahu’ya destek açıklaması pek de şaşırtıcı olmadı. Ama niye desteğin bu kadar geciktiği merak konusu oldu.
İsrail’in Maariv Gazetesi’ne bilgi veren kaynaklara göre Trump, yeni bir Orban vakası yaşamamak için anket sonuçlarını bekledi. Malûm Trump’ın destek verdiği eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban nisan ayındaki seçimleri kaybetmişti.
İSRAİL’de başbakan olabilmek için 120 üyeli Knesset’te (parlamento) 61 sandalyeyi garantilemek gerekiyor. Anketlere göre ne Netanyahu’nun sağcı koalisyonu, ne de rakibi eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ile ortakları gerekli çoğunluğu yakalıyor.
Netanyahu, kendisini ‘Büyük Savaşçı Başbakan’ diye öven Trump’ın desteğini büyük sevinçle karşılarken, Eisenkot ve diğer muhalefet lideri Naftali Bennett, “Kararı seçmen verir” diyor. Siyasi gözlemciler ise Trump’ın desteğinin Netanyahu’nun işine yarayıp yaramayacağı konusunda bölünmüş durumda.
ABD Başkanı’nın Truth Social’daki hesabındaki paylaşımından 7 dakika sonra Netanyahu da sosyal medyada Trump’a teşekkür için bir video paylaştı. Ancak Trump ile birlikte İsrail’in geleceğini güvence altına alabileceklerini savunan Netanyahu, “Trump’ı dinleyin, bana oy verin” dedi özetle.
Netanyahu ayrıca Amerikalı seçmene de seslenerek ‘Akaryakıt fiyatlarını boşverin. Düşünsenize bir de İran nükleer silah sahibi olsaydı neler olurdu. Trump’a oy verin’ çağrısında bulundu.
ŞİMDİ tüm bu karşılıklı destek şovu planlı bir eyleme benziyor. Hatta İsrail basınında arkasında farklı bir pazarlığın söz konusu olup olmadığı da sorgulanıyor.
Trump’ın Netanyahu’yu Eisenkot ve Bennett ile geniş bir koalisyona ikna edebileceği, böylece Suudi Arabistan ile normalleşmenin gündeme gelebileceği de iddialar arasında. Yani Trump’ın İbrahim Anlaşmaları’nı genişletme saikiyle hareket ediyor olabileceği öne sürülüyor.
Aşırı sağcılar yerine muhalefet ile geniş bir koalisyonun kurulması eli kanlı Netanyahu’yu hiçbir şekilde aklamaz ama yine de dikkat çekici bir iddia.
NETANYAHU, Trump’ın destek açıklaması sonrasında İsrailli basın mensuplarının önüne çıkarak ulusal güvenlik doktriniyle ilgili brifing verdi. İsrail Başbakanı’nın en dikkat çekici çıkışlarından biri ABD siyasetiyle ilgiliydi. İki yıl sonra ABD’de İsrail’e karşı çok düşmanca bir tutum içinde olan bir erkek ya da kadının başkan seçilebileceğini iddia ederek “Bu iki yıllık iktidar döneminde, bölgede ve ötesinde birçok ittifak kurmak için çalışmalıyız” dedi.
İSRAİL Başbakanı ayrıca Alman Sosyal Demokrat Partisi’ne yakın Friedrich Ebert Vakfı’nın 19 Mayıs 2026’da yayınladığı Ortadoğu’daki ittifakları gösteren haritasını da ekrana getirdi. Haritada İsrail ve BAE’nin altıgen ittifakı karşısında Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır’ın ‘Sünni Elmas İttifakı’nın oluşmaya başladığına işaret ediliyor ve etki alanları gösteriliyor.
İran liderliğindeki Şii ekseni ile Sünni ittifakını bölgesel zorluklar olarak niteleyen Netanyahu, güdümlü füzeler, dronlar, insansız deniz araçları, siber saldırılar, yapay zeka ve kuantum teknolojilerini tehdit olarak sıralıyor. İran’da rejimi devirme sözü veren Netanyahu, ekonominin kötüleşmesiyle İran’da baskı ve protestoların artmasını beklediğini belirterek bu konuda kapsamlı planları olduğunu savundu. Brifingde Türkiye ile ilişkiler de gündeme geldi. “Umarım doğrudan bir çatışma olmaz” diyerek bunun olmaması için çalıştığını, her türlü senaryoya da hazır olduklarını söylüyor.
TRUMP’ın desteği seçimden sonra da Netanyahu ile çalışmayı tercih edeceğine işaret ediyor. Öte yandan İsrail’de yönetim kadroları değişse bile Hamas’ın 7 Ekim 2023 baskını sonrasında başlayan sertlik politikalarının devam edeceği anlaşılıyor. Ancak Gazze yol haritasının hayata geçirilmesi, Batı Şeria’da şiddetin kontrol altına alınması, komşu ülkelere yönelik mütecaviz eylemlerden vazgeçilmesi Ortadoğu’daki fay hatlarındaki stresin bir nebze azalmasına katkı sağlayabilir.



