Afyonkarahisar'da 5 Kasım'da meydana gelen silahlı saldırılar Türkiye'yi yasa boğdu. İddiaya göre Arif Sefa Özdemir, ilk olarak kent merkezindeki Osman Gazi Mahallesi'nde aracına binmeye hazırlanan 3 çocuk annesi Sevgi Postalcı'ya pompalı tüfekle ateş açtı. Başından ağır yaralanan Postalcı hastaneye kaldırılarak ameliyata alındı.

Şüpheli daha sonra İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır, Ayazini ve Kıyır köylerine yöneldi. Burada farklı noktalarda araçlarda bulunan kişilere pompalı tüfekle ateş açtı. Saldırılarda 8 kişi hayatını kaybederken, ilk saldırıda yaralanan Sevgi Postalcı'nın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

HAYATINI KAYBEDEN 8 KİŞİNİN KİMLİKLERİ BELLİ OLDU

Saldırılarda yaşamını yitirenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu belirlendi. Hayatını kaybedenlerin arasında iki öğretmenin de bulunduğu öğrenildi.

Cenazeler otopsi işlemleri için Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, saldırıların neden gerçekleştirildiği henüz netlik kazanmadı.

KENDİSİNİ MİT GÖREVLİSİ OLARAK TANITMIŞ

Katliamın ardından kaçan Arif Sefa Özdemir'in Eskişehir'in Seyitgazi ilçesine bağlı Kırka Mahallesi Çatören Barajı mevkisinde iki gencin karşısına çıktığı ortaya çıktı. Şüpheli, arkadaşıyla birlikte otomobilde bulunan 19 yaşındaki Talha Gökgöz'e kendisini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olarak tanıttı.

Gençlerin otomobilini aramaya başlayan Özdemir, araçta uyuşturucu madde bulunup bulunmadığını sordu. Ardından gençlerin telefonlarını alan şüpheli, yanındaki silahı çıkararak ikisini tehdit etti. Talha Gökgöz, arkadaşına tüfek doğrultulması üzerine 26 APL 557 plakalı otomobilinin anahtarını şüpheliye vermek zorunda kaldı.

"BİZE TÜFEK DOĞRULTTU, ÖLDÜRECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM"

Yaşadığı korku dolu anları anlatan Talha Gökgöz, arkadaşıyla sigara içmek için yol kenarında durdukları sırada şüphelinin yanlarına geldiğini söyledi.

Gökgöz, olay anını şu sözlerle anlattı: "Seyitgazi ilçesi Kırka Mahallesi'ndeydik. Arkadaşımla sigara içmek için durduk arabayla. Şüpheli arabayla yanımıza yanaştı. Kendisini MİT görevlisi olarak tanıttı. O sırada arabayı aramaya başladı. Uyuşturucu madde var mı diye sordu. Telefonlarımızı aldı. Arabadan silah çıkardı, mermi de koyunca bizi öldüreceğini düşündüm sonra da arabayı alıp gidecek zannettik."

"ARKADAŞIMA BİR ŞEY OLMASIN DİYE ANAHTARI VERDİM"

Şüphelinin davranışlarından korktuklarını belirten Gökgöz, aracın içinde içki şişeleri gördüklerini ve Özdemir'in alkollü olduğunu düşündüklerini söyledi. O sırada Afyonkarahisar'daki cinayetlerden haberdar olmadığını anlatan genç, arkadaşının hayatından endişe ettiği için otomobilin anahtarını teslim ettiğini belirtti.

Gökgöz, "Arkadaşıma doğru çevirdi ben de anahtarı çıkardım. Telefonlarımızı attırdığı uçurumdan alıp 112'yi aradık. Arabasında içki şişeleri vardı, alkollü olduğunu anladık ve çok fazla kimlik de sormadık. Benim cinayetlerden haberim olmadığı için arabayı alıp kaçacağını düşündüm. Korku dolu bir süreçti. Arkadaşıma tüfek doğrultunca ona bir şey olmasın diye ben anahtarı verdim. Eğer vermeseydik, beni de arkadaşımı da vuracaktı." ifadelerini kullandı.

GASBETTİĞİ OTOMOBİL ÇAMURA SAPLANDI

Gençlerin otomobilini gasbeden Özdemir, araçla Taşlık Mahallesi'ne kadar ilerledi. Ancak otomobilin çamura saplanması üzerine yoluna devam edemedi. Aracı bulunduğu yerde bırakan şüpheli, bir süre yaya olarak kaçtı.

Talha Gökgöz, otomobilinin bulunduğu noktayı anlatırken, "Arabayı da bu mevkide çamura kaptırmış devam edememiş. Yaya olarak kaçmış." dedi.

İKİNCİ OTOMOBİLİ GASBETTİ, YAKALANDI

İlk otomobili çamura saplanan Arif Sefa Özdemir'in kaçışını sürdürebilmek için başka bir otomobili daha gasbettiği ortaya çıktı. Güvenlik güçlerinin geniş çaplı çalışması sonucunda şüpheli, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde yakalandı. Yakalama sırasında şüphelinin kullandığı aracın lastiklerine ateş edildiği bildirildi. Operasyonda iki jandarma personelinin hafif yaralandığı da öğrenildi.

SORGULANMAK ÜZERE EMNİYETE GÖTÜRÜLDÜ

Gözaltına alınan zanlı, geniş güvenlik önlemleri altında Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne getirildi. Hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Arif Sefa Ö., işlemlerinin ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

3 CUMHURİYET SAVCISI SORUŞTURMAYI YÜRÜTÜYOR

Eskişehir'de gözaltına alınan Arif Sefa Özdemir, sağlık kontrolünden geçirilmesinin ardından Afyonkarahisar ekiplerine teslim edildi. Şüphelinin yaklaşık 2 yıl önce eşinden boşandığı, bir çocuk babası olduğu ve çiftçilikle uğraştığı öğrenildi.

Sekiz kişinin hayatını kaybettiği saldırılara ilişkin soruşturma, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülüyor. Şüphelinin saldırıları hangi nedenle gerçekleştirdiği henüz belirlenemedi.

BAKAN GÖKTAŞ: PSİKOSOSYAL DESTEK EKİPLERİMİZLE AİLELERİMİZİN YANINDAYIZ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar’da meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından Psikososyal Destek Ekiplerinin sahada ve hastanede ailelerin yanında olduğunu açıkladı. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Afyonkarahisar’daki elim hadisede hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Olayda yaralanan ve hastaneye kaldırılan vatandaşımıza acil şifalar temenni ediyorum. Psikososyal Destek Ekiplerimizle sahada ve hastanede ailelerimizin yanındayız. Bu süreçte ailelerimize ihtiyaç duydukları desteği sağlamayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

SALDIRIYLA İLGİLİ YAYIN YASAĞI GELDİ

RADYO ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Afyonkarahisar'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı verildiğini duyurdu. RTÜK'ün sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/5725 D. İş sayılı kararı doğrultusunda, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/21952 sayılı soruşturma kapsamında, Afyonkarahisar'da meydana gelen silahlı saldırı olayı hakkında yayın yasağı kararı verilmiştir. İlgili karar; basın yoluyla olayları çarpıtma ve yanlış bilgi yaymak suretiyle ülke çapında infial yaratabilecek tarzda yayınlanan haberlerin önüne geçilebilmesi, olayın vahameti ve soruşturmanın selameti açısından önem arz etmektedir. 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yayıncı kuruluşların söz konusu mahkeme kararına hassasiyetle riayet etmeleri önemle hatırlatılır" denildi.