KATİL, BİR HAFTA ÖNCE TETİĞİ ÇEKEN KİŞİ ÇIKTI

İnfazın ardından Katalan Polisi (Mossos d'Esquadra) Joan XXIII Hastanesi'ndeki tüm kamera kayıtlarını ve geriye dönük delilleri çıplak gözle incelemeye aldı. Kriminal ekiplerin yüksek çözünürlüklü ekranlarda yaptığı dijital yüzleştirme, emniyet koridorlarında şok dalgası yarattı. Hastane odasına sızıp soğukkanlılıkla tetiği çeken kasklı katilin; 16 Ekim'deki ilk pusu gecesi yol kontrolünde durdurulan, ancak üzerlerinde silah bulunmadığı gerekçesiyle polisin elinden "kimlik tespiti" yapılarak salıverilen o 4 kişilik tetikçi hücresinin bir diğer üyesi olduğu kesin olarak teşhis edildi.

Bu devasa operasyonel fiyaskonun ardından polis, Alicante-Barselona hattında geniş çaplı bir insan avı başlattı. Ekipler, suikastın lojistik ve keşif ağını yönettiği, kiralık araçla adım adım hedef takibi yapan hücrenin kilit ismi olduğu iddia edilen İbrahim A. ile yanındaki diğer Türk vatandaşını gözaltına aldı. Ancak bu noktada, ilkinden daha büyük ikinci bir adli rezalet patlak verdi. Savcılığın "cinayete iştirak ve suç örgütü üyeliği" suçlamalarıyla iki şüpheli için de kesin tutuklama talep etmesine rağmen, Tarragona 2 Nolu Nöbetçi Mahkemesi davanın üzerindeki resmi "gizlilik kararını" (secreto de sumario) gerekçe gösteren savunma avukatlarının yasal hamlelerini dikkate aldı.