Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri, emeklilerin ekonomik sıkıntılarına dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Şeyh Şamil Parkı’nda bir araya gelen üyeler, sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
Meydanda protestocular adına açıklama yapan sendikanın MYK Kadın Sekreteri Nuran Kamalı Şahin, ülkede derin bir ekonomik ve toplumsal kriz yaşandığını söyledi. Emeklilerin yoksullukla mücadele ettiğini, çalışanların haklarının gerilediğini ve demokratik hakların baskı altında olduğunu belirten Şahin, gazetecilerin susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyum atanmasına ve haber sitelerinin kapatılmasına sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
“BU YOKSULLUK TESADÜF DEĞİLDİR”
Ekonomik kaynakların emekliler ve emekçiler yerine sermayeye aktarıldığını savunan Şahin, şöyle konuştu:
“Emekliye insanca yaşayacağı bir aylığı çok görenler, sermayeye milyarlarca lira aktarmakta hiçbir beis, hiçbir sakınca görmüyor. Bu yoksulluk tesadüf değildir. Bu yoksulluk bilinçli siyasal ve ekonomik tercihlerin sonucudur.”
Sorunların çözümünün yalnızca emekli aylıklarının artırılmasından ibaret olmadığını belirten Şahin, “Elbette insanca yaşayacağımız bir aylık, ücretsiz sağlık hizmeti ve sendikal haklarımızı istiyoruz” dedi.
ARSLAN’DAN BÜTÇEDEKİ KAYNAK DAĞILIMINA ELEŞTİRİ
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da hükümetin ekonomi politikalarını ve bütçedeki kaynak dağılımını eleştirdi. Emeklilere ve çalışanlara yeterli kaynak ayrılmadığını savunan Arslan, 2027 bütçe maratonunun başladığını belirterek faize ayrılan kaynağın 3 trilyon 975 milyar, dolar karşılığının ise 80,5 milyar dolar olduğunu söyledi.
Arslan, “fon vurgunu” olarak nitelediği olayın mağdurların cebinden doğrudan 20 milyar dolar götürdüğünü, dolaylı etkileriyle maliyetinin 120 milyar dolara ulaştığını ileri sürdü.
11 ili etkileyen depremde on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiğini, yüz binlerce kişinin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan Arslan, felaket için açıklanan tutarın 104 milyar dolar olduğunu belirterek bu rakamı öne sürdüğü 120 milyar dolarlık maliyetle karşılaştırdı.
“Bu ülkede kaynak var” diyen Arslan, 2002’de yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele vaadiyle iktidara gelenlerin, 24 yılın sonunda toplumu daha fazla yoksulluk, yasak ve yolsuzlukla karşı karşıya bıraktığını savundu.





