Özellikle vurgulamak isterim; Bu eserler elbette önemlidir, değerlidir. Ama aslolan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir.

"KİMLİKSİZLEŞTİRME SİYASETİNE MARUZ BIRAKILDIK"

En güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı, bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı, hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın "batılılaşma ihaneti" dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık.

24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.

"Burayı kendi sarayı olarak kullanacak" dediler. Peki ne oldu? Attıkları iftiraların bizzat kendileri altında kaldı, asılsız çıktı. Bize hayasızca saldıranlar işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular.