Dünya genelinde küresel finans piyasaları için hisse senedi ve tahvil endeksleri oluşturan öncü bir endeks sağlayıcısı FTSE Russell'in Türkiye kararı yurt için piyasalara güveni artırdı. S&P Global Ratings, Fitch Ratings ve Moody's Ratings gibi kurumlardan Türkiye piyasaları için açıklamalar geldi.
Uluslararası endeks sağlayıcısı FTSE Russell, 6 Ekim'de yayımladığı yıllık ülke sınıflandırması raporunda Türkiye'nin piyasa statüsünde değişikliğe gitmedi. Türkiye, "İleri Gelişen Piyasa" statüsünü korurken, olası sınıflandırma değişikliklerinin değerlendirildiği izleme listesine de dahil edilmedi.

FTSE Russell, Türkiye'nin "Advanced Emerging market" olarak tanımlanan İleri Gelişen Piyasa statüsünün değişmeden kaldığını açıkladı.
Kurum, eylül 2026 endeks değerlendirmesinde Türkiye için bazı endeks değişikliklerinin ertelenmesinin ardından Borsa İstanbul ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.

FTSE Russell, görüşmelerin temelinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yayımlanan ve fiili dolaşımdaki hisse senedi rakamlarına dayanak oluşturan verilerin daha ayrıntılı bir düzeyde sunulmasının fizibilitesinin değerlendirilmesinin bulunduğunu belirtti.

FTSE Russell raporunda, Türkiye'nin olası sınıflandırma değişikliklerinin değerlendirildiği İzleme Listesi'ne alınmadığı özellikle vurgulandı.
Kurum, Türkiye'nin piyasa statüsünün mevcut haliyle devam edeceğini bildirdi.

Raporda Türkiye için, "FTSE Russell, Türkiye'yi İzleme Listesi'ne almıyor ve Gelişmiş Gelişmekte Olan Piyasa statüsü değişmeden kalıyor" ifadeleri kullanıldı.

BORSA İSTANBUL VE SPK İLE GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

FTSE Russell, eylül ayındaki endeks gözden geçirmesinde Türkiye'ye ilişkin bazı değişikliklerin ertelenmesinin ardından Borsa İstanbul ve SPK ile temasların devam ettiğini belirtti.

Kurum, MKK tarafından yayımlanan fiili dolaşım oranlarına temel oluşturan verilerin daha ayrıntılı hale getirilmesine yönelik imkanların değerlendirildiğini bildirdi.

Bu çalışmalar devam ederken Türkiye'nin olası statü değişikliklerinin değerlendirildiği izleme listesine dahil edilmemesi, mevcut piyasa sınıflandırmasının korunduğu anlamına geliyor.

FTSE Russell'ın yıllık incelemesinde diğer ülkelere ilişkin de değişiklikler yapıldı. Mısır izleme listesinden çıkarılırken, Umman olası statü yükseltmesinin değerlendirilmesi amacıyla izleme listesine eklendi. FTSE Russell'ın bir sonraki ara değerlendirmeye ilişkin duyurusunun 6 Nisan 2027'de yayımlanması bekleniyor.

Büyük kredi derecelendirme kuruluşları arasında ilk açıklamalardan biri Fitch Ratings'ten geldi. Fon krizi sonrasında açıklama yapan Türkiye'den Sorumlu Ülke Derecelendirme Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, 29 Eylül'deki değerlendirmesinde fon piyasasında yaşananları negatif bir gelişme olarak nitelendirdi ancak mevcut aşamada Türkiye'nin kredi notu üzerinde bir etki beklemediklerini söyledi.

Fon krizinin ekonominin genelinde dolarizasyon baskısı yaratmadığına dikkat çeken Winslow, finansal sistem açısından da "sistemik risk beklemiyoruz" yorumunda bulundu.

Fitch yöneticisinin Türkiye'nin dış şoklara karşı dayanıklılığına ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekti. Winslow, rezervlerdeki iyileşmenin ardından mevcut rezerv seviyesinin olası şoklara karşı daha güçlü bir tampon oluşturduğunu belirtti.

Bir başka değerlendirme S&P Global Ratings'ten geldi. Kredi derecelendirme kuruluşu Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Ülke Kredi Notları Direktör ve Lider Analisti Karen Vartapetov, 2 Ekim'de yaptığı değerlendirmede fonlarla ilgili gelişmelerin mevcut haliyle izole kalması durumunda Türkiye'nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklemediklerini söyledi.

Vartapetov, hanehalkının TL cinsinden reel varlıklara güvenini sürdürmesi halinde olumsuz etkiler sınırlı kalacak şeklinde açıklamalarda bulundu. Vartapetov, döviz kuru, dolarizasyon ile finans ve bankacılık sektörünün likiditesinde belirgin bir tepki görülmediğine ifade etti. Fon soruşturmasını 'oldukça izole bir durum' olarak değerlendiren Vartapetov, döviz kuru, dolarizasyon ile finans ve bankacılık sektörünün likiditesinde belirgin bir tepki görülmediğine dikkat çekti.

Moody's Ratings 2 Ekim'de yayımladığı değerlendirmesinde "Türkiye'nin 'fon kaçışı' krizinden kaynaklanan kredi riski sınırlı" ifadesini kullandı.
Böylece üç büyük uluslararası kredi derecelendirme kuruluşundan biri olan Moody's de fon krizinden kaynaklanan kredi riskini "sınırlı" olarak tanımladı. Ancak kuruluş, S&P ve Fitch değerlendirmelerine göre denetim boyutuna daha belirgin bir vurgu yaptı.

Moody's'in değerlendirmesi, krizin mevcut aşamadaki kredi etkisi ile olayın ortaya çıkardığı gözetim ve denetim sorunlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.