İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP'den ayrılarak AKP'ye katılmasının ardından başlayan tartışmalar sürüyor.
Yeni Asır'a konuşan Tugay, daha önce AKP'ye geçmesi durumunda eşinin kendisini boşayacağını söylemesine ilişkin açıklama yaptı. Sözlerinin çarpıtıldığını savunan Tugay, eşiyle böyle bir konuşma yapmadığını söylerken AKP'ye katılma kararını ailesiyle birlikte aldıklarını söyledi.
Tugay, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine dosya veya video gösterildiği yönündeki iddialarını da reddetti.
“EŞİM SENİ BOŞAR” DEMİŞTİ
Cemil Tugay, 29 Ocak 2026'da AKP'ye geçeceği yönündeki iddialar gündeme geldiğinde söz konusu ihtimali reddetmişti. Tugay, o dönem yaptığı açıklamada dünya görüşünün AKP'nin yönetim anlayışıyla uyuşmadığını belirtmiş, annesinin kendisini evlatlıktan reddedeceğini, eşinin ise kendisini boşayacağını söylemişti.
Tugay'ın o tarihteki açıklaması şöyleydi:
"Benimle bu konuyla ilgili hiçbir AK Partili temas kurmadı. Ben 59 yaşındayım. Bunca yıldır bir dünya görüşüm, hayata bakışım var. Bunları bir günde yok sayıp AK Parti'ye geçsem öncelikle yakın çevremdekiler yüzüme bakmaz. Annem 'senin evlatlıktan reddederim' dedi. Eşim 'seni boşarım' dedi. Ayrıca AK Parti'nin şimdiki yönetim anlayışıyla bir şey yapmak mümkün mü? Bu iddiaların tamamı asılsız. Biz liyakat esaslı işe alım yapıyoruz. Demokrasi ile belediyeyi yönetiyoruz. Sadece tek bir kişiye sorarak icraat yapan bir partide bunlar nasıl olabilir? Dünya görüşümüzle uyuşmaz"
“BU KADAR ÇARPITILACAĞINI BİLEMEDİM”
AKP'ye katılma kararıyla ilgili konuşan Cemil Tugay, daha önce kullandığı “Eşim seni boşar” sözlerinin farklı yorumlandığını savundu. Tugay, karar sürecinde eşi, annesi ve eşinin ailesiyle birlikte değerlendirme yaptıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Geçmişte vurgumu güçlü tutmak adına kullandığım ifadelerdeki anlam çarpıtıldı. O tarihte ben eşimle oturup AK Parti'ye geçersem beni boşar mısın ya da ben seni boşarım gibi bir şey konuşmadım. Sadece o günkü konjonktürde 'bunu yapmam mümkün değil'i anlatmak için yaptığım bir vurguydu. Gereksiz bir vurgu olmuş. Ama bu kadar çarpıtılacağını bilemedim. Biz hayat arkadaşıyız; eşimin onayı ve rızası olmadan böyle bir kararı almam mümkün değildir. Eşim en az benim kadar mantıklı, ülkesine bağlı ve şehrin durumunu iyi analiz edebilen bir insandır. Kararı eşim, annem ailem ve hatta eşimin ailesi de dahil hep birlikte konuşarak ortaklaşa aldık. O gün kendisi de yanımda olmak istedi. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da eşimi sahneye çağırıp bir tarafına eşimi bir tarafına beni alıp elini kaldırarak bizi çok onore etti. Eşim onun çağırmasından gerçekten çok mutlu oldu. Biz orada birkaç dakika içerisinde Cumhurbaşkanımızla hayatımız boyunca unutamayacağımız bir an yaşadık."
Tugay, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini ve eşini sahneye çağırmasının kendileri açısından unutulmayacak bir an olduğunu, eşinin de bu davetten mutlu olduğunu ifade etti.
“KİMİN ELİNDE NE VARSA ÇIKARSIN, BEN DE GÖREYİM”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine dosya veya video gösterildiği yönündeki iddialarına da yanıt veren Tugay, herhangi bir baskı veya tehditle karşılaşmadığını söyledi. Hakkında devam eden bir soruşturma ya da mahkeme bulunmadığını belirten Tugay, kurultay davasıyla ilgili değerlendirmesinin ardından şunları söyledi:
"Özgür Özel'in bana dosya veya video gösterildiği yönündeki iddiaları tamamen yalandır. Kimin elinde ne varsa çıkarsın, ben de göreyim. Şu anda ne bir soruşturmam var ne de bir mahkemem var. Bir tek kurultay davasıyla ilgili bir şey var, o da gerçekten bütünüyle iftira bir konudur. Onun dışında hiçbir şeyim yok. Kimse bana gelip seninle ilgili böyle bir soruşturma var, dava var diyerek ne bir şey söyledi ne de tehdit etti. Ne baskı gördüm ne de tehdit gördüm. Biz burada tertemiz çalıştık. Problemlerin hepsi geçmiş dönemlere aitti, bizim dönemimizle ilgili bir şey yok. Belediyeye yapılan bir iki operasyon tamamen geçmiş dönemlerin konularıdır. Benim öyle bir tedirginliğim veya korkum da olmadı"
“İÇİMDEKİ DUYGU TAMAMEN BU ŞEHRE HİZMET ETMEKTİR”
Siyasi geçmişi ve kariyerine yönelik eleştiriler hakkında da konuşan Tugay, öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olduğunu anlattı. Gençlik yıllarında pazarcılık, işportacılık ve çıraklık yaptığını belirten Tugay, eğitimini kendi emeğiyle tamamladığını, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra mesleki kariyerini geliştirdiğini ve ABD'de bulunduğunu söyledi.
Siyasete giriş amacının kariyer hırsı olmadığını savunan Tugay, İzmir'e ve ülkesine katkı sunmak istediğini belirterek, “İçimdeki duygu tamamen bu şehre hizmet etmektir. Aklımla hareket etmeye çalışıyor ve doğru olan neyse onu yapıyorum” dedi.
“BU YIL ÖNCEKİ YILLARDA YAŞADIĞIMIZ YOĞUN KOKU SORUNUYLA KARŞILAŞMADIK”
İzmir Körfezi'ndeki kirlilik, koku ve balık ölümleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, sorunun kendi döneminde ortaya çıkmadığını ileri sürdü. Geçmiş yıllara ait İZSU verilerine işaret eden Tugay, özellikle göreve başlamasından önceki iki yılda Körfez'de ciddi bir kirlenme yaşandığını savundu.
Göreve geldikten sonra Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde bakım ve iyileştirme çalışmaları yürüttüklerini, tesisin dördüncü fazını devreye aldıklarını ve belediyenin imkânları ölçüsünde dip temizliği yaptıklarını aktaran Tugay, bu yıl önceki yıllarda görülen yoğun koku sorunuyla karşılaşmadıklarını belirtti.
Körfez'deki kirliliğin 80 ila 100 yıllık geçmişi bulunan yapısal bir sorun olduğunu ifade eden Tugay, kalıcı çözüm için kapsamlı müdahaleler ve büyük ölçekli yatırımlar gerektiğini söyledi. Merkezi hükümetin desteğinin önemine dikkat çeken Tugay, Körfez'in temizlenmesi için iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.
“BELEDİYE HİZMETLERİNDE GERİYE GİDİŞ OLMAYACAK”
Parti değişikliğinin ardından kendisine yönelik tepkiler hakkında da konuşan Tugay, önceliğinin İzmir'e iyi belediye hizmetleri sunmak olduğunu söyledi. Yapılacak çalışmaların İzmirlilere olumlu yansıyacağını savunan Tugay, mevcut hizmetlerin devam edeceğini ve bunlara yenilerinin ekleneceğini belirtti.
İzmir'in karakteristik özellikleriyle yurttaşların hak, hukuk, özgürlük, düşünce ve inançlarının kendisi için önemli olduğunu ifade eden Tugay, belediye üzerinden siyasi baskı oluşturulmasının mümkün olmadığını dile getirdi.



