Çünkü böyle bir komisyonun konuyu magazinleştireceği düşünülüyor.

Bunun da iktidara zarar vereceğine inanılıyor.

Meclis’te araştırma komisyonu kurulursa...

- İktidar ve muhalefet, sadece gerçekler üzerinden yürümek zorunda kalacak.

- Spekülasyonlardan arınma söz konusu olacak.

- Önüne gelenin önüne geleni töhmet altında bırakma süreci sona erecek.

Ayrıca araştırma komisyonu kurulmaması, konunun sulandırılmasına engel olmuyor ki.

Meclis Genel Kurulu’nda isteyen istediğini söylüyor, bazıları konuyu sulandırıyor, bazıları magazinleştiriyor.

Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulsa...

- Belki süreç bir disiplin içinde yürüyebilir.

- Belki meselenin gerçek boyutu ortaya çıkabilir.

- Belki yalanlardan beslenenlerin beslenme kaynakları kesilebilir.

- Belki muhalefet de sadece gerçekler üzerinden yürümek zorunda kalabilir.

Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulması konusu, keşke iktidar tarafından bir kez daha düşünülse.

SON günlerde Erdoğan’ın hitabetinde şöyle şeyler oluyor:

- Coşkusu ve enerjisi yeniden yükseliyor gibi.

- Konuşma metni daha heyecanlı hale geliyor gibi.

Erdoğan’ın siyasetteki en büyük dayanak noktalarından biri olan hitabeti, yeniden ön plana çıkmış durumda.

İZMİR’in AK Parti’ye geçmesinden nasıl bir sonuç çıkacak?

Bazıları “İzmir’e acayip hizmet yağarsa İzmir halkı AK Parti’ye yönelir” diyor.

Bazıları da “Hizmet falan hikâye. İzmir halkı değişmez” diyor.

İzmir’de yaşanan olay, daha önce denenmiş, sınanmış, test edilmiş bir olay değil.

Bu nedenle nasıl bir siyasal sonuç üreteceğini peşinen söylemek zor.

Sonra da bakalım İzmir halkı ne yapacak?

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, CNN Türk’te şöyle dedi:

“Yakında bir büyükşehir belediyesi daha AK Parti’ye geçecek.”

İzmir de geçtiğine göre artık “yok canım” diyemiyorum ve tahmin sıralamı sunuyorum:

- BİRİNCİ SIRA: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi.

- İKİNCİ SIRA: Muğla Büyükşehir Belediyesi.

- ÜÇÜNCÜ SIRA: Ankara Büyükşehir Belediyesi.

- NEDEN apartmanların en yüksek katlarından hiçbir erkek düşmezken hep kadınlar düşüyor?

- NEDEN herhangi bir Türk gerilim dizisinde ya da filminde gerilmek yerine kahkahayı basmamak için kendimizi zor tutuyoruz?

- NEDEN her şey ama her şey feci şekilde demode olurken demode olmaya en yatkın Nobel bir türlü demode olmuyor?

- NEDEN ağustos ayının 11’inde dünyaya gelmiş benim gibi biri, pazartesi gününden itibaren hava soğuyacak, yağış gelecek diye bayram ediyor.

“Carrie” diye bir kitabı var Stephen King abimizin.

İçine kapanık bir kızın, okulda kendisini aşağılayan zorba arkadaşlarından aldığı intikamın gerçek üstü öyküsünü anlatıyor.

- Yetinmediler. 2002’de televizyon filmi yaptılar.

- Pes etmediler. 2013’te yeniden çektiler.

- Ha bir de 1999’da “Carrie 2” diye bir film çekmeyi de ihmal etmediler.

- En son baktım: Aynı hikâyeyi şimdi de 8 bölümlük dizi yapmışlar.