Tropikal iklimlerin gözdesi, halk arasında 'kavun ağacı meyvesi' olarak bilinen papaya, Türkiye topraklarında yeni bir devrim yaratıyor. Ana vatanı Orta Amerika ve Güney Meksika olan bu şifa deposu lezzet; Brezilya, Hindistan ve Tayland'ın ardından artık Akdeniz'in kalbinde, Alanya ve Anamur'da başarıyla yetiştiriliyor. Tadı ve görüntüsüyle görenleri şaşırtan bu tropikal meyvenin asıl bomba etkisi yaratan yanı ise genelde bilinmeyip çöpe atılan kapkara çekirdekleri oldu.

Yeşilden sarıya dönen kabuğunun altında göz alıcı turuncu bir et barındıran papaya, kavun ve şeftaliyi protesting andıran ferahlatıcı tadıyla damakları şenlendiriyor. Ancak popülaritesinin ardındaki tek neden lezzeti değil. İçeriğindeki özel papain enzimi sayesinde proteinleri saniyeler içinde parçalayan papaya; şişkinlik, gaz ve kabızlık gibi sindirim dertlerine adeta son veriyor. Günlük C vitamini ihtiyacını tek başına karşılayabilen bu mucizevi meyve, kolajen sentezini patlatarak cildi adeta yeniliyor. Yüksek likopen, beta-karoten ve lif gücüyle kötü kolesterolün belini bükerken; zeaksantin ve lutein pigmentleriyle de gözleri ekranların zararlı mavi ışığından koruyor.

Çoğu kişinin hiç düşünmeden çöpe savurduğu karabiber tanesi görünümlü siyah papaya çekirdekleri, meğer tam bir doğal ecza deposuymuş. Çıtır ve hafif baharatlı bir aromaya sahip bu çekirdekler, içerdiği güçlü antiparazitik bileşenler sayesinde bağırsak kurdu ve parazitleri söküp atıyor. Üstelik vücuttaki ağrıları dindirip karaciğeri toksinlerden arındırıyor, böbrek sağlığına adeta kalkan oluyor.

Bu şifalı çekirdeklerden faydalanmak ise son derece pratik. Meyveden çıkardıktan sonra güzelce yıkayıp kuruttuğunuz çekirdekleri karabiber değirmeninde öğüterek salatalara, çorbalara, soslara veya yoğurda baharat niyetine serpiştirebilirsiniz. İsteyenler, kurutulmuş çekirdekleri günde bir çay kaşığı miktarında doğrudan çiğneyip yutarak da bu doğal şifa kaynağından faydalanabiliyor.