Paleojen döneminin en büyük canlıları arasında yer alan bu antik dev, erken dönem kemirgenlerin nasıl bu kadar büyük boyutlara evrimleştiğine dair yepyeni kapılar aralıyor.
AFP’nin haberine göre, heyecan verici bulguların hikayesi aslında 2004 yılına, güneydeki Krabi eyaletinde yer alan bir kömür madenine dayanıyor.
Tayland Maden Kaynakları Departmanı'ndan jeolog Pannipa Tian, bulduğu fosilin olağanüstü büyüklüğü karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadığını belirtirken, "İlk başta bunun bir kemik olduğunu sandım. Amirim incelediğinde ise bunun dev bir sıçanın dişi olduğunu söyledi” şeklinde konuştu.
Koyu renkli kömür birikintileri arasında krem rengiyle hemen göze çarpan bu dev kesici dişin bulunduğu gün, ekibin diğer üyeleri de bölgeden bir azı dişi çıkarmayı başardı. Ancak o dönemde teknolojinin ve ellerindeki kanıtların yetersizliği nedeniyle türün tanımlanması yirmi yıldan uzun bir süre aldı.
KAPİBARAYA RAKİP, SOYU TÜKENMİŞ BİR AİLE
Yapılan ayrıntılı analizler sonucunda açığa çıkan detaylar oldukça çarpıcı. Dev sıçanın, bugünün en büyük kemirgeni olan dev kapibaraların ağırlığının neredeyse yarısı olan 30 kilogram olduğu tahmin edilirken, sıçanın Güney Amerika'daki kapibaralardan farklı olarak, günümüzde soyu tükenmiş en eski ana kemirgen gruplarından biri olan Ischyromyidae familyasına ait olduğu belirtildi.
Yalnızca 2 dişin bulunması nedeniyle hayvanın tam olarak neye benzediği, neyşe beslendiği ve nasıl davrandığı henüz gizemini koruyor.
Jeolog Pannipa, bu keşfin geçmişteki yaşam çeşitliliğini anlamak için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, bu eski kemirgenlerin Güneydoğu Asya'da evrimleşip daha sonra dünyanın diğer bölgelerine yayılmış olabileceğini ifade ediyor.
Bilim insanları, tarihin tozlu sayfalarından çıkarılan ve paleontolojik araştırmalara büyük destek veren Tayland Prensesi Sirindhorn'un onuruna bu yeni türe Yakamys sirindhornae adını verdi. Sadece iki dişle başlayan bu serüven, milyonlarca yıl öncesinin tropikal dünyasına dair merakı ve heyecanı arttırdı.



