AK Parti’ye katılma kararının tek amacının İzmir’e hizmet etmek olduğunu belirten Tugay, kararının ardından yöneltilen eleştiriler ve kamuoyundaki yanlış anlaşılmalara ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Tugay, göreve geldiğinde İZBETON’un borçları, belediyedeki sorunlar ve kentsel dönüşüm çalışmalarındaki sıkıntılarla karşılaştığını belirterek, özellikle deprem riski ve kentsel dönüşüm konusunda Ankara’nın desteğine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
BAKAN KURUM İLE GÖRÜŞME KARAR SÜRECİNDE ETKİLİ OLDU
Tugay, AK Parti’ye geçiş kararındaki kırılma noktasının Bakan Murat Kurum ile yaptığı görüşme olduğunu söyledi.
Karabağlar’da 440 hektarlık alandaki kentsel dönüşüm sorununu görüşmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gittiklerini anlatan Tugay, görüşmenin ardından Kurum’un kendisine İzmir’deki çalışmalarını ve siyasi olarak nasıl devam edeceğini sorduğunu aktardı.
Kurum’un kendisine AK Parti’ye katılması halinde daha uyumlu çalışabileceklerini söylediğini belirten Tugay, bağımsız olarak da çalışmanın mümkün olup olmadığını sorduğunu, Kurum’un ise siyasetin doğası gereği AK Parti ile daha başarılı işler yapılabileceğini söylediğini ifade etti.
Bu görüşmenin ardından AK Parti’ye geçiş fikrini düşünmeye başladığını belirten Tugay, Kurum’un kendisine yönelik sıcak ve dostane tavrından etkilendiğini söyledi.
Tugay, sonraki süreçte Kurum ile birkaç görüşme daha yaptığını ve konunun dolaylı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildiğini, Erdoğan’ın da böyle bir geçişi istediğinin kendisine aktarıldığını belirtti.
İzmir’in en önemli sorunlarından birinin kentsel dönüşüm olduğunu söyleyen Tugay, deprem riskine dikkat çekti.
Tugay, görüşmelerinde Bakan Kurum ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en büyük korkusunun diri fayların üzerinde yaşayan İzmir’de olası bir deprem nedeniyle insanların hayatını kaybetmesi olduğunu anlattığını belirtti.
Deprem açısından riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Tugay, göreve geldikten sonra TOKİ ile çalışmaya açık olduğunu söyledi.
İzmir ile merkezi hükümet arasındaki geçmiş dönemlerdeki iletişim eksikliğine de değinen Tugay, bakanlarla yaptığı görüşmelerde kendisine önceki dönemlerde İzmir’e ulaşmaya çalıştıklarının ancak belediye başkanları tarafından dışlandıklarının söylendiğini aktardı.
Tugay, İzmir’in tarihi mirasına da dikkat çekerek, kentteki antik kentlerin turizm açısından önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti. Kemeraltı ve Basmane bölgelerinin düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Tugay, bu çalışmalar için Kültür Bakanlığı, vakıflar ve diğer kurumlarla birlikte çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.
“CUMHURİYETİN MİRASINA AK PARTİ DE SAHİP ÇIKIYOR”
Tugay, AK Parti’ye katılım töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte kullandığı bazı ifadeleri aktarmasının ardından yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi.
Konuşmanın tamamını kendisinin hazırladığını belirten Tugay, Erdoğan’ın geçmiş konuşmalarında yoksul, gariban ve mazlum insanlara sahip çıkılmasına ilişkin ifadelerinden ve “AK Parti kimsesizlerin kimsesidir” sözünden bahsettiğini söyledi.
Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü bildiğini ifade eden Tugay, konuşmasında Cumhuriyetin bu mirasına AK Parti’nin de sahip çıktığını anlatmak istediğini belirtti.
Tugay, siyasete kimsesizlerin kimsesi olmak amacıyla girdiğini söyleyerek, AK Parti’nin de bu mirasa sahip çıkmasının neden eleştirildiğini anlamadığını ifade etti.
“VERDİĞİM TARİHİ KARARIN NEDENLERİNİ ANLATTIM”
Bakan Kurum ile görüşmesinin ardından ne düşündüğüne ilişkin soruyu yanıtlayan Tugay, yaklaşık dört ay bağımsız çalıştığını ve İzmir halkına seçim döneminde çok sayıda söz verdiğini hatırlattı.
İki buçuk yıldır belediye başkanlığı yaptığını belirten Tugay, göreve geldiğinde iyi durumda olmayan bir belediye devraldığını söyledi.
Maddi sorunların yanı sıra plansızlık, kadro sorunları ve birikmiş problemlerin bulunduğunu ifade eden Tugay, İZBETON’un ciddi bir borç içinde olduğunu ve kentsel dönüşüm projelerinde sorunlar yaşandığını belirtti.
Tugay, geçen iki buçuk yıllık süreçte bütçeyi dengelediğini, kadroyu toparladığını ve belediyeyi daha iyi bir noktaya getirdiğini söyledi.
Buna karşın önünde en fazla iki buçuk yıllık bir süre kaldığını belirten Tugay, trafik, ulaşım ve altyapı başta olmak üzere İzmir için verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir’in bazı bölgelerinde arıtma ve kanalizasyon ihtiyacının sürdüğünü belirten Tugay, içme suyu şebekesinin yenilenmesi, yeni temiz su arıtma tesislerinin kurulması ve susuzluk riskine karşı deniz suyu arıtması gibi tesislerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu çalışmalar için zamanın yanı sıra deneyim ve kaynak desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Tugay, karar sürecini şöyle anlattı:
“Ya iki buçuk sene daha mevcut şartlar içerisinde elimden geleni yapacağım ama muhtemelen verdiğimiz sözleri yerine getiremeyeceğiz, İzmir'in çok önemli sorunlarını çözemeyeceğiz ve yine sorunlu bir İzmir'i benden sonraki döneme bırakacağım... Ya da gerçekten iyi niyetli olduğuna bir şekilde kanaat getirdiğim insanlar, AK Parti hükümeti, İzmir'e yardımcı olacaksa onlarla birlikte çalışayım.”
Yeniasır'ın haberine göre Cemil Tugay, İzmirliler için en iyi seçeneğin bu olduğuna kanaat getirdikten sonra AK Parti’ye geçme kararı aldığını söyledi.
Tugay, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaptığı görüşmenin ardından kendisine ilişkin düşüncelerinin değiştiğini söyledi.
Erdoğan ile daha önce yalnızca havaalanında kısa süreli bir karşılaşması olduğunu belirten Tugay, Külliye’deki görüşmede İzmir’de geçmişte yapılan çalışmalara Erdoğan’ın hâkim olduğunu gördüğünü ifade etti.
Erdoğan’ın uzun zaman önce yapılmış işleri hatırladığını ve takip ettiğini belirten Tugay, deprem konusunda da kendisine hak verdiğini söyledi.
Tugay, görüşmede Erdoğan’ı “çok dolu, saygın, babacan ve doğal bir yaklaşım içerisinde olan bir insan” olarak gördüğünü belirterek, kendisinden olumlu anlamda etkilendiğini ifade etti.




