Demokratik Sol Parti (DSP) İzmir İl Kongresi, Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak devletin ve milletin aleyhine sonuç doğurabilecek girişimlere karşı olduklarını söyledi.

BAHÇELİ'YE TEPKİ GÖSTERDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Abdullah Öcalan’ın süreç kapsamında “siyasallaşma koordinatörlüğü” görevini üstlenebileceğine ilişkin sözlerine tepki gösteren Aksakal, böyle bir önerinin devletin kuralları, yasaları ve anayasasıyla bağdaşmadığını savundu.

Aksakal, henüz söz konusu yasal düzenlemelerin uygulamaya geçmediğini belirterek, sürecin hukuki boyutuna ilişkin açıklamaların doğru ve açık biçimde yapılması gerektiğini dile getirdi.

"CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN NETLEŞTİRİLMELİ"

Bahçeli’nin açıklamalarının ardından tartışmanın daha fazla belirsizliğe yol açmaması gerektiğini ifade eden Aksakal, konunun Cumhurbaşkanı tarafından açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Aksakal, “Bu konu artık Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıkça netleştirilmelidir. Doğrularıyla ve olması gereken boyutuyla ortaya konulmalıdır” dedi.

Öcalan’a mevcut hukuki statüsünün dışında bir konum verilmesine ve konunun sürekli gündemde tutulmasına karşı olduklarını belirten Aksakal, DSP olarak buna rıza göstermeyeceklerini söyledi.

"BAHÇELİ'NİN ÖNERİSİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a süreç kapsamında koordinatörlük görevi verilmesine yönelik önerisini sert sözlerle eleştiren Aksakal, şunları söyledi: 

"Bugün 'Terörsüz Türkiye' denildiğinde buna kimsenin herhangi bir itirazı olamaz. Zira terörlü bir ülkeyi hiç kimse istemez. Terörlü bir bölgeyi hiç kimse arzu etmez. Ancak bunun sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalarda, sözde koordinasyon sorumluluğu görevi kapsamında, eğer terörü yaratan örgütün elebaşını uygun görüyor ve öneriyorsanız öncelikle şunu ifade etmek isterim: Bu, devletin kurallarına, yasalarına ve anayasasına aykırı bir öneride bulunmaktır.

- En hafif deyimiyle milletin aklıyla alay etmek demektir. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin partisinin bir toplantısında yeniden ve ısrarla gündeme getirdiği konu kabul edilebilir değildir. Sayın Bahçeli'nin açıklamaları çerçevesinde Meclis'te komisyonların teşekkür ettiği ifade edilmektedir. Ancak henüz teşekkür eden bir komisyon da yoktur. Yasa, yani bu çerçeve yasadan söz ediyor, yasanın çok yüksek bir oy oranıyla kabul edilerek uygulamaya geçtiği ifade ediliyor. Henüz yürürlüğe giren bir yasa da yoktur.

- Bunu Meclis'in bir mensubu, bir milletvekili olarak söylüyorum. Henüz uygulamaya giren bir yasa da yoktur. Evet, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yüksek bir oyla kabul edilmiştir ancak içeriği henüz hayata geçmemiştir. Sayın Bahçeli, yasanın öngörmüş olduğu kurumların kurulması gerektiğini ve herkesten bu anlamda sorumluluk isteniyorsa o sorumluluğun verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bunlardan birinin de barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü olduğunu, İmralı'da bulunan kişinin de bu göreve hakkı olduğunu söylüyor. “Bismillahirrahmanirrahim” diyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin adalet mekanizması tarafından, 40 bin kişinin katlinden sorumlu bir terör örgütünün elebaşı olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve bugün hükümlü olan bir kişi için bakar mısınız, terörün bitirilmesi konusundaki bir komisyonun koordinasyon başkanlığını öneriyor.

- Bunu kim öneriyor? Kırk senedir bu milleti şehit cenazelerinde 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' diye bağırtanlar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik olarak “Eğer organınız yoksa al benden organ olsun” diye sallayanlar yapıyor. Oturup düşüneceğiz. Bu konu artık Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıkça netleştirilmelidir. Doğrularıyla ve olması gereken boyutuyla ortaya konulmalıdır. Bu terörist başına Türk adaleti tarafından verilen statünün dışında bir paye verilmeye çalışılmasına, olur olmaz yerlerde ona selamlar gönderilmesine ve bu konunun daha fazla gündemde tutularak asil Türk milletinin, kadim Türk devletinin daha fazla rencide edilmesine Demokratik Sol Parti olarak rıza gösteremeyiz"