Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Türk milleti olarak tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler, dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz. Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi, hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesidir. Bu Hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ifadesiyle onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız.
Bakınız şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına şaheserdir. Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı, deyim yerinde ise açık hava müzesidir. Şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir. Kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir.
"Bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık"
Bunları özellikle şunun için söylüyorum; en güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere, ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kağıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın batılılaşma ihaneti dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.
"17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu, 5 farklı müze olarak düzenledik"
Bugün açılışını yapacağımız yeni darphane müzelerimiz işte ecdada ve tarihe karşı taşıdığımız mesuliyetin bu rikkat ve hassasiyetin nişanesidir. Darphane-i Amire Külliyesi'nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu, 5 farklı müze olarak düzenledik. Bu müzelerde Topkapı Sarayı'nın envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 adet eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak. Sarayın diğer bölümlerinde sergilenen 7 bin 500 esere ilave eden darphane müzelerinde gün ışığına çıkacak 10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı dünya müzeleri içerisinde müstesna bir yer tutacak.
Harita Müzesi'nde Osmanlı coğrafyasının dört bir ucuna uzanan yaklaşık 200 harita yer alacak. Aynı binanın üst katında, basılı kitap ve dergilerin bulunduğu kütüphanenin yanı sıra Yıldız albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği Milli Saraylar Araştırma Merkezi araştırmacı ve akademisyenlere hizmet verecek.
Hüsnühat Eserleri Müzesi'nde Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi gibi hat sanatımızın şahikalarından neşet eden muazzam bir koleksiyon bu müzenin nüvesini oluşturacak. Daha önce depoda muhafaza edilen 2 binden fazla hüsnühat 12 salonda ve ilk kez ziyaretçilerin istifadesine sunulacak.
Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi'nde Darphane-i Amire'nin işlevini ve tarihi yapısını yansıtan üretim vasıtaları ile yaklaşık 500 parça endüstri aracı sergilenecek. Darphanemizin iki binası ise Esliha-i Hümayun Müzesi olarak tefriş edildi. 7. asırdan başlayıp 20. yüzyıla kadar uzanan farklı devirlere ait ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi yaklaşık 2 bin 500'den fazla askeri teçhizat bu binalarda yer alacak. Sultan Fatih'in kılıcı ve zırhlı gömleğinin yanı sıra diğer padişahlarımızın silahlarının da sergileneceği bu müzede askeri teknolojimizin gelişim ve dönüşümü de tebarüz edecek. Osmanlı'da kurulan ilk silah müzesi de bu avluda bulunuyor. Bu yapının hemen yanı başındaki Esliha-i Hümayun Müzesi ile silah teknolojileri alanındaki tarihi sürekliliğe de anlamlı bir atıf yapılmış olacak.
Son olarak Saray Porselenleri Müzesi’nde ise Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya'da imal edilen porselenlerle birlikte Yıldız Porselen Sarayı fabrikasında üretilen eserler yer alacak.
Müzelere ek olarak Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi de yine bu külliye içerisinde yer alacak. Halihazırda Enderun Avlusundaki Ağalar Camii'nde muhafaza edilen Topkapı Sarayı Yazma ve Matbu Eserler Koleksiyonunu buradaki daha güvenli 3 binaya nakledeceğiz. Yakın zamanda tamamlanması planlanan bu binalarda Sultan Fatih'in şahsi kütüphanesi, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürleri, Kur'an-ı Kerim koleksiyonu, el yazması ve matbu kitaplar bulunacak. Darphane Külliyesi'ndeki iki binayı ise sanatçılarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ayırdık. Darphane sanat galerileri olarak hizmet verecek bu iki binada geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Böylelikle Topkapı Sarayı canlı, dinamik ve bereketli bir kültür-sanat atmosferine kavuşmuş olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.
"Darphane-i Amire Külliyesi dünyaya örnek teşkil edecek şahane bir yapıya kavuştu"
Şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum; 7 yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda malum zihniyetin aparatları yine her zaman olduğu gibi ipe sapa gelmez iftiralarla bizleri hedef aldı. Kendisine ofis yapıyor dediler. Burayı kendi sarayı olarak kullanacak dediler. Peki neticede ne oldu? Attıkları iftiraların altında bizzat kendileri kaldılar. İddia diye ortaya savurdukları her şey yalan çıktı, asılsız çıktı. Darphane-i Amire Külliyesi dünyaya örnek teşkil edecek müzeler bölgesi olarak şahane bir yapıya ve görünüme kavuştu. Bize hayasızca saldıranlar işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular."




