Dünyada milyonlarca insan düzenli olarak elektronik sigara kullanıyor; hatta bu alışkanlık artık geleneksel sigaranın bile önüne geçmiş durumda. Cochrane tarafından yayımlanan bir inceleme, nikotin içeren elektronik sigaraların sigarayı bırakmada sakız, hap veya bantlara göre daha etkili olduğunu gösterse de uzmanlar önemli bir uyarıda bulunuyor: Elektronik sigaranın sigaraya kıyasla daha az zararlı olması, risksiz olduğu anlamına gelmiyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Peter Barnes, Solunum Yolları Tıbbı Uzmanı Prof. Richard Russell ve Prof. Michael Papadakis’in katkılarıyla hazırlanan bu özel rehber, elektronik sigaranın hayati organlarımıza dakika dakika ne yaptığını gözler önüne seriyor. Elektronik sigaradan tek bir nefes çektiğiniz anda oluşan aerosol sisi hızla akciğerlerinize nüfuz eder; bronşiol adı verilen küçük hava yollarına, oradan da alveol adı verilen minik hava keseciklerine ulaşır.
Buhardaki nikotin ve diğer kimyasallar alveoller aracılığıyla kılcal damarlardan oluşan karmaşık ağa sızar ve kan akışına karışır. Beyne ulaşan nikotin, buradaki reseptörlere bağlanarak beynin ödül mekanizmasını harekete geçirir ve dopamin salgılanmasını sağlar. Yaklaşık 15 nefes çekmenin, tek bir geleneksel sigara ile aynı miktarda nikotin sunduğu tahmin edilmektedir.
Ancak araştırmalar, elektronik sigara kullanıcılarının nefesi iki kat daha uzun süre içlerine çektiğini, bunun da her nefeste daha yüksek dozda nikotin alımına ve bağımlılık riskinin artmasına yol açtığını gösteriyor. Buharın solunmasından birkaç dakika sonra kalp atış hızı dakikada ortalama dört atım artar. Bu durum, nikotinin savaş ya da kaç tepkisini yöneten sempatik sinir sistemini uyarmasından kaynaklanır.Böbrek üstü bezlerine sinyal gönderilerek kan dolaşımına noradrenalin adlı stres hormonu salgılanır.
Bu hormon kalpteki reseptörlere bağlanarak, kaslara hızla kan pompalanması için kalbin daha hızlı atmasını sağlar. Bununla birlikte, elektronik sigara nikotinsiz olsa bile, kullanımdan hemen sonra kalp, böbrek ve karaciğer gibi organlara giden oksijen zengin kan miktarında belirgin bir düşüş yaşanır. Bilim insanları, elektronik sigaradaki sıvıları buharlaştırma işleminin ana maddeler olan propilen glikol ve gliserini toksik maddelere dönüştürdüğünü; bu maddelerin damar iç kaplamasını tahriş ederek kan akışını kısıtlayan iltihaplanmalara yol açtığını belirtiyor.
Beş ila on dakika içinde ağızda pamuk ağız olarak da bilinen belirgin bir kuruluk hissedilir. Nem çekici bir madde olan propilen glikol, etrafındaki dokuların nemini emer ve ağzı tahriş eder. Nikotin ise tükürük bezi kanallarındaki kimyasal dengeyi bozarak tükürük akışını azaltır. Zamanla oluşan ağız kuruluğu; kötü nefes kokusu, diş eti hastalıkları ve çürük riskini artırır.
British Dental Journal'da 2022 yılında yayımlanan bir çalışma, elektronik sigara kullanıcılarının yaklaşık yüzde 80'inin yüksek diş çürüğü ve diş eti hastalığı riski altında olduğunu ortaya koymaktadır. Aerosoldeki kimyasallar boğazı tahriş ettiğinde vücut, tahriş edici maddeyi dışarı atmak için öksürük refleksini başlatır.
Albert Einstein Tıp Koleji araştırmacıları, tek bir elektronik sigara seansının bile 24 saate kadar süren öksürük nöbetlerini tetiklemeye yettiğini saptamıştır. Elektronik sigara öksürüğü, sigara öksürüğüne kıyasla daha kuru ve hırıltılıdır; ancak kullanıcıların çoğu zamanla bu etkiye alışır ve öksürük birkaç gün sonra hafifler.
Kalp daha hızlı çarptıkça atardamar duvarlarına uygulanan baskı artar ve kan basıncı yükselir. Araştırmalar, kan basıncının kullanımdan sonra yaklaşık 5 mmHg arttığını ve bu etkinin en az 30 ila 45 dakika sürdüğünü göstermektedir. Avrupa Kardiyoloji Derneği uzmanları, tekrarlayan elektronik sigara kullanımının kronik hipertansiyona yol açarak genç kullanıcıları gelecekte kalp krizi ve felç riskiyle karşı karşıya bıraktığı konusunda uyarmaktadır.
Sadece iki saat sonra bağışıklık sistemi zayıflama belirtileri gösterir. BMJ'de yayımlanan 2019 tarihli bir çalışma, 20 nefeslik tek bir seansın ardından alveollerde bulunan ve solunum sisteminin ilk savunma hattını oluşturan bağışıklık hücrelerinde hasar meydana geldiğini tespit etmiştir. Bu durum, zatürre gibi akciğer enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırmaktadır.
Elektronik sigaradaki kimyasallar, özellikle de propilen glikol, akciğer zarını hızla tahriş ederek iltihaplanmaya ve hava akışının kısıtlanmasına neden olur. Bu durum, ilk kullanımdan birkaç saat sonra nefes darlığına yol açar. Elektronik sigara kullanıcılarının, geleneksel sigara içenlere kıyasla nefes darlığını çok daha erken evrelerde yaşadığı belirtilmektedir.
Elektronik sigara, gözlerin yeterince gözyaşı üretemediği veya gözyaşının çok hızlı buharlaştığı kuru göz sendromu için ciddi bir risk faktörüdür. BMC Ophthalmology'de yayımlanan bir araştırma, elektronik sigaranın kuru göz riskini yüzde 64 oranında artırdığını göstermiştir. Yarım saatlik bir kullanım dahi gözde oksidatif strese yol açarak uzun vadede görme kaybının başlıca nedenlerinden biri olan sarı nokta hastalığı riskini yükseltebilmektedir.
ABD'de 2019 yılında yapılan bir araştırma, sadece üç günlük kullanımın ardından akciğerlerde belirgin ve kalıcı hasarların oluştuğunu ortaya koymuştur. Bu aşamada başlayan iltihaplanma; pulmoner fibrozis (akciğer sertleşmesi) ve pulmoner hipertansiyon gibi ciddi hastalıkların riskini artırır. Hem nikotinli hem de nikotinsiz ürünlerin bu hasara yol açması, temel sorumlunun propilen glikol olabileceğini göstermektedir.
Sadece bir haftalık kullanım bile cilde zarar vermeye yeterlidir. Nikotin damarları daraltarak cilde giden kan akışını, oksijeni ve besinleri azaltır. Ayrıca cildin pürüzsüzlüğünü ve esnekliğini sağlayan kolajen üretimini düşürür. Araştırmalar, elektronik sigaranın diz protezi gibi ameliyatlardan sonra yara iyileşmesini yavaşlattığını da göstermektedir. 2022 tarihli geniş çaplı bir araştırmaya göre, kullanıcıların dörtte birinde ilk bir iki ay içinde bronşit veya hırıltılı solunum belirtileri görülmektedir.
Elektronik sigara kullanımı; astım, KOAH ve akciğerlerde kalıcı hasara yol açan patlamış mısır akciğeri (popcorn lung) riskiyle doğrudan ilişkilendirilmektedir. 2021 tarihli bir araştırma, üç ay boyunca günlük elektronik sigara kullanımının bağırsak astarına zarar vererek ‘sızdıran bağırsak’ sendromuna yol açtığını göstermiştir.
Bağırsaktan sızan bakteriler, vücutta iltihaplanmayı tetikleyerek diyabet ve inflamatuar bağırsak hastalıkları riskini artırmaktadır. Kaliforniya Üniversitesi uzmanlarının 2020 raporuna göre, üç yıl boyunca her gün elektronik sigara kullanan bireylerin KOAH, astım veya zatürre gibi kronik akciğer hastalıklarına yakalanma olasılığı, nikotin kullanmayanlara göre yüzde 30 daha fazladır.
Altı yıl boyunca düzenli elektronik sigara kullanımı, damar duvarlarında kalıcı sertleşmeye ve kronik yüksek tansiyona neden olur. Bu durum, genç yaşta kalıcı kalp-damar hasarı riskini zirveye taşımaktadır.





