Haysiyet’in bu haftaki bölümünde izleyici duygu dolu anlar yaşandı. Babası Sadık’ın “Altında kalasın” sözlerinin ardından Aziz, satın aldığı kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Acı haberi Londra’ya gitmek üzere uçakta bekleyen Mehmet’e Ahmet verdi. Duydukları karşısında büyük bir şok yaşayan Mehmet, soluğu hastanede aldı.

Oğlunun ölüm haberini alan Nimet ve Aziz'in eşi Suzan büyük bir yıkım yaşadı. Nimet, Sadık’a “Ben sana dedim, evladına insan o lafı etmez dedim” diyerek tepki gösterdi.

Aziz’in cenazesinde ise Karlıova ailesi birbirine girdi. Suzan, kayınpederi Sadık’ı oğlunun ölümünden sorumlu tuttu. “Sen Aziz’e babalık yapmadın. Bağırdın, çağırdın, beddua ettin. Benim kocam senin yüzünden girdi bu mezara” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

Simay’ın ailesi de taziye için Karlıova ailesinin evine geldi ve Aziz’in hayrına mahallede yemek dağıttı. Ancak Tufan bu ziyarete tepki göstererek kardeşinin ölümünde herkesin payı olduğunu söyledi.

Tufan pişmanlığıyla gözyaşlarına boğuldu

Mehmet, cenaze evinde öfkesini sürdüren Tufan’a tepki göstererek Aziz’e karşı söyledikleri nedeniyle kendisine kızdığını söyledi. Tufan ise “Ben Aziz’e çok bağırdım. Ben bilsem ona bağırır mıydım, kızar mıydım” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Bu sırada aile içinde Simay ve Mehmet’in İngiltere’ye gitme planı da gündeme geldi. Suzan, Simay’ı Aziz’in Mehmet’e olan bağını koparmakla suçladı. Nimet de oğlunun değişmesinden Simay’ı sorumlu tuttu. Yaşananlar karşısında Simay kendisini suçlu hissetmeye başladı.

Öte yandan Tufan ile yasak aşkı Gülsüm arasındaki kriz de büyüdü. Hamile olduğunu açıklayan Gülsüm’e Tufan, bebeği istemediğini söyleyerek gizlice kürtaj yaptırmayı teklif etti. Gülsüm ise bunu kabul etmeyerek bebeği dünyaya getireceğini söyledi ve Tufan’dan Yıldız’ı boşamasını istedi. Tufan ise karısını sevdiğini ve boşanmayacağını açıkladı.

Oğlunun ölümünden sonra ortadan kaybolan Sadık, büyük bir vicdan azabı yaşamaya başladı. Mehmet babasını perişan halde bulup eve götürmek isterken Sadık, Aziz’in ölümünden kendisini sorumlu tuttu.

Daha sonra Suzan’ın Sadık’la yaptığı konuşma ise yaşananları daha da ağırlaştırdı. ‘Aziz senden çok korkardı bir şey yapacağından değil ama seni üzmekten korkardı. Haklıymış, sen korkulacak bir babaymışsın. Hastanede verdiler Aziz’in ben bakamıyorum, sen sakla unutma diye… Artık gelinin değilim. Oğlun öldü, ne karısı ne de evladı seni ilgilendirmiyor artık’

Bu sözlerin ardından büyük üzüntü yaşayan Sadık, Aziz’in ölümüne neden olan kamyonun direksiyonuna geçti. Oğlunun kamyonunu ateşe veren Sadık, araç alevler içinde kalırken büyük bir yıkım yaşadı.

Şehnaz ve Ecem, zor günler geçiren Simay için sürpriz doğum günü hazırladı. Tarman ailesinin de katıldığı kutlamada Simay pastayı üflerken Mehmet de eve geldi.

Ancak yaşananlardan habersiz düzenlenen kutlama Mehmet için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Eşine “Mutlu yıllar karıcığım, nice yaşlara. Ben partiye geç kalmadım değil mi?” diyerek sitem eden Mehmet, cenaze evinde böyle bir kutlama yapılmasını eleştirdi.

Tartışmanın ardından dışarı çıkan Mehmet ve Simay, yanan kamyonu görünce Sadık’a doğru koştu.

 Haysiyet’te Aziz’in ölümüyle başlayan yas ve aile içindeki hesaplaşmaların nasıl sonuçlanacağı merak konusu oldu.