Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı şu oldu:
- “Dost ve kardeş Azerbaycan’ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü ülkem ve milletim adına gönülden tebrik ediyorum.
- Azerbaycan Cumhurbaşkanı gardaşım İlham Aliyev’e, tasa ve sevinçte her zaman bir olduğumuz Azerbaycan Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.”
- “Araları açılsın” diye bekleyenlere avuç yalatacak bir mesajdır.
Bin yaşasın Türkiye / Azerbaycan kardeşliği.
Yeni Parti’nin İzmir İl Başkanlığı ön seçiminde konuşuyor.
Kendisi için, “Yaşlandı, artık karışmasın bu işlere” diyenlere yanıt veriyor.
“Yaşlıymış, yok bilmem neymiş. Evet, yaşlıyım. 78 yaşındayım. 78 yaşındaki bana ihtiyaç duydurmayacaktınız. Niye İzmir’i bu hale getirdiniz?”
Baba Mustafa Sarıgül’ün bu durumdan pek de memnun olmadığını düşünüyorum.
Çünkü “oğlum mutlaka teslim olacaktır” falan türü açıklamalar yapıyor.
Belki de Sarıgül’ün Emir’e doğrudan seslenmesi gerekiyor.
“Evladım, gel teslim ol, yüce Türk adaletine güven” diye çağrı yapsa...
Dün gün boyu şu magazin haberine maruz kaldım:
“Flaş flaş flaş... Ebru Gündeş estetik yaptırdı. Estetiğe 10 milyon harcadı. Herkes Ebru Gündeş’in değişimini konuşuyor.”
Hem bu habere hem de haberin altında yapılan yığınla yoruma öyle yoğun biçimde maruz kaldım ki...
En sonunda dayanamadım ve hiç üstüme vazife değilken...
“Güzel değişmiş ama biraz fazla değişmiş” diye yorum yapmaktan kendimi alamadım.
Sosyal medya, gerçekten kahrolası bir girdap.
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, bu zamana kadar değişik polemiklere girdi.
Ama hiçbir zaman olayı fazla sertleştirmedi.
Özgür Özel’in Cemil Tugay hakkında söylediği çok sert sözlere daha da sert sözlerle karşılık verdi.
Bakalım Eyyüp Kadir İnan, bu sert tutumunu sürdürecek mi?
CNN International, BBC falan... Haber bültenlerinin içinde minicik bir haber olarak verip geçiyorlar. Yeryüzünün en sıradan haberini verir gibi.
Oysa Paris’te yaşananların dirhemi herhangi bir Batı dışı ülkede yaşansa...
Bütün canlı yayın araçlarıyla kamp kurarlar, sabah akşam canlı yayın yaparlardı, “Burada devrim oluyor şekerim” tadında.
Tamam abi, sürekli “Bunların derdi bizim gibi ülkeler, bunlar sürekli bizimle uğraşıyor” kafasında olmayalım ama galiba bunlar bizimle gerçekten uğraşıyor.
Özdemir Bayraktar’ın vefat yıldönümüydü dün.
Özdemir Bey’le taaa Sarıyer günlerinden tanışırdık.
2020 yılının mayıs ayında ziyaret ettim kendisini.
Yıllar sonra yeniden karşılaştık. İlk günkü içtenlikle şahane sohbet ettik.
Selçuk Bayraktar’la fotoğraf çektiriyorduk.
“Durun” dedi, “Ben de yer alayım bu fotoğrafta.”
Saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum kendisini.






