İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik soruşturma kapsamında açılan davada, tutuksuz sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada, iddianameye göre İBB'den ödeme almak için komisyon verildiği öne sürülen süreçler sanıkların savunmalarında gündeme geldi.

"YÜZDE 5 VEYA YÜZDE 7 KOMİSYON" İDDİASI

İş insanı İsmail Sari, iddianamede yer alan ifadesinde, şirketlerinin Ağaç AŞ ve İSFALT'ın işlerini yaptığını ancak alacaklarını tahsil edemediklerini belirtmişti. Sari, ifadesinde şunları söylemişti: 

"Ağabeyim Ahmet Sari ödeme ve alacak işleriyle ilgilenen kişiydi. Bana yansıdığı kısmıyla ödemelerimizin sıkıştığı dönemde Fatih Keleş'in yüzde 5 veya yüzde 7 komisyon adı altında para istediğini, bu paralar verilmezse alacaklarımızın tahsilinin mümkün olmadığını birçok kez ağabeyimden duydum."

"PARALARI BEN GÖTÜRMEDİM"

Duruşmada savunma yapan Sari, para çekme ve teslim işlemlerinin hiçbirini kendisinin yapmadığını söyledi. Sari, "Ağabeyim bana olayı, ödeme alabilmek için para vermek zorunda kaldığı şeklinde anlattı. İhale kazanmak için para verildiği iddiası gerçekçi de değildir. Ağabeyimin para vermek zorunda kaldığı tarihlerde olaya ilişkin bilgim, görgüm ve dahlim yoktur. Bu durumu sonradan öğrendim" dedi.

NUHOĞLU'NUN ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ

Duruşmada, Nuhoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu'nun çalışanı tutuksuz sanık Erkut Elitaş da savunma yaptı. İddianamede etkin pişmanlık kapsamında ifadesi yer alan Nuhoğlu, İBB'den ve iştiraklerinden ödemelerini alabilmesi için kendisine komisyon vermesinin dayatıldığını öne sürmüştü. Nuhoğlu, ödeme trafiğini Ekrem İmamoğlu adına Fatih Keleş'in yönettiğini ve dolar cinsinden paranın Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş'e verildiğini iddia etmişti.

"KAPALI POŞETLER İÇİNDE GÖTÜRÜLDÜ"

Nuhoğlu, iddianamede yer alan ifadesinde, Temmuz 2022'de 640 bin dolar, Ağustos 2022'de 700 bin dolar, ardından da 466 bin dolar ve 30 bin dolar olmak üzere toplam 1 milyon 836 bin doların çalışanı Elitaş tarafından Zafer Keleş'e teslim edildiğini ileri sürmüştü. Nuhoğlu, teslimatların Florya'daki İBB Sosyal Tesisleri'nde ve Aqua Florya'nın karşısındaki bir pidecinin önünde yapıldığını belirtmişti. Nuhoğlu, "Tarafımdan temin edilen paralar şirketimin çalışanı olan Erkut Elitaş tarafından kapalı poşetler içerisinde götürülmüştür. Çalışanlarım bu paraların hangi amaçla götürüldüğünü bilmemektedir" demişti.

"GİTTİM, ELDEN VERDİM"

Elitaş, duruşmada daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyledi. Cumhuriyet savcısının "Erkut Bey, Zafer Bey'e kaç kere para teslim ettiniz?" sorusu üzerine Elitaş, 3 kez teslimat yaptığını belirtti. Savcının "Teslimat nasıl oldu peki?" sorusuna Elitaş, "Gittim, elden verdim. Paraları Ali Bey'den aldım" yanıtını verdi. Elitaş, ne kadar para teslim ettiğini bilmediğini de söyledi.

"SEÇİM SPONSORU OLDUĞUNU SÖYLEDİ"

Duruşmada tutuksuz sanık Hasan Özsoy da savunma yaptı. İddianamede etkin pişmanlık kapsamında ifadesi yer alan iş insanı Özsoy, Quara Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu belirtmişti. Özsoy ifadesinde, 2019'daki seçim kampanyası döneminde reklamcı iş insanı Eyüp Subaşı'nın kendisine, İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun ve Beylikdüzü Belediyesi'nin seçim sponsoru olduğunu söylediğini iddia etmişti. Özsoy'un ifadesine göre Subaşı, İmamoğlu'nun seçilmesi halinde bütün reklam alanlarının kendisine bağlanacağını ve tüm işleri kendisinin alacağını söylemişti.

300 ÜST GEÇİT VE 2 BİN AYDINLATMA DİREĞİ

Özsoy, İmamoğlu seçimi kazandıktan sonra İBB'ye ait 300 üst geçit ve 2 bin aydınlatma direğindeki reklam işlerini, Eyüp Subaşı'nın genel vekili olduğu ve resmi olarak eşi Gülşah Subaşı adına kayıtlı Genç Popülist Medya isimli firmanın aldığını ileri sürmüştü. Özsoy, bu ihalenin dijital baskı ve uygulama işlerini kendisinin yaptığını belirtmişti.

"SAKIN BUNU KİMSEYE SÖYLEME"

Özsoy, ifadesinde flash bellek teslimatını şöyle anlatmıştı: "Eyüp Subaşı beni telefonla arayıp acil olarak Kültür AŞ'de Habibe İlknur Kaya isimli şahsın yanına gitmemi ve kendisinin vereceği flash belleği ondan alıp kendisine getirmem gerektiğini söyledi. İlknur Hanım'ı buldum. Bana bahsi geçen flash belleği verdi ve bana 'Sakın bunu kimseye söyleme, hızlıca Eyüp Subaşı'ya ilet' dedi."

"FLASH BELLEKTE İBB'NİN BÜTÜN İŞLERİ VARDI" İDDİASI

Özsoy, flash belleği teslim ettikten sonra merak edip sorduğunda Subaşı'nın, bellekte İBB'nin bütün işlerini kapsayan bilgiler bulunduğunu ve bu işlerin kendisi tarafından üstlenildiğini söylediğini iddia etmişti. Özsoy, Panofect ve Genç Popülist Medya'nın muhasebe kayıtlarına ilişkin belgeleri içeren bir flash belleği avukatı aracılığıyla savcılığa ulaştıracağını belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söylemişti.

"İFADEMİN ARKASINDAYIM"

Duruşmada savunma yapan Özsoy, "Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak savcılık aşamasında bildiğim hususları açıkça anlattım. Bu aşamada verdiğim ifadenin arkasındayım" dedi. Savcının flash belleğe ilişkin sorusuna Özsoy, "2020 yılı içerisinde Habibe İlknur Kaya'dan kapalı bir zarf içerisinde bir flash bellek aldığımı ve daha sonra bunu Eyüp Subaşı'na teslim ettiğimi belirtmiştim. İçeriğinde ne olduğunu bilmiyorum" yanıtını verdi.

Savcının Subaşı'nın seçim sonrasında aldığı üst geçit ve aydınlatma direği işlerine ilişkin sorusunu ise Özsoy, "Seçim çalışmaları yapılmıştı. Seçim çalışmaları yapıldıktan sonra kendisi üst geçit ve elektrik direklerinin ihalesini aldığı yönünde beyanı var" şeklinde yanıtladı.

FİRARİ BÜLBÜLLÜ'YE 1,5 MİLYON DOLAR

Tutuksuz sanık Furkan Remzi Ceylan da savunma yaptı. İSTCON şirketinin yüzde 49 ortağı ve imza yetkilisi olan Ceylan, iddianamede yer alan etkin pişmanlık ifadesinde, MASAK raporlarında Ali Nuhoğlu'nun şirketi Trend İnşaat ile aralarında 66 milyon liralık para transferi tespit edildiğini, bunun olağan ticari ilişki olduğunu belirtmişti.

Ceylan ifadesinde, 18 Mart 2024'te ziyaret ettiği Nuhoğlu'nun kendisinden 2 milyon dolar karşılığı borç para istediğini söylemişti. Parayı Trend İnşaat'a banka üzerinden gönderdiğini anlatan Ceylan, Nuhoğlu'nun bu paranın 1,5 milyon dolarının İBB Hukuk Müşaviri firari sanık İbrahim Bülbüllü'ye götürülmesini istediğini öne sürmüştü.

"PARALARI MASANIN ÜZERİNE DİZDİK"

Ceylan, ifadesinde teslimatı şöyle anlatmıştı: "Ali Nuhoğlu'nun çalışanı 2 milyon dolar parayı çekerek yanıma geldi. Beraber Beylikdüzü'nde Kübiks isimli binaya gittik. Ofiste sadece İbrahim Bülbüllü vardı. Paraları masanın üzerine dizerek, 1,5 milyon dolar olduğunu kendisiyle beraber teyit ettikten sonra ofisten ayrıldım."

"ÖDEME ALABİLMEK İÇİN VERMEYE MECBUR KALDIĞINI SÖYLEDİ"

Ceylan, birkaç gün sonra paranın ne için götürüldüğünü sorduğunda Nuhoğlu'nun, İBB'den aldığı işlerde ödeme alamadığını ve ödeme alabilmek için bu parayı vermeye mecbur kaldığını söylediğini iddia etmişti.

"PARANIN NE AMAÇLA GİTTİĞİNİ BİLMİYORUM"

Duruşmada savunma yapan Ceylan, "Savcılığa vermiş olduğum etkin pişmanlık ifadem aynen geçerlidir, ifademin arkasındayım" dedi. Ceylan, Nuhoğlu'nun istediği parayı gönderdikten sonra kendisinin yetkilendirdiği bir personelle bankadan çektiklerini anlattı. Ceylan, Beylikdüzü'ndeki ofiste İbrahim Bülbüllü'ye yaklaşık 1,5 milyon dolar teslim ettiğini söyledi. Savcının paranın ne karşılığında teslim edildiği sorusuna ise Ceylan, "İbrahim Bülbüllü'yü tanımam. Ben o paranın oraya ne amaçla gittiğini hiçbir şekilde bilmiyorum" yanıtını verdi.