17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali'nin açılış eseri olarak İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından prömiyeri gerçekleştirilen "Lucia di Lammermoor" operası, 2026 -2027 sanat sezonunda sahnelenmeye hazırlanıyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda sahnelenecek olan, Gaetano Donizetti’nin başyapıtı Lucia di Lammermoor, librettosu Sir Walter Scott’un Lammermoor Gelini adlı romanından esinlenilerek Salvadore Cammarano tarafından kaleme alınmış, bel canto repertuvarının en çarpıcı eserlerinden biridir. Eser, uluslararası alanda tanınan Monako’lu rejisör Jean-Louis Grinda tarafından sahneye konuluyor.

Eser, orkestra şefleri Antonio Pirolli ve Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ile koro şefi Paolo Villa yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu eşliğinde sahnede olacak. Eserin dekor tasarımı Ferhat Karakaya, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Laurent Castaing imzası taşıyor.

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, 27 Ekim 2026 Salı günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda sanatseverlerle özel bir konser programında buluşacak.

Türk mûsikîsinin köklü geleneğini yaşatmayı, kültürel ve sanatsal mirasını gelecek nesillere aktarmayı sürdüren topluluk, bu özel konseri yalnızca bir müzik buluşması olarak değil; vefa, teşekkür, sanat mirası ve yeni bir dönemin başlangıcını simgeleyen anlamlı bir gece olarak hazırlıyor.

Gecenin onur konuğu, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nun kurucu sanat yönetmeni ve Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan olacak. Türk mûsikîsinin önemli isimlerinden Özhan, kuruluşundan bu yana topluluğun sanat hayatında taşıdığı özel yeri ve birikimiyle bu anlamlı gecede sanatseverlerle yeniden buluşacak.

Konserin bir diğer önemli konuğu ise topluluğun uzun yıllar sanat yönetmenliğini ve şefliğini üstlenen İhsan Özer olacak. Yıllar boyunca topluluğun sanat çizgisinin oluşmasına ve gelişmesine önemli katkılar sunan Özer, bu yıl görevini devrederek İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nun sanat yönetmenliği görevini Bahri Güngördü’ye bıraktı.

Bu anlamlı gece, bir görev değişiminin ötesinde, sanatın ve geleneğin bir kuşaktan diğerine aktarılışını da sahneye taşıyacak. İhsan Özer, yıllarca emek verdiği toplulukla bu kez şef olarak yeniden aynı sahneyi paylaşacak; topluluğun kurucu sanat yönetmeni ve solisti Ahmet Özhan ile birlikte Klâsik, Tasavvuf ve Mehter bölümlerinin bir arada olduğu büyük bir sanatçı kadrosuyla sanatseverlere özel bir müzik gecesi yaşatacak.

Cazın köklü repertuvarını çağdaş yorumlar ve usta müzisyenlerle buluşturan TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası Konserleri AKM’de devam ediyor.

Şef Cem Tuncer yönetimindeki TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası, yeni sezonun ilk konserinde müzikseverlerle Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda buluşuyor. Yıllara uzanan radyo geleneğinin sahne deneyimiyle birleştiği bu özel gecede, cazın farklı dönemlerinden seçilmiş eserler orkestranın özgün düzenlemeleriyle hayat bulacak.

Orkestranın deneyimli müzisyenleri, cazın zengin repertuvarını sahneye taşıyarak dinleyicilere nitelikli ve etkileyici bir konser deneyimi sunacak. Konser, TRT Radyo 3’ten canlı olarak yayınlanacak.

10 Ekim’de prömiyeri gerçekleştirilen İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahneleyeceği modern bale “Afife”, 2026 -2027 sanat sezonunda prömiyer yapıyor. Afife, yalnızca bir modern bale gösterisi değil; tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini anlatan büyüleyici bir yolculuk. Zarafetin ve gücün aynı bedende buluştuğu bu etkileyici eser, izleyiciyi Afife’nin dünyasına davet ediyor.

1919 yılında Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkması yasak olan bir dönemde bütün olumsuzluklara karşın sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale’nin hayatı üzerine kurulu olan ve modern bale prodüksiyonu olarak sahnelenecek eserin bestecisi Turgay Erdener.

Beyhan Murphy’nin libretto ve koreografisi ile sahnelenecek olan “Afife” nin, bir kadının cesaretiyle başlayan, sanatın gücüyle büyüyen etkileyici hikâyesi şöyle;

Hayatını yitirmeden önce Bakırköy Akıl hastanesinde geçirdiği son dönemde, tüm yetilerini kaybetmiş, yıpranmış bir durumda; ‘gölgeler’ olarak nitelendirilen hasta bakıcıları tarafından bakılıp, tedavi edilmekte ve hayatının dört dönemini hatırlamaktadır. Her dönemin bir rüyası vardır. En son dönemde bu rüya bir kabusa; bitmekte olan hayatı artık bir trajediye dönüşmüştür ve seyirci Afife’yi, sefalet ve yalnızlık içinde, ilk aşkı Ziya’nın kollarında hayata veda ederken bulur.

Afife Jale, dünya sahnesinden çekilmiş olsa da başardığı eylem, günümüze kadar yüzlerce belki binlerce kadını etkilemiş ve Türkiye’nin ‘sahne’ tarihinde bir mihenk taşı olmuştur.

Afife’nin hayatındaki dört ayrı dönem, dört farklı dansçı tarafından canlandırılıyor. Eser, izleyiciyi heyecan, zorluklar ve aşkla örülü bir ‘geçmişe dönüş’ yolculuğuna çıkarıyor.

İlk defa 1998'de Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından AKM’de sahnelenen “Afife” balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahneleyeceği yeni prodüksiyon ile yeniden hayat buluyor.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Cumhuriyetin 103’üncü yılını coşkuyla karşılıyor. Sirene Filarmoni Orkestrası Şefi Kıvanç Tepe’nin ve Koro Şefi Volkan Akkoç yönetimindeki konserde solistler Ayşe Ceylan (Metin-Anlatıcı), Volkan Severcan (Anlatıcı), Sezen Alanbay (Soprano), Saliha Salcan (Soprano), Hasan Çelik (Bariton), Ulaş Kocatürk (Mehmetçik-Tenor) Yunus Emre Öğüt (Atatürk) Murat Çamlıtepe (Hasan Tahsin) Çağaç Arın Öztornacı (Dansçı) Hakan Aydemi̇r (Dansçı) yer alıyor.

Sahnede Sirene Filarmoni Korosu, bale sanatçıları ve orkestra ile sergilenecek bir sanat şöleni olan etkinlik sanatseverleri bekliyor.

İstanbul Devlet Tiyatrosu zamanın ve gerçekliğin sınırlarında anlatılan bir hikâye Aslında Kaşık Yok ile izleyici ile buluşuyor. 56 yıldır aynı düzenin içinde görevini sürdüren bir kâhya, alışılmışın dışında gelişen olaylarla birlikte kendisini cevaplanması zor sorularla karşı karşıya bulmasıyla başlayan olaylar silsilesi AKM sahnesinde… Özgür Özdural’ın yazdığı, A. Atilla Şendil’in rejisörlüğünü üstlendiği oyunda Kâhya Ozan Uçar, Beethoven Ali Çelik, Jan Dark Canan Maktal, Kleopatra Ebru Demirdöven Şatıroğlu, Hitler Berk Yaparel, Adam Mert Asker, Diyojen Özdemir Çiftçioğlu, Bay Siyah Fatih Özacun olarak yer alıyor.

Dünyaca ünlü çellist Jodok Vuille AKM’ye geliyor! Klasik müziğin sınırlarını yeniden tanımlayan çağdaş bir sanatçı olarak dünya sahnesinde parlayan Jodok Vuille, henüz 6 yaşında eline aldığı çellosu ile İstanbul’da… Doğanın ortasında, yalın ayak gerçekleştirdiği performanslarla klasik müziği yeni nesillerle buluşturan sanatçı, sinematik anlatımı, güçlü yorumları ve sınırları aşan müzikal diliyle, müziğin evrensel bir bağ kurma gücünü yeniden hatırlatıyor.

Jodok Çello adıyla tanınan ve kendi elleriyle yaptığı çellosuyla sahneye çıkarak müziğine benzersiz bir ruh katan Jodok; Avrupa’nın dört bir yanında solist, orkestra müzisyeni ve eğitmen olarak sahne aldıktan sonra, müziğini dijital dünyaya taşıyarak milyonlara ulaştı.

Dünya devleriyle gerçekleştirdiği iş birliklerinin yanı sıra; Alan Walker, Lindsey Stirling, Il Divo ve Plácido Domingo Jr. gibi uluslararası yıldızlarla aynı projelerde yer aldı. 2024 yılında Cannes’da aldığı prestijli World Influencer Award ise onun global etkisinin en güçlü göstergelerinden biri oldu.

JODOKCELLO konseri, 1 Kasım saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleşecek.