TBMM Genel Kurulunda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Teklifin tümü üzerinde konuşan Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, ABD'nin bölgeyi istikrarsızlaştırmak istediğini söyledi.
Anlaşma'daki hükümleri hatırlatan Kaya, NATO ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın çıkarları çatıştığında neler yapılacağının düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Kaya, "Atılan adım, İran ve Mısır da buraya dahil edilirse bir anlam kazanır, İsrail'in ilan ettiği birlikteliklere karşı bir anlamı olabilir. İran'dan yapılan açıklamalar, 'Mekke Anlaşmasına katılmaya hazırız.' Siyonizmin ana hedefi, Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmektir." dedi.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, askeri taahhütler içeren Anlaşma'nın TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda da görüşülmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında savunma alanındaki işbirliğini önemsediklerini ifade eden Karal, ilişkilerin güçlenmesini desteklediklerini kaydetti.
Anlaşma'nın işbirliğinin ötesine geçerek uzun vadeli savunma taahhüdü getirdiğini söyleyen Karal, hangi sorumlulukların getirildiğini bilmek istediklerini dile getirdi.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, 7 Ağustos'ta imzalanan anlaşmanın geçen ay TBMM'ye ulaştığını aktardı.
Anlaşma Meclis'te onaylanmadan hükümlerinin uygulanmaya başlandığını savunan Türkkan, Anlaşma kapsamında komite kurulduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin milli güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Türkkan, Anlaşma'da belirsizlikler bulunduğunu öne sürdü.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da Türk'ün Mekke'yi ve Medine'yi savunması için anlaşmaya ihtiyacının bulunmadığını dile getirdi.
Parti olarak savunma ve güvenlik alanında işbirliği geliştirilmesine karşı olmadıklarını ifade eden Ergun, Anlaşma'nın ortak savunmadan terörle mücadeleye, istihbarat paylaşımından askeri konuşlanmaya kadar geniş bir işbirliği öngördüğünü aktardı.
"Bu Anlaşma neden Milli Savunma Komisyonunda görüşülmedi?" sorusunu yönelten Ergun, "Anlaşma'ya göre, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı bütün tarafla yapılmış sayılmaktadır. Türkiye hangi koşullarda askeri destek vermek zorunda kalacaktır, açıklanmalıdır. Güvenlik anlaşmalarında yalnızca siyasi irade değil, bu iradenin doğuracağı somut yükümlülükler de öngörülebilir olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, bölge dengelerinin değiştiğini vurguladı. Küresel ve bölgesel düzeyde söz sahibi olan orta güçlerin yan yana gelmesinin kaçınılmaz zorunluluk olduğuna işaret eden Öztrak, Türkiye'nin bu konuda gerekli adımları atması gerektiğini belirtti.
Anlaşma'nın Türkiye'ye yeni bir işbirliği alanı sunduğunu ifade eden Öztrak, "CHP olarak bölgemizin dışında sağlanan güvenlik garantilerinin bölgemizin sorunlarını çözemeyeceğini ilk defa bugün söylemiyoruz. Bölgesel işbirliklerin caydırıcılığını kullanmayı benimsedik. Biz baştan beri bu anlayıştayız. 2018 seçimlerinden bu yana söylediğimiz Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı bu arka plandan süzülür. Ağustosta imzalanan bu Anlaşma'nın kasım ayında Meclis'te görüşülmesi önemli bir eksikliktir. Komisyon aşamalarında da dile getirdiğimiz çekincelerimiz vardır." diye konuştu.
Alınacak her kararda Anayasa'nın ruhunun gözetilip gözetilmediğinin takipçisi olacaklarını bildiren Öztrak, Anlaşma'nın savunma sanayi ve bağlı sektörlerde üretime katkı sağlayacağını kaydetti. Öztrak, "3 ülkenin işbirliği doğru yönetilebilirse Anlaşma, bölgesel istikrara, barışa, taraf ülkelere büyük katkılar sağlayacaktır. Mekke Anlaşması doğru kullanılırsa, bölgenin, başkalarının güvenlik şemsiyesinden kurtarılabilmesi için de fırsattır. Bu işbirliğinden doğan güç, savaştan caydırmak, barışı sağlamak, sınırlarımızı korumak, ticareti geliştirmek için kullanılmalıdır. Anlaşmaya olumlu oy vereceğiz." ifadelerini kullandı.
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Anlaşma'nın basit bir savunma anlaşması olmadığını vurguladı.
Anlaşma Meclis'te onaylanmadan komite kurulduğunu, toplantılar yapıldığını aktaran Becan, Anlaşma'nın taraflara çekilme hakkı tanımadığını söyledi. Becan, Anlaşma'nın "bölgesel güvenlik" şeklinde sunulduğunu, taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını da dile getirdi.
"Bölgedeki istikrarsızlıkların giderilmesi hedeflenmektedir"
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, bölgede farklı ülkelerin bazı anlaşmalar imzaladığını belirtti. Yunanistan ile İsrail arasında hava savunma anlaşması bulunduğuna işaret eden Aydın, İsrail ile Hindistan arasında da savunma işbirliği mutabakatı yapıldığını anlattı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na destek verdiklerini bildiren Aydın, şöyle devam etti:
"Mekke Anlaşması taraflar arasındaki güven, işbirliği ve dayanışmayı artıracak, bölgemizde yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak önemli bir anlaşmadır. Bu Anlaşma'nın çıkış noktası, bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik işbirliği diyaloğunun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesine, ayrıca kolektif caydırıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesine ve bölge sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözüm üretmeye odaklıdır. Öte yandan bu Anlaşma'ya taraf olan ülkelerin, birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması şartı ile işbirliği yapmayı, bu doğrultuda Birleşmiş Milletler Şartı'ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir ülkenin kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt etmektedirler."
Tamamen savunma odaklı olan Anlaşma'nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığının, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkıda bulunma arayışında olduğunun altını çizen Aydın, Mekke Anlaşması'nın, Türkiye'nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili veya çok taraflı hiçbir yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti.
Aydın, "Anlaşma ile bölgedeki istikrarsızlıkların giderilmesi veya en azından durdurulması ve akabinde ekonomik ve sosyal entegrasyonun sağlanarak bölge halkının refahın artırılması hedeflenmektedir. Dolayısıyla bu çok ani bir kararla gerçekleştirilmiş bir anlaşma değil, ülkemizin milli menfaatlerine uygun ve bölgesel barışa yüksek katkı sunacak bir öngörüyle zihinsel ve kavramsal hazırlığı yaklaşık 2,5 yılı aşan bir süre boyunca bölge ülkeleri ile kesintisiz bir diyalog süreci ile sonuçlandırılmıştır." şeklinde konuştu.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Anlaşma'yı eleştirdi.
Anlaşma'ya karşı olduklarını söyleyen Cupolo, Anlaşma'nın Türkiye'yi daha çok çatışmanın içerisine çekeceğini iddia etti.
"İran'ın Anlaşma'ya katılması mümkün değil"
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Anlaşma'nın uzun süre muhalefetten saklandığını öne sürdü.
Anlaşma'nın onay makamı olan TBMM'ye gereken saygının gösterilmediğini savunan Tan, Anlaşma'nın NATO Anlaşması'ndan ilham alınarak hazırlandığını dile getirdi.
Tan, Anlaşma çerçevesinde Suudi Arabistan ve Pakistan'a yönelik saldırıların Türkiye'ye yapılmış sayılacağını söyledi.
Anlaşma'da belirsizlikler bulunduğunu savunan Tan, Anlaşma kapsamında müttefiklerin taleplerinin sağlanacağını kaydetti.
Tan, "Mekke Anlaşması, Hindistan'la karşı karşıya gelmemize neden olursa ne olacak? Bunu düşündük mü? İran'ın anlaşmaya katılması mümkün değil. Husiler, Suudi Arabistan'a bomba yağdırırken İran nasıl üye olacak?" ifadelerini kullandı.
"NATO'ya alternatif değil, bu tamamlayıcı bir birliktelik"
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede ciddi gelişmelerin, çatışmaların olduğuna dikkati çekti.
Bu çatışmalardan doğan risk ve tehditlerle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Akar, buna ilave olarak ciddi belirsizliklerin, vekalet savaşlarının bulunduğunu da belirtti.
Ülkelerde ciddi arayışların olduğunu, işbirliği için çalışmalar yapıldığını, bunların birçoğunun da ittifaklarla sonuçlandığını aktaran Akar, 2. Dünya Savaşı'ndan??????? sonra ortaya konulan birtakım kuralların, kurum ve kuruluşların olduğunu bildirdi. Akar, "Bunların hepsinin Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ciddi bir şekilde dağılma ve bozulmaya maruz kaldıklarını görüyorum. İşlevlerini ciddi şekilde kaybettiklerini görüyoruz. Dünya çok kutuplu olmaya doğru ilerlemekte. Cumhurbaşkanımızın her zaman söylediği gibi 'Dünya beşten büyük'. Bunu görmemiz lazım, buna göre milli ve genel tedbirlerimizi almamız lazım." dedi.
"3. Dünya Savaşı"ndan bahsedildiğini belirten Akar, savaşın ayak seslerinin gerçek olduğunu söyledi. Ülkeler arasında arayışların olduğunu, bazı ülkeler tarafından anlaşma ve sözleşmeler yapıldığını aktaran Akar, "Ülkeler arasında ciddi bir ittifaklaşma, sözleşme söz konusu. Bizim de kendimizi korumak bakımından, kendi hak ve menfaatlerimizim egemenliğimizi tahkim etmek bakımından bu tür anlaşmaların mecburiyet olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Akar, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında askeri işbirliğinin mevcut olduğunu söyledi. Akar, "Bizim hem Pakistan ile hem de Suudi Arabistan ile askeri işbirliği anlaşmalarımız var. Bu anlaşmayla bu ilişkiler biraz daha geliştiriliyor. Bu anlaşma NATO'ya alternatif değil. Bu tamamlayıcı bir birliktelik. Şu anda askerimiz yurt dışında olmadığı gibi bundan sonra da herhangi bir şekilde olması gerekirse mutlaka Meclis'in iznine tabi olacak. Bu anlaşmada ortaya çıkan birliktelik de diğer ülkelerden de istek ve arzu olursa da bunların da katılabileceğini, onların katılımının da yine Meclis'in iznine tabi olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Şahsı adına konuşan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Mehmetçik'in Yemen çöllerine gönderilmek istendiğini savundu.
Ülkelerin askeri kabiliyetlerinin arttığını dile getiren Emir, Türkiye'nin bu kabiliyetlerini ihraç etmesinden gurur duyacaklarını ancak anlaşmayla Türk askerinin çöllere gönderilmesini kabul etmediklerini söyledi.
Emir, "Elinizde sadece Mehmetçik var. Dünyanın neresinde kriz olursa 'Mehmetçik'i gönderelim'. Buna asla razı değiliz. Sıcak çatışmalara Türk askeri girdiği zaman her birinin vebali her birinizin boynunda olacak." dedi. Emir, anlaşmanın Anayasa'ya aykırı olarak 3 ay boyunca Meclis'e getirilmediğini de ileri sürdü.
"Anlaşma üçüncü ülkelere karşı bloklaşma ve saldırı ittifakı değildir"
Şahsı adına konuşan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, dünyada rekabetlerin ve belirsizliklerin arttığını belirtti.
Sorunlara bölge içerisinden çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Oktay, anlaşmanın ortak kararı şart koştuğunu anlattı. Oktay, şunları kaydetti:
"Anlaşmayla, ortak savunma ve caydırıcılık, karşılıklı istişare, savunma sanayisi ve güvenlik alanlarında yakın işbirliğinin artırılması, terörle mücadelenin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu anlaşma üçüncü ülkelere karşı bloklaşma ve saldırı ittifakı değildir. Ülkemizin kendi iradesi dışında kontrolsüz sürecin içine çekilmesi söz konusu değildir. TSK'nın çatışmalara katılmak üzere yurt dışına gönderilmesi Anayasa uyarınca TBMM'de kabul edilecek tezkerelerle mümkündür."
Dış politikada çeşitliliğin, katmanlı stratejik ortaklığın zaaf olmadığına dikkati çeken Oktay, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın NATO'ya alternatif olmadığını vurguladı.
Genel Kurulda teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.


