Arkeolog-yazar Mesut Alp ise Nuh’un Gemisi’nin Ağrı’da bulunacağı görüşüne katılmadığını belirterek, yürütülen çalışmaları eleştirdi. Alp, “Öncelikle söyleyeyim, hayır, bulunmayacak. Ben buradaki çalışmaların biraz bölgenin tanıtımına ve turizm hareketliliğine yönelik bir PR çalışmasına dönüştüğünü düşünüyorum. Nuh’la ilgili bir turizm hareketliliği, müze ya da benzeri bir proje gündeme gelebilir. Bu nedenle konunun öne çıkarıldığı kanaatindeyim” dedi.
Nuh’un Gemisi’nin neden Ağrı’da arandığı ilgili Alp, “Öncelikle şu soruyu sormamız gerekiyor, ‘Nuh’un Gemisi’nin Ağrı’da olduğunu nereden biliyoruz ve neden Ağrı’da arıyoruz?’ Eski Ahit’te karşımıza çıkan RRT sessiz harfleri üzerinden bir okuma yapılıyor. Semitik dillerde sessiz harf köklerine sesli harfler eklenerek kelimeler oluşturulur. RRT de zaman içerisinde Ararat şeklinde okunuyor. Ancak bunun Urartu ile ilişkili olabileceğine yönelik değerlendirmeler de var. Çünkü Tevrat’ın yazıya geçirildiği dönemler açısından baktığınızda kuzeydeki bölgeyle ilişkilendirilen Urartu coğrafyası karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla burada belirli bir dağın isminden ziyade kuzeydeki bir bölge veya dağ silsilesinin tarif edilmesi ihtimalini de değerlendirmek gerekiyor” diye konuştu.
İslam kaynakları açısından bakıldığında ise tartışmanın farklı bir boyut kazandığını belirten Alp, Kur’an-ı Kerim’in Hud Suresi’nde de Nuh’un gemisi ilgili ilgili bilgi olduğunu belirterek “Bir taraftan Nuh’un Gemisi’nin Ağrı’da olduğunu savunurken diğer taraftan Kur’an’daki Cudi anlatısını nereye koyacağımızı da tartışmamız gerekiyor” dedi.
Durupınar Formasyonu’nun biçimine ilişkin iddialarda da kendi açısından bir çelişki bulunduğunu belirten Alp, “Gemi olduğu iddia edilen oluşumun tamamı zaten dış görünüşü nedeniyle gemiye benzetiliyor. Buna karşın şimdi bu yapının içerisinde tespit edilen bazı şekillerin yeniden gemiye ait unsurlara benzetildiğini görüyoruz. Bu benim açımdan bir çelişki. Yapının içerisindeki birtakım anomalileri gemiye benzetmek tek başına yeterli değil”





