Aradan geçen 15 yıl bu şüphelere kapılan herkesi haksız çıkardı… Hatta şimdilerde ona bakanlar soylu bir aileden gelmese bile onun bir prenses hatta bir kraliçe olmak için yaratıldığına bile inanıyor.

Galler Prensesi Catherine ya da halk arasında bilindiği adıyla Kate Middleton, halkın büyük sevgisini kazanmakla kalmadı, kraliyet ailesi içindeki herkesi de adeta efsunlayıp kendine hayran etti.

Kate’in ailenin Harry ve Meghan dışındaki tüm üyeleriyle arasının çok iyi olduğu biliniyor. Ancak Kral Charles’la olan ilişkisi gerçekten gıpta edilecek kadar iyi.

Halk önünde davranışlarına çok dikkat etmelerini gerektiren kurallara tabi yaşasalar da Charles ve Kate katıldıkları resmi törenler ve davetlerde bile bu sevgiyi davranışlarına yansıtmaktan kaçınmıyorlar.

Kraliyet dedikodularına bakılırsa birbirlerine çok düşkün olan gelin ve kayınpeder saray kapılarının ardında son derece sevgi dolu bir ilişki geliştirdiler. Hatta birbirlerine hitapları bile o aile içinde kimsenin alışkın olmadığı türden…

İddiaya göre, geleceğin kraliçesi kayınpederine "Büyükbaba" diye hitap ederken, Kral Charles da ona sevgiyle "sevgili gelinim" diye sesleniyor.

44 yaşındaki Galler Prensesi ile 77 yaşındaki Kral Charles arasında, kamusal rollerinin gerektirdiği resmiyetten çok farklı, yakın bir aile bağı var.

Kraliyet ailesi üzerine kitaplar yazan 62 yaşındaki Robert Jobson, Catherine, the Princess of Wales adlı biyografisinde, ikilinin birbirlerine taktıkları özel lakapları gün yüzüne çıkardı. Jobson, Kral'ın Catherine'i her gördüğünde bir öpücükle karşıladığını ve aile toplantılarında onunla şakalaşmaktan büyük keyif aldığını aktarıyor.

Jobson'a göre, ikili arasındaki bu sıcaklık, Kral Charles'ın Catherine'e duyduğu büyük hayranlığı ve Catherine'in kraliyet ailesi içinde üstlendiği önemli rolü yansıtıyor.

Biyografide görüşlerine yer verilen bir saray görevlisi, "Sanırım Charles, Catherine'in tüm aile üzerinde olumlu bir etkisi olduğunun farkında. Onun yaptığı her şeyi seviyor ve gerçekten takdir ediyor" ifadelerini kullanıyor.

Yazar ayrıca, geçmişte çalkantılı bir ilişkiye sahip olan Kral Charles ile en büyük oğlu Prens William arasındaki bağların iyileşmesinde Catherine'in katkısı olduğunu belirtiyor.

Kate Middleton’ın aile içi anlaşmazlıklara taraf olmak yerine, farklı bakış açılarını anlama ve kraliyet ailesi içinde uzlaşmayı teşvik etme konusunda bir itibar kazandığı söyleniyor.

Jobson, Prenses'i "doğuştan bir barış elçisi" olarak tanımlıyor ve onun "William ile babasının geçmişte olduğundan çok daha iyi bir ilişki kurmalarının önünü açtığını" ifade ediyor.