"Bazen insan öyle şeyler yaşıyor ki, ne aklı ne de kalbi kabul edebiliyor...

25 yıldır hayatımızda olmayan insanların, en acı günümüzde bile bizi böylesine incitebileceğini düşünmezdim.

Kızımın babası için bir taziye evi açtım. Herkese haber verdim. Büyük kızına da söyledim. Bana “Gerek yok” dedi.

Meğer kendisi bizden habersiz ayrı bir taziye düzenlemiş.

Beni davet etmeyebilirdi. Buna kırılmazdım. Ama onun bir kız kardeşi var. Elif var. Aynı babanın evladı olan Elif...

Bir evladın, kendi babası için düzenlenen taziyeden habersiz bırakılmasını ne vicdanıma ne de kalbime sığdırabiliyorum."

"Ben kimseyi dışlamadım. Kimseyi ayırmadım. Acımızın ortak olduğunu düşündüm. Ama belli ki herkes aynı vicdanla hareket etmiyormuş.

Benim kırgınlığım kendim için değil, kızım için.

Ve bazı kırgınlıklar vardır ki insanın içinde bir daha asla kapanmaz. Bunu ömrüm boyunca affedebileceğimi sanmıyorum.

Ben inançlı bir insanım. Kimsenin hakkının kimsede kalmayacağına inanıyorum. Herkes kendi vicdanıyla baş başa kalacak.

Ve inanıyorum ki bir gün herkes yaptıklarıyla Allah katında yüzleşecek."