Konuyla ilgili uzmanların görüşleri şöyle:

İstanbul Kültür Üniversitesi Adalet ve Suç Laboratuvarı Kurucu Direktörü Doç. Dr. Ayhan Erbay: ABD verisiyle yapılan bir çalışmaya göre bir okul saldırısı ortalama 13 gün boyunca ‘bulaşıcı’ kalıyor ve ortalama en az 0.22 yeni olaya yol açıyor. Başka bir çalışma, haber yoğunluğunun sonraki saldırıları artırdığını ve etkinin 4 ila 10 gün sürdüğünü buldu. Türkiye’de ABD’deki gibi net bir etki olmasa da Nisan ayındaki deneyimimiz bu bulgularla uyumlu: Kahramanmaraş saldırısı, Siverek saldırısından 28 saat sonra gerçekleşti. Ardından 174 kişinin tehdit ya da eylem çağrısı içeren paylaşım yaptığı tespit edildi.

Finlandiya’da yapılan bir araştırma, okul saldırılarına ilgi duyanların küresel bir çevrimiçi alt kültür oluşturduğunu gösteriyor. Bu topluluğun içinde yalnızca taklitçiler eylemi tekrarlamak istiyor. Ama diğerleri de faillere şöhret kazandırıyor ve saldırı gerekçelerini dolaşıma sokuyor. Kahramanlaştırma iki yönlü işler. Saldırgana sonradan verilen bir ödüldür. Bir sonraki kişiye de bir vaattir: görünmez biriyken herkesin konuştuğu biri olmak çekicidir.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan: Eskiden okulda yaşanan bir kavga çoğu zaman okulda kalırdı. Bugün hakaret, dışlama ve küçük düşürme okul sonrasında da devam ediyor. Üstelik artık şiddetin bir seyircisi var. Görüntüler çekiliyor, paylaşılıyor, dolaşıma sokuluyor. Bu durum bazı gençler açısından şiddeti yalnızca öfkenin dışavurumu olmaktan çıkarıp güç, görünürlük ve statü gösterisine dönüştürebiliyor.

Ama bütün sorumluluğu sosyal medyaya yüklemek de kolaycı olur. Akran zorbalığı, aile içi sorunlar, dışlanma duygusu, gelecek kaygısı, aidiyet eksikliği ve silah ya da kesici aletlere erişim bu tablonun diğer parçaları.

Sosyal medyadaki haber paylaşımlarında saldırganın adının ve yüzünün gösterilmemesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ayhan Erbay’ın önerileri şöyle: 

■ Fail çocuksa tanınabilirliğe dikkat edin. Okul adı, sınıf ve baş harfler bir arada verildiğinde çevresindeki herkes onu tanır. Aynısı mağdur çocuklar için de geçerli.

■ Olayın kavga mı saldırı mı olduğu netleşmediyse bunu söyleyin.

■ Kıyas ve sıralamadan kaçının. “En ölümcül” gibi ifadeler, bir sonraki kişiye aşılacak bir çıta sunar.

■ Silahın okula nasıl sokulduğu gibi bilgiler taklide hizmet eder.

■ Tek nedene indirgemeyin. “Oyun yüzünden” ya da “zorbalık yüzünden” gibi açıklamalar taklitçiye hazır bir gerekçe verir.

■ Odağı kaydırın. Haberin merkezinde mağdurlar, müdahale edenler ve ailelerin ne yapabileceği olmalı .

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: Bu tür olayların yoğun biçimde görünür olması, risk altındaki gençlerde ‘benzer bir eylemle dikkat çekebilirim’ düşüncesini tetikleyebilir. Şiddet davranışının medyada detaylı ve dramatik şekilde sunulması, bazı bireylerde duyarsızlaşmaya yol açarken, bazılarında ise eylemi bir ‘çözüm’ ya da ‘kendini ifade biçimi’ olarak algılamaya neden olabilir.

Sosyal medyada bazı kullanıcılar saldırganları kahraman ilan ediyor. Okul saldırganlarını profil fotoğrafı yapan, saldırı görüntülerini paylaşan, düşük “skoru” aşağılayıp yüksek can kaybını öven bir dil kullananlar dahi bulunuyor.

Son zamanlarda yaşanan okul saldırılarından bazıları şöyle:

■ 14 Nisan-Şanlıurfa: Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okul saldırısı gerçekleşti

■ 15 Nisan-Kahramanmaraş: Ayser Çalık Ortaokulu’nda okul saldırısı gerçekleşti. 12 kişi öldü ve 13 kişi yaralandı.

■ 22 Eylül-Manisa: İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında silahlı saldırı düzenlendi.

■ 28 Eylül-Osmaniye: Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde bir öğretmen, silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.