Mustafa Sarıgül’ün koruması Beşir Ö.D.’nin ifadesini yayımladı.

İfadede anlatılan ilişki, iki kişi arasında rızaya dayalı bir ilişki değil.

Koruma Beşir Ö.D.’nin söylediklerine bakılırsa...

Ortada makam / para / şöhret / güç / zor kullanımına dayalı bir taciz / tecavüz vakası var.

Koruma Beşir Ö.D.’nin ifadesinin ardından artık “Sarıgül’ün videosu” olayına çok büyük bir ciddiyetle yaklaşmalıyız.

Bir milletvekili, korkunç bir taciz / tecavüz suçlamasıyla karşı karşıya.

Nedim, o ifadede geçen bazı bölümleri sansürlemek zorunda kaldı.

Çünkü ifadede sorumluluk sahibi bir yayın organında yayımlanamayacak denli iğrenç ayrıntılar vardı.

Mustafa Sarıgül’le ilgili soruşturma, artık sadece mali suçlarla ilgili bir soruşturma olmaktan çıktı.

Koruma Beşir Ö.D.’nin ifadesinin ardından bu soruşturmada artık...

“Taciz / tecavüz” diye bir fasıl da yer alıyor.

‘KALDIRIN DOKUNULMAZLIĞIMI’ DEMEN LAZIM SARIGÜL

“Partimin benimle ilgili tartışmaların içine daha fazla çekilmemesi için söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğimin askıya alınmasını istiyorum.”

“Söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar...”

Milletvekili olduğun için senin dokunulmazlığın var.

Bu koşullarda soruşturma, en azından senin açından tam olarak sonuçlanamaz ki.

Parti üyeliğinin askıya alınmasını isteyeceğine...

Sen asıl dokunulmazlığının kaldırılmasını istesene.

Yaptığın açıklamada “Veremeyeceğim hesap yok, iddiaların hepsi yalan” diyorsun.

“Kaldırın dokunulmazlığımı kardeşim, ben aklanmak istiyorum” diye ortalığı inim inim inletmesi gerekmez mi?

Niye susuyorsun? Niye TikTok videoları çekmiyorsun? Niye tüp tokatlamıyorsun? Niye meydan okumuyorsun?

Sarıgül’ün koruması Beşir Ö.D.’nin fotoğraflarının yayınlanması, daha fazla afişe edilmesi anlamına gelir.

Bu nedenle Beşir Ö.D.’nin fotoğraflarını yayımlama iştahından vazgeçmeliyiz.

SARIGÜL, partisinden rica ediyor, “Benim üyeliğimi askıya alın” diye.

Partisi de Sarıgül’ü kırmıyor, üyeliğini askıya alıyor.

Alın size yine bir ricacılık, ürkütmemecilik, incitmemecilik hikâyesi.

- Bir kere de önce sen parti olarak harekete geç.

- Bir kere de “Sarıgül, git aklan, öyle gel” demeyi bil.

- Bir kere de “biz ricayla hareket etmeyiz” demeyi öğren.

- Bir kere de gümbür gümbür yürü üstüne.

“Sarıgül’ün parti üyeliğine bile ancak Sarıgül’ün ricasıyla son verebilen bir parti” durumundan kurtulamayacak galiba.

SONUCUNUN HİÇBİR ÖNEMİ OLMAYAN BİR SEÇİM

- GADDARLIK SEÇİMİ: İsrail’deki seçim “gaddarlar” ile “barışçıllar” arasında geçmedi. İki taraf da “gaddar” olacağını vaat ederek oy aldı. Aradaki fark, “gaddarlık uygulamaları” konusundaki küçük farklardı.

- BARIŞÇIYA YER YOK: Düşünün: “Yetti artık, biz savaş istemiyoruz, biz barış istiyoruz” diyen bir anlayış, seçimde temsil edilmedi. Neden? Çünkü müşterisi yoktu bu anlayışın. Böyle bir seçimden barışa, umuda, insanlığa ne fayda gelir ki.

- ADI BATSIN SEÇİMİN: Bu öyle bir seçimdi ki: Arap düşmanlığı yaparsan kazanıyorsun. “Filistin’e devlet yok” dersen kazanıyorsun. İsrail’de yaşayan Filistinlileri düşman olarak görürsen kazanıyorsun. Savaş vaat edersen kazanıyorsun. Adı batsın böyle seçimin.

- SORUN NEREDE: Eğer bir seçim, sadece gaddarlar arasında geçiyorsa. Eğer bir seçimde sadece kanlı sözler oylanıyorsa. Eğer bir seçimde kötülükler yarışıyorsa. Sorun, o seçimin seçmenindedir. Seçmen değişmezse Netanyahu kaybetse ne olur, kazansa ne olur.

“İsrail seçiminde Arap partileri büyük başarı elde etti” deniliyor bütün haber bültenlerinde.

“Filistinli” dememek için “Arap” diyorlar.

“Arap” dedikleri, İsrail’de yaşayan Filistinliler.

İsrail’in Filistin’i silme operasyonuna alet olmayalım.