Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya savunma yapan Gülter, “Her şeyim paylaşılıyor. Bundan çok rahatsızım” dedi. Olay günü Sultan Nur Ulu ile dışarı çıktıklarını ve yeni çocuk için bakıcı aradıklarını anlatan Gülter, evlerine döndüklerini, annesiyle günlük konuları konuştuklarını söyledi. Bir süre sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını belirten Gülter, “Şarap açtı annem” dedi. Telefonuyla başka bir odaya geçtiğini, annesinin de film sırasında telefonla konuşmasına tepki gösterdiğini anlatan Gülter, “Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk” ifadelerini kullandı. Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini söyleyen Gülter, olay anını şöyle anlattı: “Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘Koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim, eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım.” Annesinin olay günü alkol aldığını belirten Gülter, “Zeminde odamızda bir ıslaklık hissetmedim” dedi. Güllü’nün kardeşi Kader Tutu, duruşmada “Evden ayrılışım Tuğyan’ın planını bozdu. Oradan ayrılmasaydım belki sanık koltuğunda olacaktım. Suçu bana atacaktı. Tuğyan çok şirret, sorunlu bir çocuktu. Hiç iyi bir evlat olmadı” dedi.
Savunma sonrası mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ekim’e erteledi.
Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümünün ardından İstanbul’a gitmelerinin kaçmak amaçlı olmadığını iddia ederken Pasaport başvurum bile yok. Kaçma gibi bir şeyim olmadı” dedi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Sultan Nur Ulu da olay sırasında odada eğlendiklerini, daha sonra Gülter’in içeri gelerek Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Tuğyan Ülkem Gülter’in Güllü Tut’u bacaklarından tutup yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü ifade etti. Tuğyan’ın daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını belirten Ulu, “Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım’ dedi” diyerek Gülter’den korktuğunu ifade etti.
Gül Tut’un 2025’te Çınarcık’ta evinin penceresinden yaklaşık 18.17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetmişti. Güllü’nün kızı, tasarlayarak adam öldürmekten tutuklu yargılanıyor.






