Türk minyatür sanatının usta isimleri Taner Alakuş ve Yasemin Akyol, geleneksel sanatın çağdaş yorumlarını Kazakistan'ın başkenti Astana'da sanatseverlerle buluşturdu.
Türkiye'nin Astana Büyükelçiliğinin desteğiyle düzenlenen "IZLEK" sergisi, Astana'daki OzgeEpic Yaratıcı Sanat Merkezi'nde düzenlenen törenle ziyarete açıldı.
Serginin açılışına Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu ve eşi Ahu Kapucu'nun yanı sıra Kazakistan'ın sanat, kültür ve medya dünyasından isimler, yabancı misyon temsilcileri, Türk iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
OzgeEpic Yaratıcı Sanat Merkezi Müdürü Toğcan Kurmancanova, açılışta yaptığı konuşmada, merkezin kuruluş amaçlarından birinin sanatçılara açık bir yaratıcı platform sunmak ve uluslararası kültürel etkileşimi geliştirmek olduğunu belirtti.
Sanat alanında bu kez Türk sanatçıları ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurmancanova, Kazak ve Türk halklarının ortak tarih, kültür ve manevi değerlere sahip olduğunu vurguladı.
Kurmancanova, böylece iki ülke arasındaki tarihsel ve kültürel yakınlığın yeni fikirler ve ortak sanat projeleri aracılığıyla sürdürülmesinin önemine işaret etti.
Eserlerde Türk kültürünün zengin mirası öne çıkıyor
"IZLEK" sergisi, yüzyıllar boyunca gelişerek bugüne ulaşan Türk minyatür sanatını çağdaş sanatsal yaklaşımlarla yeniden yorumluyor.
Sanatçıların tarihsel teknikleri koruyarak geleneksel minyatüre yeni içerikler kazandırdığı eserlerde Türk kültürünün zengin mirası, mimarisi, dünya görüşü ve sanatsal gelenekleri ön plana çıkıyor.
Yaklaşık 400 özgün minyatür eser üreten Taner Alakuş, İstanbul'daki kendi adını taşıyan minyatür atölyesinin kurucusu olmasının yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde minyatür eğitimi veriyor. Sanatçının eserleri Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Güney Kore, Çin ve Rusya gibi ülkelerde de sergilendi.
Sanatçı ve tasarımcı Yasemin Akyol ise geleneksel minyatür sanatının estetik ilkelerini çağdaş görsel sanatlarla birleştirerek kendine özgü bir üslup geliştirdi. Akyol, 2014'ten bu yana minyatür sanatı eğitimi vererek genç sanatçıların yetişmesine katkıda bulunuyor.
Taner Alakuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kazakistan'da ilk kez sergi açmanın kendileri için büyük heyecan ve mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.
Minyatür sanatının köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Alakuş, bu sanatın 7. yüzyıldan bugüne kadar gelişerek ulaştığını ve her dönemde yeni yorumlarla zenginleştiğini ifade etti.
Alakuş, "Minyatür bize özgü bir sanat. Kitaplardan gelen bir sanat. O dönemin fotoğraf makineleriydi diyebiliriz. Dönemin önemli olaylarını anlatıyordu. Türk mutfağının kendine has baharatları olduğu gibi minyatür sanatının da kendine özgü teknikleri var." dedi.
Minyatür sanatının kendine özgü perspektif ve renk anlayışına sahip olduğunu anlatan Alakuş, geleneksel teknikte Batı resminde kullanılan perspektif anlayışından farklı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti.
Alakuş, "Çok fazla perspektif kullanmıyoruz. Çizgiyi açık-koyu kullanarak boyut veriyoruz. Çivit mavisi, turkuaz ve altının farklı tonları, minyatür sanatının vazgeçilmez renkleri arasında. Bu, geçmişten günümüze uyarlanmış bir saray sanatı." diye konuştu.
Minyatür sanatının Uygur, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden beslenerek bugüne ulaştığını söyleyen Alakuş, 43 yıldır bu sanatla uğraştığını ve akademik çalışmalarının yanı sıra yeni nesillere minyatür sanatını öğretmekten de büyük keyif aldığını dile getirdi.
Astana'daki serginin sanatçılar açısından bir bakıma retrospektif nitelik taşıdığını belirten Alakuş, eserler arasında hem geçmiş dönem çalışmalarının hem de yeni tasarımların bulunduğunun altını çizdi.
Alakuş, serginin farklı konu ve üsluplardan örnekleri bir araya getirdiğini ifade ederek, figüratif çalışmaların, mimari tasvirlerin ve modern yorumların ziyaretçiler tarafından görülebileceğini aktardı.
Kazakistan'daki sanatseverlerin sergiye gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Alakuş, "Bu sergiden beklentimizi fazlasıyla aldık bence. İnsanların gözündeki ışıltı en büyük mutluluk. Amacına ulaşan bir sergi olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Alakuş, minyatür sanatının izleyicilerde bir sanat belleği oluşturmasını ve onları heyecanlandırmasını arzu ettiklerini belirterek, Astana'daki serginin de Kazak sanatseverlerde bu duyguyu uyandırmasını umduğunu sözlerine ekledi.
Sergi, 30 Kasım'a kadar ziyaretçilere açık kalacak.

