Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu çerçevesinde düzenlenen MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) 30. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından bakanların, "İnsani Yardım Personelinin ve İnsani Yardım Faaliyetlerinin Yanlış Bilgilendirme, Dezenformasyon ve Zararlı Anlatılardan Korunması" üzerine yaptığı ortak açıklamayı yayımladı.

Açıklamaya göre, bakanlar, silahlı çatışmalar, afetler ve diğer karmaşık acil durumlarda yanlış bilgi, dezenformasyon ve zararlı söylemlerin, insani yardım personeli ve insani yardım operasyonları için oluşturduğu risklerden dolayı derin endişelerini dile getirerek, bu durumların, insani yardıma duyulan güveni bozduğunu ve zayıflattığını ifade etti.

Bakanlar, dijital iletişim, sosyal medya ve yapay zekanın hızlı gelişiminin zararlı söylemlerin benzeri görülmemiş bir hız ve ölçekte yayılmasını kolaylaştırdığını belirtti.

Bakan Fidan, MIKTA 30. Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katıldı

İnsani yardım kuruluşlarını ve personelini yanlış şekilde tasvir edilmesini kınadı

Bakanlar, insani yardım kuruluşlarını ve personelini yanlış şekilde tasvir eden, onlara karşı şiddet, tehdit veya ayrımcılığı kışkırtan ya da insani yardım faaliyetlerini engelleyen yanlış ve zararlı söylemlerin oluşturulmasını, koordine edilmesini ve yayılmasını kınayarak, bunun gerçek bir zarara yol açtığını kaydetti.

BM Güvenlik Konseyi'nin 2730 sayılı Kararı ve İnsani Yardım Personelinin Korunmasına İlişkin Bildirgesi'ne desteklerini yineleyen bakanlar, bunların etkili şekilde uygulanması çağrısında bulundu.

Bakanlar, bu kapsamda insani yardım kuruluşlarını, personelini ve faaliyetlerini hedef alan yanlış bilgilendirme, dezeformasyon ve nefret söylemiyle mücadele edilmesi ve bilginin manipülasyonuna karşı çıkılması gerektiğini belirtti.

İnsani yardım personelini ve operasyonlarını her türlü zararlı bilgiden daha iyi korumak için bu konuyu bir politika önceliği haline getirdiklerini aktaran bakanlar, tüm ülkelere "silahlı çatışmalardaki tüm taraflara ve diğer ilgili aktörlere enformasyon çevresi dahil olmak üzere, insani yardım personeline ve operasyonlarına saygı duyma ve koruma" çağrısında bulundu.

İnsani yardım çalışanlarının hayat kurtardığına dikkati çeken bakanlar, "Yanlış bilgi, dezenformasyon ve zararlı söylemleri onları tehlikeye atıyor. Bu durmalı." ifadesini kullandı.

Bakanlar, MIKTA üyeleri olarak BM, insani yardım kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve diğer ilgili aktörlerle bu amaç doğrultusunda ilerlemek için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Vizyon bildirisi

MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) 30. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından kabul edilen vizyon bildirisini yayımladı.

Bildiride istikrarlı, müreffeh ve güvenli bir dünyanın, güçlü, etkili ve kapsayıcı çok taraflı sisteme bağlı olduğu belirtilerek egemenliğe ve uluslararası hukuka saygının krizleri önlediği ve serbest ve açık ticareti kolaylaştırdığı kaydedildi.

Tüm bu ilkelerin uluslararası barış ve güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve insan hakları için bir temel oluşturduğu kaydedilen bildiride, giderek daha bağlantılı ve karmaşık hale gelen küresel çevrede çok taraflı işbirliğinin, ortak zorlukları ele almada ve kolektif refahı artırmada temel bir rol oynadığı belirtildi.

Öte yandan çok taraflı sistemin uygulamada ciddi zorluklarla ve boşluklarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen bildiride, jeopolitik gerilimler ve stratejik rekabet, silahlı çatışmalar ve uzun süren insani krizler dahil olmak üzere halihazırda karşı karşıya olunan zorlukların boyutuna ve aciliyetine ayak uydurulamadığı ifade edildi.

Bildiride, hızlı ekonomik ve teknolojik dönüşümün fırsatlar oluşturmasının yanı sıra sürdürülebilir kalkınmada ve teknolojik gelişimde eşitsizlik dahil zorluklara da neden olduğu kaydedildi.

Reformun ötesinde çok taraflı sistemin bugünün ve geleceğin zorluklarını daha iyi ele alabilmesi için daha fazla çaba gerektiğinin altı çizildi.

Uluslararası toplumun, düzenin dayandığı kurumları ve kuralları korumak için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğuna işaret edilen bildiride, farklı bölgeleri ve kültürleri kapsayan ve çeşitlilik gösteren orta güçler MIKTA üyelerinin, bakış açıları arasında köprü kurarak, uzlaşma sağlayarak ve bölgeler ile kurumlar arasında pratik işbirliğini harekete geçirerek önemli katkı sağlayabileceği belirtildi.

MIKTA üyelerinin küresel yönetişimi güçlendirmek, açık ve kapsayıcı bir uluslararası düzeni desteklemek ve hiçbir ülkenin yalnız ele alamayacağı ortak zorlukların çözümlerine katkıda bulunmak için birlikte çalışacağı kaydedilen bildiride, bu ortaklığın, uzun soluklu kültürel bağlar ve halklar arası ilişkiler üzerine kurulu olduğuna işaret edildi.

MIKTA'nın pratik ve kapsayıcı bir işbirliğiyle, en çok ihtiyaç duyulan alanlarda hedef odaklı, pragmatik ve yaratıcı çözümlerin geliştirilmesi için kararlı bir şekilde hareket edeceği belirtilen bildiride, bu çerçevede dahil olan hedeflere ilişkin şunlar kaydedildi:

“Uluslararası hukuku savunmak ve merkezinde verimli ve etkili bir BM'nin yer aldığı çok taraflı sistemin kurallarını, normlarını ve standartlarını korumak; iddialı ve amacına uygun bir 2030 sonrası gündem için kaliteli finansman da dahil 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin vizyonunu ilerletmek ve hayata geçirilmesini sağlamak; Paris Anlaşması'nın etkin bir şekilde uygulanmasını hızlandırmak amacıyla uyum, etki azaltma ve uygulama araçları alanlarında iddialı iklim eylemlerini ilerletmek, okyanusların ve denizlerin korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek; açık, dışa dönük ekonomiler ve G20 ile Dünya Ticaret Örgütünün üyeleri olarak, merkezinde kapsamlı bir reformdan geçmiş bir DTÖ’nün yer aldığı açık, kurallara dayalı, kapsayıcı, şeffaf ve öngörülebilir çok taraflı ticaret sistemini güçlendirmek.”

Bildiride, birlikte ortak küresel sorunların çözümüne katkıda bulunulabileceği ve hem bugünkü hem de gelecek nesiller için normlara ve ilkelere toplu olarak bağlı kalınmasına dayalı bir uluslararası sistemin şekillenmesine yardımcı olunabileceği ifade edildi.