Bu yıl 63'üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yer alan "Hakikatin Ölümü" filminin dünya prömiyeri gerçekleştirildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen festival, film gösterimleri ve söyleşilerle devam ediyor.

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'nda, yönetmenliğini ve senaristliğini Hüseyin Karabey'in üstlendiği, Mert Fırat, Mehmet Günsür, Yağmur Elif Seber, Ümit Çırak ve Emre Yıldızlar'ın rol aldığı "Hakikatin Ölümü" filminin gösterimi sonrası söyleşi gerçekleştirildi.

Söyleşide konuşan yönetmen Karabey, kuşaklar arası aktarılmış, biriktirilmiş problemler olduğunu ve bu tür konuları seçmeyi tercih ettiğini söyledi.

Filmle ilgili güzel dönüşler aldıklarını, eleştiri ve övgülerin tamamını kabul ettiğini belirten Karabey, "Muhteşem bir ekiple yoğun bir şekilde çalıştık. Güzel bir şey çıktıysa ekibin iyi olmasından, bir hata ve kusur varsa o da benim kusurumdur." dedi.

Oyuncu Fırat ise yağmur altında kendilerine destek veren sinemaseverlere teşekkür etti.

Canlandırdıkları karakterlerin kendilerine emanet olduğunu anlatan Fırat, "Biz de onları bir yere kadar getirdik. Feridun'u ilk olarak romandan okudum. 90'lı yılların karanlık dönemleriyle ilgili çok fazla içerikler var. Dolayısıyla tarafsız bir şekilde içerideki insan hikayelerini, insanların nasıl yürüyen cesetlere dönüştüğünü görebiliyoruz. Ekip olarak sert bir hikayeyi sinemaya taşıdık." diye konuştu.

Oyuncu Günsür, her hikayenin bir sorumluluğu olduğunu dile getirdi.

Gerçek duygulardan bahsedildiğinde, bunları yaşayanlara karşı sorumluluklarının olduğunu kaydeden Günsür, "Gerçek karakterleri canlandırıyorsak daha dikkatli olmalı, karakterlere hassas yaklaşmalıyız." dedi.

Oyuncu için heyecanlı ve güzel bir hikaye olduğunu vurgulayan Günsür, bağımsız sinemaya gönül veren herkese teşekkür etti.

"Karanlık önce seni kullanır, sonra yok eder." ifadesini kullanan Günsür, "Hikayedeki olaylar sadece Türkiye'de değil bütün dünyada var. Biz de bunu unutturmamak istiyoruz." diye konuştu.

"Feridun'un sakin hayatı, eski dostu Timuçin'in bir hesaplaşma için aniden ortaya çıkmasıyla değişir. Timuçin geçmişte işlediği cinayetlerin vicdan azabını çekmekte ve teslim olmayı düşünmektedir. Feridun bir şekilde onun teslim olmasını engellemek ister, bu aslında kendi özgürlüğü için de gereklidir. Geçmiş ve ilişkiler Feridun'un tüm dünyası olan evinde, kilitlediği kapısının ardından sorgulanmaya başlanır."