• Uyku takip cihazlarının verdiği "uyku puanı"nın uyku biliminde bir karşılığı bulunmuyor.
  • Oxford Üniversitesi araştırmasında katılımcılara rastgele atanan sahte uyku puanları, katılımcıların ertesi gün kendilerini daha yorgun ve daha az tetikte hissetmelerine yol açtı.
  • San Francisco'da Oura'ya karşı açılan davada, şirketin yüzüklerinin uyku kalitesini ve evrelerini doğru ölçemediği iddia edildi.

Uyku puanları, magnezyum, beyaz gürültü makineleri... Bir zamanlar basit bir eylem olan uyumak, artık bir mayın tarlasına dönüşmüş durumda. Uykuyu bu şekilde optimize etmeye çalışmaya "sleepmaxxing" deniyor. Bu çaba aşırıya kaçtığında ise mükemmel uyku elde etme takıntısının klinik adı olan orthosomnia gündeme geliyor.

Birleşik Krallık'ta resmi olarak bir hastalık kabul edilmese de doktorlar BBC'ye, hastalarında orthosomnia belirtileri fark ettiklerini söyledi. Bazı hastalar, uyku bozukluğuna sahip olduklarına yanlış biçimde inanarak uyku takip verilerini muayeneye getiriyor. Uzmanlar, bu saplantının uykuyu aslında daha da kötüleştirdiği uyarısında bulunuyor.

Uyku analizi içeren ilk ticari fitness takip cihazı 2009 yılında Fitbit Classic olmuştu. O tarihten bu yana Garmin, Whoop ve Apple dahil birçok şirket uyku takibini bileğe takılan cihazlarına ekledi; Oura, Ultrahuman ve RingConn gibi akıllı yüzüklerde de aynı özellik bulunuyor. Cihazlar kullanıcıya uyanık geçirilen süre, hafif uyku, derin uyku ve REM evrelerine ayrılmış bir rapor sunuyor, birçoğu da bir "uyku puanı" veriyor.

"UYKU PUANI DİYE BİR ŞEY YOK"

Londra'daki Royal Brompton Hospital'da uyku tıbbı danışmanı olan Dr. Alanna Hare'e göre bu puan "tamamen uydurma". BBC'ye konuşan Hare, "Uyku biliminde 'uyku puanı' diye tanınan hiçbir şey yok" diyor.

Hare, takip cihazlarının hastalarında kaygıya yol açtığını gözlemlediğini anlatıyor: "Çeşitli takip cihazlarından alınan verilerle ve uyku hakkında çok sayıda soruyla bana gelen daha fazla hasta fark ettim. Bu durum muhtemelen uyku sorunlarına katkıda bulunuyor." Uzmana göre bazı hastalar rahatlatıcı sonuçlar veren tıbbi testlerden geçmesine rağmen korkuları geçmiyor. "Uyku, onu mükemmelleştirme çabalarına iyi yanıt vermez" diyor.

Geçen ay San Francisco'da Oura'ya karşı açılan bir davada, şirketin yüzüklerinin uyku kalitesini ve uyku evrelerini doğru ölçemediği, bunun yerine "doğru olma ihtimali yazı tura kadar olan" yapay zeka tahminlerine dayandığı öne sürüldü. Oura ise BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bilimsel çalışmalarımızın, araştırmalarımızın ve doğruluk iddialarımızın arkasındayız" dedi.

PUANLAR SAHTEYDİ, YORGUNLUK GERÇEK ÇIKTI

Oxford Üniversitesi'nin bir araştırmasında katılımcılara, kendilerine uyku puanı veren takip cihazları dağıtıldı. Ancak puanlar rastgele atanmıştı ve katılımcıların gerçekte nasıl uyuduklarıyla hiçbir ilgisi yoktu. Ertesi gün katılımcılar ruh hâllerini, yorgunluk seviyelerini ve dikkat düzeylerini değerlendirdi, ardından odaklanma ve tepki sürelerini ölçen testlere girdi. Araştırmacılar, kötü uyudukları söylenen kişilerin daha yorgun hissettiklerini bildirdiğini ve zihinsel olarak daha az tetikte olduklarını tespit etti. Oysa puanların tamamı sahteydi.

Londra'da yaşayan 32 yaşındaki insan kaynakları çalışanı Jess Hill, birkaç yıl önce bir Garmin saati aldıktan sonra bunu kendisinde fark ettiğini söylüyor: "İyi uyuyup uyumadığımı anlamak için saate kutsal kitabım gibi güvenmeye başladım. 'Berbat uyudum, bugün gerçekten zorlanacağım' diye düşünüyordum; aslında muhtemelen gayet iyi uyumuş olsam bile." Hill'in yüksek puan alma takıntısı üç yıl sürmüş. "Geçen hafta gece boyunca dört saat uyanıktım ve saatim 'Vay canına, harika uyku!' diyordu. Gerçekten gece 01.00'den 05.00'e kadar uyanıktım" diyor. BBC, yorum almak için Garmin'e de ulaştı.

"UYKUYU ÖLÇMEK İSTİYORSANIZ BEYNİ ÖLÇMELİSİNİZ"

Uyku uzmanı ve How to Sleep Well kitabının yazarı Dr. Neil Stanley, uykuyu bir oyuna dönüştürmenin daha fazla düzensiz uykuya yol açtığını savunuyor: "Uykunuzu takip etmenin sorunu size bir sayı vermesidir ve bu da bir hedefiniz olduğu anlamına gelir. Böylece uyku kaliteniz veya uyku miktarınız hakkında rakamlara dayalı olarak endişelenme döngüsüne girersiniz." Stanley, ticari cihazların hâlâ büyük ölçüde hareketi ölçtüğünü ve aynı sınırlamaları taşıdığını belirtiyor: "Uykuyu ölçmek istiyorsanız beyni ölçmeniz gerekir. Beynin faaliyetlerini ölçmüyorsanız, uykuyu ölçmüyorsunuz demektir."

Uzmanların önerisi ise oldukça sade. Hare, yatak odasının makul ölçüler içinde serin, karanlık ve sessiz tutulmasını yeterli buluyor: "Bu, odanın zifiri karanlık, tam olarak 16 derece ya da tamamen sessiz olması gerektiği anlamına gelmez; biraz serince, biraz karanlıkça ve biraz sessizce olması yeterli." Düzenli bir uyku saati, vücudun doğal saati olan sirkadiyen ritmi düzenlemeye yardımcı oluyor. Listeyi hafif egzersiz ve çok çeşitli bitkisel gıdalar içeren Akdeniz tipi bir beslenme tamamlıyor. Hare, "Bunun dışındaki hiçbir şeye ihtiyacınız yok" diyor.