Erzurum'da 11 yıldır diyaliz tedavisi gören ve kadavradan böbrek nakli için daha önce 9 kez çağrılan 60 yaşındaki Metin Demir, doktorların doğum gününde gerçekleştirdiği nakille diyalizden kurtuldu.

Erzurumlu 3 çocuk babası Demir, 11 yıl önce böbrek nakli için Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvurdu. Yıllarca uygun böbrek bekleyen ve haftada 3 gün diyalize giren Demir'e, 9 kez kadavradan nakil için çağrılmasına rağmen doku uyumsuzluğu nedeniyle operasyon yapılamadı.

Bir süre önce Demir'e, Giresun'da beyin ölümü gerçekleşen bir kişiden alınan böbreğin kendisine uygun olabileceği bildirildi. Yapılan tetkikler sonucu kadavradan alınan böbreğin Demir için nakle uygun olduğu tespit edildi.

Merkez Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen nakille sağlığına kavuşan Demir, doğum gününde diyalizden kurtulmanın sevincini yaşadı.

Metin Demir, AA muhabirine, yıllar önce rahatsızlığını diyaliz tedavisi gören bir arkadaşına anlattığını ve onun tavsiyesiyle gittiği hastanede böbrek yetmezliği tanısı aldığını söyledi.

Bir süre sonra o arkadaşını böbrek yetmezliğinden kaybettiğini belirten Demir, 11 yıllık süreçte doku uyumsuzluğu nedeniyle kendisine nakil yapılamadığını kaydetti.

Bağışçı aileye teşekkür eden Demir, bu süreçte yaşadıklarını şöyle anlattı:

"9 kez nakil için geldim ama olamadım. En son çağırdıklarında umutsuz gelmiştim. Demek ki her şeyin bir vakti, saati varmış. 25 Eylül sabahı diyalize girmiştim. Merkezin hemşiresi arayıp merkeze çağırdı. Nasip o güneymiş, o gün benim doğum günümdü. Giresun'dan gelen böbrek nakledildi. Doğum günüm için çok güzel bir hediye aldım."

Demir, Organ Nakli Merkezi'ndeki doktor, hemşire ve personelden çok memnun kaldığını dile getirerek, "Milletimiz bilinçli olarak organ bağışı yapsın, hayat kurtarsın. Mutluluktan gözyaşımı tutamıyorum. Diyalizden kurtuldum, bu çok büyük nimet." diye konuştu.

Merkez Müdürü Doç. Dr. Altundaş da "Metin Bey'e nakli yaptığımız gün doğum günüymüş. Bize bundan bahsetmemişti. Metin Bey uzun süredir canlı vericisi olmayan ve kadavra listesinde bekleyen hastalardan birisiydi. Onun için nakil günü sevinçli bir gün oldu. Tedavisini güzel şekilde yaptık, donörden aldığımız böbreği taktık. Bundan sonra kendine dikkat eder ve bu böbrekle uzun süre hayatını idame ettirir." dedi.

Merkezde 4 doktor, 10 hemşire ve 4 koordinatörün görev yaptığını, nakil öncesi ciddi bir altyapı hazırlığı gerçekleştirildiğini belirten Altundaş, süreçte nefroloji kliniğindeki hocalardan da destek aldıklarını dile getirdi.

"Organ bağışı artarsa canlı nakillerin önüne geçilir"

Nakil hastaları hazırlandıktan sonra bir ekibin organı almaya gittiğini, diğer ekibin merkezde beklediğini anlatan Altundaş, şu ifadeleri kullandı:

"Organ bağışı çok kıymetli ancak Türkiye'de ve bölgemizde kadavradan organ bağışı istenilen boyutta değil. Organ bağışı artarsa canlı nakillerin önüne geçilir. Canlı nakilde iki kişi ameliyat ediliyor, iki risk alıyorsunuz. Eğer kadavra olursa tek riskle işi kapatıyorsunuz. Organ naklinden sonra hastanın takibi önemli. Karaciğer nakillerini biz, böbrek nakillerini nefroloji takip ediyor. Hastalar ilaç tedavisine iyi entegre olursa, düzenli kontrolleri yapılırsa uzun süre diyalizsiz hayat sürer."