Çantalarımıza, palto ceplerimize tıkıştırdığımız maskeler, her köşede sıktığımız el dezenfektanları ve ateş ölçeri elimizden bırakmadığımız koronavirüs yıllarının rutinleri hepimiz için tarihe karışmış gibi görünüyordu. Ancak son haftalarda ofislerde, okullarda ve WhatsApp gruplarındaki sohbetlere tatsız bir cümle yeniden sızmaya başladı: “Galiba Covid oldum.”

Bir zamanlar Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada hayatı durma noktasına getiren koronavirüs, son birkaç yıldır günlük bilincimizden büyük ölçüde silinmişti; fakat görünüşe göre yeniden atağa kalkmış durumda.

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı’nın (UKHSA) son verileri, Covid kaynaklı hastaneye yatışların bir haftada yaklaşık yüzde 50 arttığını gösteriyor. Hastanelerde yapılan Covid testlerinin pozitif çıkma oranı ise yüzde 5,9’dan yüzde 7’ye yükseldi.

Londra’da bu artış daha da belirgin: Hastaneye yatışlar yedi gün içinde yüzde 80’e yakın artış gösterdi. En hassas yaş grubu olan 85 yaş üzerindekilerde ise 100 bin kişide 7,08 olan yatış oranı 12,43’e fırladı. Öte yandan bugünlerde çok daha az kişi test yaptırıyor, bu nedenle enfeksiyonun gerçek boyutu belirsizliğini koruyor.

Bu tablo, çoğumuzun bir daha sormak zorunda kalmayacağını umduğu rahatsız edici bir soruyu akıllara getirmeye yetiyor: Ne kadar endişelenmeliyiz?

Şu anda enfeksiyonlara ağırlıklı olarak yön veren varyant, yaygın olarak ‘Stratus’ adıyla bilinen ve ‘Amerikan COVID’i olarak anılan XFG türevi oluyor.

İlk olarak Ocak 2025’te tespit edilen bu varyant hem İngiltere’de hem de ABD’de yayılarak bilinen Covid semptomlarına yol açtı. Ancak öksürük ve ateşin yanı sıra bazı doktorlar, Stratus hastalarında mide ve bağırsak sorunları da gözlemlediklerini bildiriyor.

Londra’da yaşayan 50’li yaşlardaki iki çocuk annesi bir kadın, Daily Mail’e yaptığı açıklamada hastalandıktan sonra 5 gün boyunca yatağa bağlandığını anlattı. Covid testi yaptırmayan kadın yaşadıklarını şöyle özetledi:

"Ben hiç hastalanmam; en son ne zaman hastalık izni aldığımı bile hatırlamıyorum. Ama ateşim, öksürüğüm, bacaklarımda ve eklemlerimde çok şiddetli ağrılarımla birlikte tamamen tükendiğimi hissettim. Sabahları ‘İyiyim’ dediğim anlar oluyordu ama öğleye doğru tekrar yatağa girmek zorunda kalıyordum. Günün büyük kısmını uyuyarak geçirdim."

Birkaç gün önce hastalanan genç kızı ise 10 gün geçmesine rağmen halen iyileşebilmiş değil:

"Çok şiddetli baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürüğü ve yüksek ateşi vardı; tamamen halsiz düşmüştü. Ardından göz ve akciğer enfeksiyonu gelişti. En sonunda ‘Bu normal değil’ diyerek doktora götürdük. Doktor, o gün benzer şikayetlerle gelen üçüncü hasta olduğunu söyledi."

Dünyadaki bu hareketlilik ve Batı’da tırmanan vakalar akıllara Türkiye’deki acil servislerin durumunu getiriyor. Sonbahar mevsimiyle birlikte Türkiye’deki poliklinik ve acil servislerde de hareketlilik gözlenirken, sahadaki gerçek durumu ve klinik tabloyu Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol ile konuştuk.

"KLİNİK OLARAK COVID DÜŞÜNDÜREN VAKALAR ARTTI"

Şu anda acil servislerde Covid vakalarında bir artış gözlemlediklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, durumu şöyle anlattı:

"Son dönemde başvuran hastalarımız arasında Covid düşündüren klinik tabloları daha sık görmeye başladığımızı söyleyebiliriz. Ateş, boğaz ağrısı, öksürük, belirgin halsizlik ve kas-eklem ağrılarıyla başvuran hastalarımız var. Ancak pandemi dönemine kıyasla Covid testi yapma oranımız oldukça azaldı. Bu nedenle ‘her 10 hastadan şu kadarı Covid’ gibi net bir oran vermek mümkün değil. Klinik olarak Covid düşündüğümüz hastalar var ancak bunların tamamını test ederek doğrulamıyoruz."

Semptomların birbirine çok benzediğini vurgulayan Dr. Akyol, iki enfeksiyon arasındaki farklara ve test süreçlerine dikkat çekti:

"Şu anda gördüğümüz vakaların önemli bir kısmı üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde seyrediyor. Covid'de boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı veya tıkanıklığı, halsizlik, baş ağrısı, kas-eklem ağrıları ve ateş görülebiliyor. Gripte ise genellikle daha ani başlayan yüksek ateş, belirgin kas-eklem ağrısı, baş ağrısı ve ciddi halsizlik biraz daha ön planda oluyor. Tat ve koku kaybı Covid açısından daha dikkat çekici bir bulgu olmakla birlikte eski varyantlarda olduğu kadar sık görmüyoruz. Sadece belirtilere bakarak Covid ile gribi kesin olarak birbirinden ayırmak mümkün değil. Kesin ayrım gerektiğinde test yapılması gerekiyor."