Bilimkurgu filmlerindeki gelişmeler artık hayatımızın tam da orta yerinde. Teknolojik gelişmelerin en çok faydasını gördüğümüz alan ise kuşkusuz tıp dünyası. Doktor ile hastanın başka yerlerde olduğu telecerrahi yöntemi ile ameliyatlar Çin’den Fas’a, ABD’den Özbekistan’a kadar farklı yerlerden gerçekleştirilebiliyor. Türkiye’de de ilk telecerrahi ameliyatı bu yıl İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi tarafından Muş Devlet Hastanesi’ndeki bir hastaya gerçekleştirildi. Aydın Didim’de düzenlenen Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği’nin (IURES) basın toplantısında da yapay zekâ ve telecerrahi ile yeni bir kavram olan ‘telepresence’ masaya yatırıldı. Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği’nin (IURES) Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Fatih Atuğ, “Bu yıl birçok ameliyat telecerrahi yöntemi ile gerçekleştirildi. Ancak bunun yasal altyapısı hazırlanmaya çalışılıyor. İnternet bağlantısının kopması, cihazlarda olası bir arıza durumunda ne yapılabileceği gibi durumlarda yasal bir altyapı oluşturulmaya çalışılıyor” dedi.

Prof. Dr. Fatih Atuğ, şöyle devam etti: “Şu anda çok dikkat çekici gelişmeler var ama hala yasal zemini oturmadı. Örneğin telecerrahi ameliyatı yaparken elektrik giderse, internet bağlantısı koparsa hastanın ameliyatı tehlikeye girer. Bunlar üzerine çalışmalar yapılıyor” dedi.

İURES Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burak Turna, robotların avantajlarını şöyle özetledi: “Artık robotlar yapay zekâ ile çalışıyor ve ameliyat başlamadan olası komplikasyonlara dair cerrahı uyarıyor. Buraya dikkat et diyor. Ya da bir yerde komplikasyon oluştu. Ameliyat görüntüsünü o noktaya sarıp nerede hata yaptığınızı, neden komplikasyon olduğunu gösteriyor. Böylece doktor da kendisini geliştiriyor ve görüyor. Robot ile ameliyatlar da özellikle ürolojide çok yaygın ve daha da yaygınlaşacak. İskoçya’da prostat kanseri ameliyatları robotsuz yapılmıyor. Mesela açık cerrahi başta ucuz gibi görünse de ameliyat sonrası komplikasyonlar dolayısıyla maliyetleri daha yüksek oluyor. Türkiye’de bu oran yüzde 25 civarı.”