Slavia Prag karşısında alınan 2-2’lik beraberliğin ardından Fenerbahçe’de çok şey değişti. Önce Galatasaray derbisinde alınan mağlubiyetin ardından teknik direktör İsmail Kartal ile yollar ayrıldı. Bir sonraki hafta Göztepe karşısında yaşanan puan kaybının ardından ise teknik direktör arayışları hız kazandı. Sonunda Emre Belözoğlu isminde mutabık kalındı ve sözleşme imzalandı. Yaklaşık 10 güne sığan tüm bu gelişmelerin ardından Fenerbahçe için Liverpool karşılaşması geldi çattı. Emre Belözoğlu bu mücadeleye yetişemeyince daha önceden de açıklandığı gibi takımın başında yardımcı antrenör Dirk Kuyt sahaya çıktı.
Fenerbahçe, Liverpool karşısında beklenildiği gibi topa daha az sahip olarak maça başladı. İngiliz temsilcisi ilk 15 dakikada baskısını hissettirse de sarı-lacivertliler oyun disiplininden kopmadı. Liverpool, 25. dakikada Nyoni ile 1-0’ı yakalasa da bu gol Fenerbahçe’nin oyununu bozmadı. Aksine sarı-lacivertliler daha cesur oynamaya başladı. İrfan Can Kahveci ile bir topu direkten dönen Fenerbahçe, topa çok fazla sahip olmadığı anlarda bile hücum fırsatlarını iyi değerlendirdi. 29. dakikada kullanılan duran topta Greenwood’un golüyle eşitliği yakaladı.
Bu golden ilk yarının son düdüğüne kadar Fenerbahçe, geliştirdiği ataklarda oldukça olumlu işler yaptı. İlk 45 dakikanın yıldızı da kuşkusuz Greenwood oldu. Sarı-lacivertliler, taraftarının desteğiyle belki de bu sezonun en akıllı ve cesur 45 dakikasını oynadı. En önemlisi de son 10 gündür yaşanan bütün kaosu geride bırakmış, sahada ne yaptığını bilen ve mücadeleden vazgeçmeyen bir takım görüntüsü verdi.
İkinci yarıda da aynı disiplin ve mücadele ruhunu koruyan Fenerbahçe, iki kez geriye düşmesine rağmen pes etmedi ve Liverpool’u 3-2 mağlup etmeyi başardı. Böylesine önemli bir galibiyetin ardından tek üzüntüm, bir önceki Slavia Prag karşılaşması oldu. O maçta son saniyelerde gelen gol olmasaydı Fenerbahçe bugün 7 puana sahip olacaktı. Ancak sezonun başlangıcında yaşanan onca kaosun ardından Şampiyonlar Ligi’nde dört maç sonunda toplanan 5 puan da son derece değerli.
Önümüzde Fenerbahçe adına hala önemli fırsatlar var. Kalan dört maçın sonunda 10-12 puana ulaşılması halinde bunun play-off bileti için yeterli olabileceğini düşünüyorum. Kadıköy’de oynanacak Villarreal, Linz’deki LASK ve Stamford Bridge’deki Shakhtar karşılaşmalarından 5-6 puan daha çıkarabilecek güce sahip bir Fenerbahçe var. Elbette bunun için Liverpool karşısında ortaya konan oyunun ve mücadelenin devam etmesi gerekiyor.
Bu tarihi zaferle Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde adeta kontağı yeniden çevirdi. Son haftalarda üzerinde kara bulutlar dolaşan camia, Liverpool karşısında alınan galibiyetle geleceğe dair yeniden umutlandı. Üstelik bu galibiyet yalnızca puan tablosu açısından değil, takımın özgüveni ve camianın inancı bakımından da çok önemliydi. Son 10 günde yaşanan teknik direktör ayrılığı, yeni teknik adam arayışı ve saha içindeki belirsizliklerin ardından oyuncuların böylesine güçlü bir rakip karşısında ortaya koyduğu reaksiyon, sezonun geri kalanı adına değerli bir mesaj verdi.
Şimdi Emre Belözoğlu’nun önünde önemli bir görev var. Liverpool karşısında ortaya çıkan kazanma arzusu, cesaret ve takım bütünlüğü bir maçlık bir reaksiyon olarak kalmamalı. Belözoğlu’nun ilk etapta yapması gereken, bu galibiyetin getirdiği özgüveni korumak ve oyuncuların sahada gösterdiği mücadele ruhunun devamlılığını sağlamak. Çünkü Fenerbahçe, Liverpool karşısında yalnızca üç puan kazanmadı; aynı zamanda yeniden ayağa kalkabileceğini de gösterdi. Şimdi önemli olan, bu başlangıcı bir devamlılığa dönüştürmek.




