Fenerbahçe, Aston Villa karşısında aldığı 6-0’lık ağır yenilginin ardından Alanyaspor’u 3-0 mağlup ederek moral bulmuştu. Sarı-lacivertliler, bu galibiyetten iki gün sonra Şampiyonlar Ligi’nde Slavia Prag karşısına çıktı. Teknik direktör İsmail Kartal, Alanyaspor maçının ilk 11’ine göre Levent Mercan, İrfan Can Kahveci ve Lukaku’yu yedek kulübesinde tuttu.
Fenerbahçe maça adeta fırtına gibi başladı. İlk dört dakikada topu rakibine göstermeyen sarı-lacivertliler, Oğuz Aydın’ın muhteşem vuruşuyla 1-0 öne geçti. Golden sonra da baskısını sürdüren Fenerbahçe, 11. dakikada Greenwood ile farkı ikiye çıkardı. Ancak bu üstünlük uzun sürmedi. Guendouzi’nin 15. dakikada yaptığı akılalmaz hata sonrası gelen gol, skoru 2-1’e getirdi ve Slavia Prag’a umut verdi. 21. dakikada da Nathan Ake’nin sakatlanmasıyla Fenerbahçe için maçın dengesi tamamen değişti. Bu dakikadan ilk yarının sonuna kadar oyunun kontrolünü rakibine kaptıran sarı-lacivertliler, 21-45. dakikalar arasında yüzde 42 topla oynama oranında kaldı. Neyse ki ilk yarıyı başka bir gol yemeden tamamladılar.
İkinci yarıya daha dengeli başlayan Fenerbahçe, zaman zaman kontrolü yeniden eline alsa da hücumda ilk bölümdeki etkinliğini gösteremedi. 63. dakikada İsmail Kartal iki değişikliğe gitti. Son haftaların en formda isimlerinden Oğuz Aydın ile etkisiz kalan Muriqi kenara gelirken Nene ve Lukaku oyuna dahil oldu. Bu iki oyuncu kısa sürede tehlikeli bir pozisyon yakaladı ancak Nene fırsatı değerlendiremedi. Fenerbahçe ikinci yarıda zaman zaman olumlu sinyaller verse de maçın son bölümüne girilirken skor hala 2-1’di ve 90. dakikada, Fenerbahçelilerin artık görmekten korktuğu o senaryo bir kez daha yaşandı. Slavia Prag beraberlik golünü buldu. Ardından tribünlerin tepkisi de kaçınılmaz oldu.
Şimdi İsmail Kartal’ın maçtan önce söylediği “Oyuncularım bu akşam nerede ne yapacağını biliyor. İyi çalıştık. A, B ve C planlarımız hazır.” sözleri ne kadar gerçekleşmiş, onlara bakalım…
A planı: İsmail Kartal’ın A planı, elbette sahaya sürdüğü ilk 11 ve takımın maçın başındaki reaksiyonuydu. Belki de sezonun en iyi başlangıçlarından birini yapan Fenerbahçe, henüz 11. dakikada skoru 2-0’a getirmiş, oyunun bütün rüzgarını arkasına almıştı. Ancak bu üstünlük yalnızca 15 dakika sürdü. Guendouzi’nin hatasıyla gelen gol, maçın seyrini değiştirdi. Ardından 21. dakikada Nathan Ake’nin sakatlanması da Kartal’ın başlangıç planını ciddi biçimde sekteye uğrattı. Peki, iyi başlayan bir maçta işler tersine döndüğünde teknik direktörün görevi neydi? Elbette yeni duruma göre çözüm üretmek ve takımın kontrolü kaybetmesini önlemek…
B planı: İlk yarıyı arka arkaya gelen iki büyük olumsuzlukla tamamlayan Fenerbahçe, ikinci yarıya daha dengeli başladı. Artık İsmail Kartal’dan maçın gidişatını değiştirecek bir hamle bekleniyordu. Nitekim 63. dakikada iki oyuncu değişikliği geldi. Peki, Kartal’ın B planı gerçekten bu muydu? Son haftaların, hatta ilk yarının en formda isimlerinden Oğuz Aydın’ı oyundan alarak yerine Nene’yi sahaya sürdü. Üstelik sahada varlık göstermekte zorlanan Kerem Aktürkoğlu oyundayken… Oğuz’un oyundan alınmasıyla Fenerbahçe’nin hücumdaki en etkili isimlerinden biri de sahadan çıkmış oldu.
C planı: B planıyla aradığı sonucu bulamayan İsmail Kartal’ın artık bir başka çözüm üretmesi gerekiyordu. Dakikalar 81’i gösterdiğinde bu kez İsmail Yüksek oyuna girdi. Amaç, orta sahada topa sahip olarak skoru korumaktı. Ancak bu hamle de Fenerbahçe’yi beraberlik golünden kurtaramadı. Elbette 80. dakikadan sonra oyuna giren İsmail Yüksek’i bu maçın sorumlusu ilan etmek haksızlık olur. Fakat oyunda kaldığı kısa sürede yine istenilmeyen yanlışları arka arkaya sıraladı; sarı kart gördü, top kayıpları yaşadı ve uzatma dakikalarında müsait bir pozisyonda topu uzaklara gönderdi...
İsmail Kartal’ın maç öncesinde büyük bir güvenle sözünü ettiği A, B ve C planlarının sahadaki karşılığına baktığımızda ortaya çıkan tablo oldukça düşündürücü. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde kendi sahasında kazanabileceği maçlardan birinde, dördüncü torbadan gelen Slavia Prag karşısında iki farklı üstünlüğünü koruyamadı. Üstelik bunu, karşılaşmaya son derece etkili başlayıp henüz 11. dakikada 2-0’ı yakaladığı bir maçta yaptı.
Futbolda her planın kusursuz işlemesi beklenemez. Erken gelen bir hata, sakatlık veya rakibin hamlesi maçın bütün dengesini değiştirebilir. Asıl mesele, bu tür durumlarda teknik direktörün ne yaptığıdır. Guendouzi’nin hatası ve Ake’nin sakatlığı Fenerbahçe’nin işini zorlaştırmış olabilir; ancak bunlar, maçın geri kalanında neden kontrolün kaybedildiği ve son dakikada gelen beraberliğin neden önlenemediği sorularını ortadan kaldırmıyor.
İsmail Kartal’ın maçtan önce “A, B ve C planlarımız hazır” demesi bunların gerçekten hazır olmadığını gösterdi. Maçlar, planları anlatmakla değil, işler yolunda gitmediğinde doğru hamleleri yapabilmekle kazanılıyor. Fenerbahçe’nin Slavia Prag karşısında yaşadığı kayıp da tam olarak bu noktada sorgulanmalı. A planı 15 dakikada dağıldı, B planı tartışma yarattı, C planı ise sonucu değiştiremedi. Peki, maçtan önce hazır olduğu söylenen planlar sahada neden karşılık bulmadı?




