Önlerinde tabaklar dolusu yemek var. Bir tabak bitiyor, ardından diğeri geliyor. Sosyal medyada bu görüntüleri izleyenlerin aklında ise aynı soru var: ‘Gerçekten hepsini yiyorlar mı, yiyorlarsa nasıl kilo almadan hayatlarına devam edebiliyorlar?’

Korecede ‘yemek yemek’ (meokneun) ve ‘yayın’ (bangsong) kelimelerinin birleşiminden türeyen mukbang, Güney Kore’den çıkan sıra dışı bir internet şovu olarak hayatlarımıza girdi. İnsanların kamera karşısında devasa porsiyonları tek başlarına tüketmesini saatlerce izlemek, kısa sürede masum bir trend olmaktan çıkıp tüm dünyayla beraber Türkiye’yi de saran küresel bir fenomene dönüştü.

TÜRKİYE’DEKİ TARTIŞMA: KAMERA KAPANDIKTAN SONRA NE OLUYOR?

Örnek gösterecek olursak son dönemde Türkiye’de bu tür içerikler üreten iki sosyal medya yayıncısı, farklı nedenlerle tartışılıyor. Bir içerik üreticisinin büyük porsiyonlarda yemek tükettiği videolardaki kesintiler, eleştirilere yol açıyor. Montajlı görüntüler tek başına iddiaları kanıtlamasa da takipçiler yemeklerin yutulmadan tükürüldüğünü ya da sonrasında kusulduğunu öne sürüyor.

Bir başka içerik üreticisi ise yoğun spor yaparak ve uzun süre aç kaldığını belirterek büyük porsiyonları yiyebildiğini söylüyor. Bu örnek de başka bir soruyu beraberinde getiriyor: Çok yemek yemenin ardından spor yapmak ya da aç kalmak, sağlık risklerini ortadan kaldırıyor mu? Merak edilenleri Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Başak Çakır Güney, Hürriyet.com.tr’ye anlattı.

‘TEMEL RİSK AŞIRI YEMEK TÜKETİMİNİN NORMALLEŞTİRİLMESİ’

Doç. Dr. Güney, asıl tehlikenin aşırı yemek tüketiminin bir eğlence unsuru gibi sunulup sıradanlaştırılması olduğunu belirterek, "Özellikle yüksek kalorili, yağ ve tuz içeriği fazla olan yiyeceklerin kısa sürede ve aşırı miktarda tüketilmesi, vücudun metabolik dengesini olumsuz etkileyebilir. Bu tür beslenme davranışlarının tekrarlanması; kilo artışı, obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturabilir. Aşırı yemek tüketimi sindirim sistemini de zorlayarak mide ağrısı, şişkinlik, reflü ve hazımsızlık gibi yakınmalara neden olabilir. Çok kısa sürede aşırı miktarda yemek tüketmek, özellikle hassasiyeti bulunan kişilerde ciddi mide-bağırsak sorunlarına da yol açabilir” ifadelerini kullandı.

Tehlike yalnızca kameranın karşısındakini değil ekran başındaki izleyiciyi de içine çekiyor. Uluslararası tıp veri tabanı PubMed’de 2023 yılında yayımlanan dikkat çekici bir araştırma, mukbang izleme alışkanlığının izleyicide yeme bozukluğu semptomlarını doğrudan tetiklediğine işaret ediyor. Araştırmaya göre, izleyicilerde tıkınırcasına yeme (binge eating) ve suçluluk hissiyle gelen kusma/çıkarma (purging) atakları ciddi oranda artış gösteriyor.

Doç. Dr. Güney de ekran başındaki riskin altını çiziyor. Sosyal medyada sunulan kusursuz iştah görüntülerinin gerçeği yansıtmadığına dikkat çekerek özellikle genç izleyiciler için, "Bu içerikler yalnızca videoyu çeken kişiyi değil, izleyicileri de etkileyebiliyor. Özellikle gençler, sosyal medyada gördükleri davranışları taklit edebilir ve aşırı yemek tüketimini zararsız bir alışkanlık olarak değerlendirebilir. Oysa sosyal medyada izlenen görüntüler, kişinin gerçek beslenme alışkanlıklarını veya yaşadığı sağlık sorunlarını her zaman yansıtmaz"  diyerek taklit uyarısında bulunuyor.

‘TEK SEFERLİK FAZLA YEMEK, AŞIRI YEME DAVRANIŞIYLA AYNI DEĞİL’

Altını çizmek istediğim konu; tek seferlik fazla yemek tüketimiyle sürekli tekrarlanan aşırı yeme davranışının aynı olmadığı. Sağlık açısından asıl endişe verici olan, daha fazla izlenme ve etkileşim elde etmek amacıyla vücudun fizyolojik sınırlarının tekrar tekrar zorlanmasıdır.

‘YE VE KUS’ DÖNGÜSÜ BULİMİA’YA DÖNÜŞÜR MÜ? 

Videolarda viral olmak uğruna büyük porsiyonlar yiyen ve ardından kilo almamak için kusan yayıncıların durumunu değerlendiren Doç. Dr. Güney, şunları kaydetti:

"Sosyal medyada daha fazla izlenmek için aşırı miktarda yemek tüketmek ve ardından kilo almamak amacıyla kendini kusturmak, son derece tehlikeli bir davranış döngüsüne dönüşebilir. Kişi, tükettiği yiyecekleri telafi etmek veya kilo kontrolünü sağlamak amacıyla kusmaya başlarsa bu davranış zamanla tekrarlayan bir alışkanlık haline gelebilir. Ancak her kendini kusturma davranışının doğrudan bulimia nervoza tanısı anlamına gelmediğini de belirtmek gerekir.

Bulimia nervoza; kişinin tekrarlayan tıkınırcasına yeme atakları yaşadığı, ardından kilo almamak için kendini kusturma, laksatif kullanma, uzun süre aç kalma veya aşırı egzersiz yapma gibi telafi edici davranışlara başvurduğu ciddi bir yeme bozukluğudur. Mukbang içeriklerinde daha fazla yemek yemenin ödüllendirilmesi, kişinin aşırı yeme ve ardından bunu telafi etme davranışları arasında sıkışmasına zemin hazırlayabilir."

Kusma refleksinin vücutta bıraktığı tahribatın görünenden çok daha ağır olduğunu belirten Doç. Dr. Güney, "Kendini kusturmanın zararları yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı değildir. Mide asidinin yemek borusuna ve ağız içine tekrar tekrar temas etmesi diş minesinde aşınmaya, diş çürüklerine ve yemek borusunda tahrişe neden olabilir. Kusmayla birlikte vücudun sıvı ve elektrolit dengesi bozulabilir. Özellikle potasyum kaybı, kalp ritim bozukluklarına yol açabilir; ağır vakalarda kalp ve böbrek sorunları gelişebilir. Bu nedenle tekrarlayan kusma davranışını yalnızca kilo kontrolüne yönelik bir yöntem olarak görmek son derece yanlıştır” şeklinde konuştu.

YEDİKTEN SONRA SUÇLULUK DUYUP AŞIRI SPORA SARILMAK DA BİR ALARM ZİLİ

Yalnızca kusmanın değil yediklerini yakmak için bedeni aşırı spora veya açlığa mahkum etmenin de bir uyarı işareti olduğunu söyleyen Doç. Dr. Güney, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kişinin yemek yedikten sonra suçluluk hissetmesi, kilo almaktan yoğun biçimde korkması, kendini kusturması veya yediklerini telafi etmek için aşırı egzersiz yapması mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu belirtiler görüldüğünde kişi yargılanmadan bir sağlık profesyoneline başvurmalıdır. Yeme bozukluklarının tedavisinde tıbbi değerlendirme, psikiyatrik destek ve beslenme danışmanlığı birlikte ele alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki; sosyal medyada daha fazla izlenme elde etmek uğruna sağlığın riske atılması doğru değildir. Özellikle kendini kusturma davranışı, kişi tarafından kontrol edilebilir veya zararsız bir yöntem gibi görülse bile ciddi sağlık sonuçları doğurabilir."