D-Smart Spor yorumcusu Semih Sezerli, CNN Türk’te A Milli Takım’ın yeni teknik direktörü olarak adı geçen Sergen Yalçın’ı değerlendirdi. Sezerli, Yalçın’ın kendi YouTube kanalında (Kafa Sports) görevi duyurmasını “Türk futbol tarihinde ilk kez görülen bir yöntem” olarak nitelendirdi ve Türkiye Futbol Federasyonu’ndan (TFF) henüz resmi açıklama gelmemesine dikkat çekti. Buna rağmen kararın kesin olduğunu belirtti.

“İlk kez bir teknik direktör kendini böyle duyuruyor”

Sezerli, “İlk defa bir teknik direktörün kendini A Milli Takım teknik direktörü olarak dijital bir hesapta duyurduğunu görüyoruz. TFF’den kurumsal bir açıklama gelmedi ama kararın kesin olduğu konuşuluyor. Bundan sonra belki yeni bir metoda geçiliyor olabilir” ifadelerini kullandı. Yalçın’ın dün yaptığı yayında ekonomik konulara bile girmediğini hatırlatarak “Bu noktadan sonra artık dönmez. Zaten dönmesin, menü bir krizi olmasın” dedi.

Kariyer avantajları ve “yerli hoca rüzgarı”

Sezerli, Sergen Yalçın’ın Türk futbolunun önemli figürlerinden biri olduğunu vurguladı. Oyuncu olarak dört büyük takımda (Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Fenerbahçe) forma giydiğini, Beşiktaş Akademisi’nden Serpil Hamdi Tüzün’ün yetiştirdiği isimlerden olduğunu hatırlattı. Teknik direktörlük kariyerinde ise Antalya, Yeni Malatya, Alanya, Konya, Eskişehir gibi birçok takımı çalıştırdığını, Beşiktaş’ta iki ayrı dönem görev yaptığını ve pandemi döneminde takıma hem Süper Lig hem Türkiye Kupası şampiyonluğu getirdiğini belirtti.

Yalçın’ın avantajlarını ise şöyle sıraladı:

  • Yüksek aura ve girdiği yerlerde yıldızını parlattırması,
  • Yerli hoca tercihinin Türk futbolunda negatif havayı değiştirebilecek bir “yerli hoca rüzgarı” yaratma potansiyeli,
  • Milli takım forması giymiş olmasından kaynaklanan kriz yönetimi deneyimi,
  • Yüksek algı, pratik zeka ve hızlı karar verme yeteneği.

 Son Beşiktaş dönemi ve “dinlenmiş olabilir” umudu

Sezerli, Yalçın’ın ikinci Beşiktaş dönemindeki iletişim sorunlarına, oyuncu ilişkilerindeki sıkıntılara ve modern futbol anlayışından uzak kalmasına da değindi. Ancak Mayıs-Haziran aylarından bu yana geçen sürede dinlenmiş, kendini güncellemiş ve modern futbolu daha yakından takip etmiş olabileceğini belirterek “Öyle bir umut içerisindeyim” dedi.

Yalçın’ın önündeki görevin zorluğuna dikkat çeken Sezerli, “Kadroda değişiklik yapmanın yanı sıra iş disiplini ve iş takibini çok iyi yapması gerekiyor. Bundan sonra Türk futbolunun Sergen Yalçın’dan beklentisi o kadroyu değiştirmesi için. Yerli-yabancı tüm ligleri takip edecek, oyuncu taramalarına bakacak. Ayağı yere inmeyecek, hep havada olacak. Dünyanın her yerini dolaşması gerekiyor” diye konuştu.

Milli takım görevinin kulüp teknik direktörlüğünden farklı olduğunu hatırlatan Sezerli, “Uzun süreli bir kulüp takımı çalıştırmayacak ama boş kaldığı dönemlerde milli takım çalıştırdığı için hep hareket etmesi gerekecek. Çok zor bir görev. Ateşten gömlek deriz ya, tam olarak şu an ateşten gömleği giydi” ifadesini kullandı. Taktiksel derinlikte de gelişim ihtiyacı olduğunu ekledi.

Sezerli, Türkiye’nin sorunlarının sadece teknik direktörle sınırlı olmadığını, oyuncu tercihleri ve yapısal meselelerin de etkili olduğunu vurguladı: “Sadece Sergen Yalçın’ı bugün teknik adam olarak göreve getirerek yarın sihirli değnekle her şey düzelmeyecek. Önce kurumsal tarafa bakmamız lazım. Bir teknik direktör dijital ortamdan ‘ben oldum’ diyorsa bunu yapabilir ama önce kurumsal süreç işletilmeli. Yukarısı kurumsal olacak, ondan sonra teknik direktör de başarılı olur.”

Son olarak Sezerli, “Artık tüm Türk halkı futbol konusunda Sergen Hoca’ya bakacak. Ay-yıldızın altında milli duygularla, milli ruhlarla Sergen Hoca’nın başarılı olmasını isteyeceğiz ki A Milli Takımımız da başarılı olsun” diyerek yüksek beklentiyi dile getirdi.