Papa'ya göre insan hayatını, özgürlüğü ve güç kullanımını etkileyen kararlar hiçbir koşulda tamamen makinelere bırakılmamalı. Özellikle hedef listelerinin hazırlanması, sınır kontrolü ve otonom silahların kullanılması gibi alanlarda son kararın insanlar tarafından verilmesi gerektiğini ifade etti.
Yaptığı konuşmada yapay zekaya hukuki kişilik veya bağımsız haklar tanınması tartışmasına da değinen Papa 14. Leo, Vatikan'ın bu konudaki yaklaşımını açıkça ortaya koydu. Yapay zeka sistemlerinin bilinç sahibi varlıklar değil, insanlar tarafından geliştirilen araçlar olduğunu belirten Papa, makinelere hukuki kişilik verilmesinin insan sorumluluğunu belirsizleştirebileceğini söyledi.
Papa 14. Leo, yapay zekanın geleceğinin önceden belirlenmiş olmadığını, insanların alacağı kararlara bağlı olduğunu ifade etti. Teknolojinin hangi amaçlarla kullanılacağına insanların karar vermesi gerektiğini belirten Papa, yapay zekaya ilişkin temel sorunun yalnızca neler yapabildiği değil, hangi amaca hizmet etmesi gerektiği olduğunu dile getirdi.
Papa'nın bu açıklamaları, yapay zekanın askeri amaçlarla kullanımına ilişkin daha önce yaptığı değerlendirmeleri de yeniden gündeme getirdi. Mayıs ayında benzer uyarılarda bulunduğunda Mistral'ın kurucu ortağı ve CEO'su Arthur Mensch, Avrupa'nın kendi askeri yapay zeka kapasitesini geliştirmesi gerektiğini savunmuştu. Mensch, Avrupa'nın rakiplerinin bu teknolojileri zaten kullandığını belirtmişti.
Otonom silahlara karşı çıkan ilk Katolik lider Papa 14. Leo değil. Papa Franciscus da 2024 yılında G7 zirvesinde yaptığı konuşmada, yapay zeka destekli silah sistemlerinde karar verme yetkisinin insanlarda kalması gerektiğini söylemişti. Franciscus, makinelerin teknik ölçütler ve istatistiksel çıkarımlarla karar verdiğini, insanların ise ahlaki değerlendirme yapabildiğini vurgulamıştı.





