Spor psikolojisi uzmanı, zihinsel dayanıklılık ve performans danışmanı Dr. Sema Özer Özdemir kariyerine finans sektöründe başlamış. Spor psikolojisi alanında yüksek lisans ve doktorasını tamamladıktan sonraysa kariyerine yeni bir yön vermiş. Yaklaşık 15 yıldır sporcular, takımlar ve iş dünyası profesyonelleriyle çalışan Özdemir’le ‘Zorluklar Karşısında Güçlenmek, Belirsizlikte Yolunu Bulmak’ altbaşlığını taşıyan ‘Zihinsel Dayanıklılık’ adlı ilk kitabı vesilesiyle buluştuk. 

◊ Kitabınız için Abdullah Avcı’dan Mete Gazoz’a 38 isimle röportaj yapmış ve zorlandıkları anlarda onları yolda tutan kendi içsel mottolarını sormuşsunuz...

Okuyucunun yalnızca teorik bilgi edinmesini değil, aynı zamanda gerçek yaşam hikâyelerinden ilham almasını da istedim. Çünkü zihinsel dayanıklılık yalnızca ‘başardım’ diyenlerin hikâyesi değil. Aksine, bugün başarılı olarak gördüğümüz pek çok insanın o noktaya gelene kadar defalarca hata yaptığını, geriye düştüğünü, zorlandığını ve yeniden ayağa kalkmanın yollarını aradığını görürüz. Kitapta başarının yalnızca sonucunu değil, o sonuca giderken yaşanan zorlanmaları, kırılma anlarını ve kişinin yeniden yoluna nasıl devam ettiğini görünür kılmak istedim.

◊ Zihinsel dayanıklılık düzenli çalışma ve profesyonel destekle güçlenebilir mi?�

Evet. Zihinsel dayanıklılık doğuştan gelen ve değişmeyen bir özellik değil. Bazı insanlar kişilik özellikleri nedeniyle mücadele etmeye, belirsizlikle baş etmeye ya da zorlanmalar karşısında yeniden harekete geçmeye daha yatkın olabilir. Ancak kişi doğru yöntemlerle çalışarak düşünme biçimini, duygularını yönetme becerisini ve zorluklar karşısındaki tepkilerini geliştirebilir.

Kitapta 7 adımlı bir model aktarıyorum: Hedef belirleme, benlik algısı, duygu düzenleme, içsel motivasyon, odaklanma, iyimser zihin deseni ve özdisiplin. Bu adımları hayatına katan kişi, zihnini yeniden düzenleyebilir. Bunun arkasında nöroplastisite var: Alışkanlıklarınızı değiştirdikçe beyninizdeki bağlantılar da değişir.

◊ İnsanlar zihinsel dayanıklılık konusunda en çok hangi engellerle karşılaşıyor?

Süreç herkeste farklı işliyor. Bana göre en belirleyici faktörlerden biri inanç sistemlerimiz. Çocukluktan itibaren aileden, içinde büyüdüğümüz kültürden birçok düşünce ve davranış kalıbı öğreniyoruz. Ardından deneyimlerimiz devreye giriyor ve ‘Bunu yapabilirim’ ya da ‘yapamam’ gibi inançlar geliştiriyoruz. Zamanla bu inançlar kendimizle konuşma biçimimizi ve dünyayı algılayışımızı şekillendiriyor. Kendimizle ilişkimiz büyük ölçüde bu inançlar üzerine kuruluyor. Zihinsel dayanıklılığın temelinde bu ilişkinin yattığını düşünüyorum.

◊ Kitapta içsel konuşmaların öneminden de bahsediyorsunuz...

Kendinizi negatif konuşmada yakaladığınızda onu değiştirebilirseniz içsel konuşmalarınızı düzenleyebilirsiniz. Bu zihninizin dağıldığı yerleri ortadan kaldırır. Sizi odaklanmanız gereken şeye yönlendirir. Anın içinde olduğunda insan yarışa devam edebilir, esnek olabilir, karar verebilir, hızlı aksiyon alabilir ve düştüğü yerden kalkabilir. Yani zihin ne geçmişte ne gelecekte olur; “Ne yapmam gerektiğini biliyorum” diyerek sorumlulukları yerine getirebilir.

Zorlandığım anlarda kendime söylediğim birçok anlamlı söz var. Ancak en sık tekrar ettiğim söz “Sürece güven”dir. Bu benim mottom. Başarılarımın arkasındaki en büyük dayanak, sürece olan inancımdır.

İşler kötü gittiğinde, yarışta kazanamadığımda, moralim bozulduğunda yola devam etmemi sağlayan inancım “Bir dahakine daha iyisi için bugünü doğru analiz et”, “Yarının bugününden daha iyi olsun”, “Gelişim istikrarın eseridir” bakış açılarıdır.

Ayşe Begüm Onbaşı, aerobik cimnastik dünya şampiyonu

Çok zorlandığım anlarda ya da işler iyi gitmediği zamanlarda kendime söylediğim tek bir şey var; “Sen bunu yapabildin, bir kez daha yapabilirsin”. Bu söz beni hızlıca yükselten bir sözdür.

Kadir Kelleci, Türkiye dağ bisikleti şampiyonu

Arazide gerekli lastik hava basıncını bilmezdim ama zamanla öğrendim. Sonra “Niçin düşüyorum” diye araştırdım, pilatese ve yogaya başladım. Kondisyonumu güçlendirdim. Beslenmemi ve uyku düzenimi yeniden şekillendirdim. Hatalarımdan sonra mutlaka nedenlerini ve yeni yöntemlerimi belirledim.

Bazen hayatta her şeyi doğru yapsanız bile sonuç olmayabilir ya da yanlış olabilir. Önemli olan, bu belirsizlikler karşısında pes etmemek, uyum sağlayabilmek ve yeniden yola çıkabilmek. Bir sonraki dalga, soğuk su, rüzgâr ne zaman gelecek? Bunları bazen bilemezsin ama geldiğinde ona uyum sağlarsın.