Abisinin antrenmanlarını izlemekle başlayan bir merak... 7’nci yaş gününde hediye edilen bir boks eldiveniyle atılan ilk adım... Bugün ikisi de Avrupa şampiyonu. Kadınlarda 66 kiloda Ada Eybey, 75 kiloda Masal Ece Buruk altın madalya kazandı. 46 kiloda Saliha Ceylin Pehlivan gümüş; 54 kiloda Sudem Temuçin, 63 kiloda Sudenur Yalgettekin ve erkeklerde 52 kiloda Deniz Bekiz bronz madalya aldı. Şampiyonayı toplam 6 madalyayla tamamladık. İki genç sporcumuzun ortak noktası yalnızca Avrupa şampiyonluğu değil. İkisi de boksa ailelerinin etkisiyle başladı. Üstelik bu sporu yaparken karşılarına çıkan önyargıların da farkındalar. Madalyaya uzanan yollarında fedakârlıklar kadar geleceğe dair büyük hayaller de var.

‘BAŞARILARIMLA ANILMAK, HİKÂYEMİ YAZMAK İSTERİM’

Masal Ece Buruk (75 kiloda altın madalya)

Abim sayesinde başladım. Benden önce abim boks yapıyordu. Antrenmanlarını izlerken onu görüp ben de başlamak istemiştim.

◊ Avrupa şampiyonu olduğunu öğrendiğin an neler hissettin? O ana kadar verdiğin emekleri düşündüğünde aklından neler geçti?

Tarif etmesi zor bir mutluluk yaşadım. Arkasında çok fazla emek, fedakârlık ve zorlandığım zamanlar vardı. O an bütün bunların karşılığını aldığımı hissettim. Aklıma ilk ailem, hocalarım ve bu süreçte yanımda olan insanlar geldi.

◊ Bu noktaya gelebilmek için nelerden vazgeçmen gerekti?

Bazen ailemden uzak kaldım. Arkadaşlarım tatil yaparken, gezerken biz çalışmaya devam ettik. Bayramlarda çalıştım, yeri geldi okulumdan uzak kaldım. Bazen fiziksel olarak çok yorulduğum, bazen de mental olarak zorlandığım dönemler yaşadım. Ama hedeflerimden vazgeçmedim.

◊ Bunca emeğin içinde kendine güvenini kaybettiğin zamanlar da oluyor mu? Böyle anlarda yeniden nasıl ayağa kalkıyorsun?

Zaman zaman kendime güvenimi kaybettiğim anlar oluyor ama benim için önemli olan, o anlarda pes etmemek. Bazen insanın kendine inanması zorlaşabiliyor ama böyle zamanlarda disiplinin önemi ortaya çıkıyor.

◊ Boks sana yalnızca mücadele etmeyi değil, kendi bedenini tanımayı da öğretti mi?

Vücudumun neler yapabildiğini, ne kadar gelişebildiğini ve zorlandığımda bile nasıl mücadele edebildiğimi gördüm. Bedenimi tanımayı, yorulduğumda dinlenmenin ve kendime iyi bakmanın önemini öğrendim. Başarılı olmak sadece çok çalışmakla değil, vücudun ihtiyaçlarını karşılamakla da ilgili. Boks bana fiziksel gücün yanında disiplin, sabır ve mücadele etmeyi de öğretti.

◊ Boksun erkeklere ait bir spor olarak görülmesi hakkında ne düşünüyorsun? Senin gibi bu spora başlamak isteyen kız çocuklarına ne söylemek istersin?

Bu düşüncenin doğru olmadığını kendi mücadelemle göstermeye çalışıyorum. Kız çocuklarına korkmalarının normal olduğunu ama korktukları için kendilerine bir şans vermekten vazgeçmemeleri gerektiğini söylerdim. Başlamak için çok güçlü olmak zorunda değiller. Düşerek, sonra tekrar deneyerek öğrenecekler.

◊ Avrupa şampiyonluğu önemli bir dönüm noktası. Bundan sonraki en büyük hedefin ne?

Kendimi uluslararası alanda daha büyük başarılara imza atmış bir sporcu olarak görmek istiyorum. Avrupa şampiyonluğu benim için çok önemli ama hedeflerimin sonu değil. Dünya şampiyonluğu ve olimpiyatlar en büyük hedeflerim arasında. Bunun için kendimi geliştirmeye devam etmek istiyorum. Örnek aldığım sporcular var ama tek bir kişiyi idolüm olarak görmüyorum. Herkesin kendi hikâyesi ve mücadele şekli farklı. Kendi hikâyemi yazmak, kendi başarılarımla anılmak istiyorum.

◊ Boksa 7 yaşında, doğum gününde aldığın bir eldivenle başladın. O günlerden Avrupa şampiyonluğuna uzanan yolculuğu nasıl hatırlıyorsun?

Eldivenden sonra abim bana evde yumruk atmayı öğretti. Daha sonra beni bir kulübe
yazdırdı. Çok küçük yaşta başladığım için herkesin düşüncesi farklıydı. Kimse buralara gelebileceğimi tahmin edemezdi ama boksa
ilk başladığım andan itibaren abimin ve hocamın bana inancı çok fazlaydı.

◊ Avrupa şampiyonu olduğunu anladığın an aklından neler geçti?

O anı anlatmak gerçekten zor. Çünkü oraya gelene kadar çok fazla emek verdim, çok şey yaşadım. Başardığımı anladığımda hem çok mutlu oldum hem de gururlandım.

◊ Maç öncesinde heyecanı ve baskıyı nasıl yönetiyorsun?

Sonuçta insanım; bazen zorlandığım ya da kendimden şüphe ettiğim anlar oluyor. Böyle zamanlarda neden başladığımı ve bugünlere gelene kadar neler yaptığımı hatırlıyorum. Hocalarımın söylediklerine kulak verip maça odaklanmaya çalışıyorum. Her zaman mükemmel olmak zorunda değilim; önemli olan mücadeleyi bırakmamak. Tabii ki Avrupa şampiyonası gibi büyük bir organizasyonda heyecan oluyor. Sonuçta orada ülkenizi temsil ediyorsunuz ve bu çok büyük bir sorumluluk. Ama biz antrenmanlarda zaten bu seviyeye hazırlanıyoruz.

◊ Boks bedeninle ve kendine bakışınla ilişkini değiştirdi mi?

Kendi gücümü ve neler yapabileceğimi daha iyi tanıdım. Disiplin isteyen bir spor. Antrenmanın yanı sıra dinlenme ve beslenmeye de dikkat etmek gerekiyor. Bir de sıklet sporcusuyum. Yoğun kamplar yorucu olsa da hedefiniz varsa bu düzene alışıyorsunuz.

◊ Boks hâlâ erkeklere özgü bir spor olarak görülebiliyor. Siz de önyargılarla karşılaştınız mı?

Bu sporun cinsiyeti yok. İsteyen herkes, doğru eğitim alarak bu sporu yapabilir. Ben de hikâyemle belki birilerine cesaret verebilirsem bundan mutluluk duyarım. Bir kız çocuğunun neyi yapabileceğine başkaları değil, kendisi karar vermeli. Korkmasınlar ve kendilerine bir şans versinler. Boks yapmak için erkek olmanız gerekmiyor. Gerçekten istiyorlarsa gidip denesinler. Daha başlamadan kendilerine sınır koymasınlar. Herkesin hikâyesi farklı ama nereden başladığınızdan çok ne kadar emek verdiğiniz önemli.

◊ Sana ilham veren sporcu var mı? Beş yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun?

Muhammed Ali’yi örnek alıyorum. Özgüveni, zekâsı ve mücadeleci kişiliği ilham veriyor. Ama onu taklit etmek yerine öğrendiklerimi kendi tarzımla birleştiriyorum. Beş yıl sonra kendimi daha iyi bir yerde görmek istiyorum. Olimpiyatlarda ülkemi temsil etmek ve başarılar kazanmak istiyorum. Çalışmaya ve adım adım ilerlemeye devam edeceğim.