Zamanın eskitemediği Brad Pitt ve Tom Cruise ilk kez ‘Vampirle Görüşme’ (Interview with the Vampire/1994) filminde birlikte kamera karşısındaydı. Geçen yıl Pitt’in ‘F1’ filminin galasında yan yana geldiler. Şimdi de yeni filmleri aynı anda vizyona girdi. Brad Pitt ‘Vahşinin Kalbi’yle (Heart of the Beast), Tom Cruise da ‘Digger’la karşımızda. Pitt 1995 yılında Premiere dergisine verdiği röportajda Cruise’la farklı karakterler olduklarını şu sözlerle açıklamıştı: “Tom ve ben tamamen farklı yönlere ilerliyoruz. O kuzey kutbu, ben güney...” Yürüdükleri yol ayrı belki ama ikisi de belli ki zirvede. Bu noktaya nasıl geldiklerine ve neler yaşadıklarına bir bakalım.
◊ William Bradley Pitt 1963 yılında Oklahoma’da doğdu. Missouri Üniversitesi’nde gazetecilik ve reklamcılık okudu. Mezuniyetine iki hafta kala okulu bıraktı. Oyuncu olmak için Los Angeles’a taşındı. Tavuk kostümü giyerek broşür dağıtmak dahil birçok işte çalıştı.
◊ Onu ilk ‘Thelma&Louise’ (1991) filmiyle tanıdık. Ardından ‘Bizi Ayıran Nehir’ (A River Runs Through It/1992) geldi. ‘Vampirle Görüşme’de (Interview with the Vampire/1994) Cruise’la rol aldılar. ‘İhtiras Rüzgârları’nda (Legends of the Fall/1994) dramada ne kadar iyi olduğunu gösterdi.
◊ “Sadece yakışıklı değilim, yetenekliyim” de demek istiyordu sanki. David Fincher’ın ‘Se7en’ (1995), ‘Dövüş Kulübü’ (Fight Club/1999), ‘Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi’ (The Curious Case of Benjamin Button/2008) filmlerindeydi. Zombi istilası ‘Dünya Savaşı Z’ (World War Z/2013) gişe rekorları kırdı ki ikincisi yapım aşamasında. ‘Truva’ (Troy/2004), ‘Bay ve Bayan Smith’ (Mr.&Mrs. Smith/2005) ve ‘Ocean’s Eleven’ serisiyle zirveye yerleşti. Quentin Tarantino’nun yönettiği ‘Bir Zamanlar... Hollywood’da’ (Once Upon a Time in Hollywood/2019) filmiyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını aldı.
◊ 90’larda Gwyneth Paltrow’la nişanlanıp ayrılmıştı. Jennifer Aniston’la evliyken Hollywood’un ‘altın çifti’ olarak anıldılar. Ama bu evlilik ‘Bay ve Bayan Smith’ setinde Angelina Jolie’yle yakınlaşınca son buldu. Evlenip bir aile kurdu ama sonu hüsrandı. 2016’da Jolie ve çocuklarıyla özel jette seyahat ederken şiddetli bir kavga yaşandı. Jolie, Pitt’i uçuş sırasında sarhoş halde kendisine ve çocuklarına saldırmakla suçladı. Mahkemeye başvurdu ve boşanma davası açtı. Ancak yetkililer yeterli delil bulamayarak dosyayı kapattı.
◊ Pitt’in babalık konusunda sınıfta kaldığını net söyleyebiliriz. Jolie’yle 6 çocukları var: Maddox, Pax, Zahara, Shiloh, Knox, Vivienne. Ünlü aktörün boşanmadan sonra çocuklarıyla arasına mesafe girdi. Maddox, Shiloh, Zahara ve Vivienne artık babalarının soyismini kullanmıyor. Oğlu Pax de 2000’de sosyal medyadan Pitt’i ağır bir şekilde eleştirdi.
◊ Hukuk savaşlarının ardından yoluna devam eden 62 yaşındaki Pitt yeni bir aşka yelken açtı. 2022’den bu yana mücevher tasarımcısı olan Ines de Ramon’la birlikte.
◊ Thomas Cruise Mapother IV, 1962’de New York, Syracuse’da doğdu. Kendi ifadesiyle babasından fiziksel şiddet gördüğü travmatik bir çocukluk geçirdi. Katolik inancıyla büyüyen Cruise rahip olmak istiyordu. Çocuk yaşta restoranlarda komilik yaparak para kazanıyordu.
◊ 1983’te iç çamaşırı ve gömleğiyle dans ettiği ‘Riskli İş’ (Risky Business/1983) filmiyle yıldızı parladı. Asıl şöhreti ‘Top Gun’la (1986) geldi. Film klasik oldu ve yıllar sonra devam filmi ‘Top Gun: Maverick’ (2022) çekildi. Şimdi de üçüncüsü yapım aşamasında. ‘Paranın Rengi’ (The Color of Money/1986), ‘Yağmur Adam’ (Rain Man/1988) rol aldığı sağlam dramalardı.
◊ Efsanevi yönetmenlerle çalıştı. Stanley Kubrick’in ‘Gözleri Tamamen Kapalı’ (Eyes Wide Shut/1999) filmi iddialıydı. Cruise eski eşi Nicole Kidman’la başrolü paylaşmıştı. Paul Thomas Anderson’lı ‘Manolya’ (Magnolia/1999) eleştirmenlerin favorisiydi. Steven Spielberg’le ‘Azınlık Raporu’ (Minority Report/2002) ve ‘Dünyalar Savaşı’nda (War of the Worlds/2005) buluştu. ‘Görevimiz Tehlike’ (Mission Impossible) serisiyse onun kendi aksiyon evreni gibiydi (Christopher McQuarrie’le çalıştı). Bir oyuncu olarak hiç Oscar almadı ama ona geçen yıl sinemaya katkısı nedeniyle Onursal Oscar ödülü verildi.
◊ Tom Cruise’un hayatıyla ilgili en çok konuşulan konu Scientology tarikatına bağlılığı. Bununla ilgili onlarca dedikodu var. Örneğin Cruise’un tarikatta yüksek bir pozisyonda olduğu ve üyelerin ona ilahi bir figür gibi davrandığı anlatılıyor. Scientology 1950’lerde bilimkurgu yazarı L. Ron Hubbard’ın kurduğu bir inanç sistemi. Üyeleri, insanların bedenlerinde hapsolmuş ölümsüz uzaylılar olduğuna ve özel metotlarla insan formlarından kurtulabileceklerine inanıyorlar. 64 yaşında olan ama yaşlanmayan aktörün ‘bir uzaylı’ olduğuyla ilgili teoriler buradan çıkıyor. ‘Digger’ filminde 65 yaşındaki karakteri canlandıran Cruise’u yaşlı gösterebilmek için özel makyaj yapıldığını söyleyelim.
◊ Ünlü aktör üç evlilik yaptı ve nedense üçünden de (Mimi Rogers, Nicole Kidman, Katie Holmes) onlar tam 33 yaşındayken boşandı. Kendisini Scientology’yle ilk tanıştıran Mimi Rogers, Hollywood’da zirveyi paylaştığı Nicole Kidman ve ‘TomKat’ çılgınlığı yarattığı Katie Holmes’la evlilikleri söylentilere göre çoğunlukla inanç sisteminin yarattığı baskı nedeniyle sona erdi.
◊ Kidman’la evliyken evlat edindikleri çocukları Isabella ve Connor babaları gibi birer Scientology üyesi ve onunla sıkı bağları var. Ancak Holmes’tan olan kızı Suri’yle ilişkisi farklı bir boyutta. Tarikattan kızını uzaklaştırmak için Holmes’un aldığı ani boşanma kararından beri Suri’yle kamuoyuna yansıyan hiçbir görüşmesi olmadı. Suri babasının soyadını kullanmayı bıraktı.
◊ Uzun yıllar özel hayatını gizli yaşamaya çalışan Tom Cruise’u daha çok işkolik haliyle kameralar karşısında gördük. Dublör kullanmadan çektiği aksiyon sahneleri çok gündem oldu. Uçak ve helikopter pilotluğu lisansları var örneğin. Sürat motoru, motosiklet, paraşüt adını siz koyun; hepsinde ehliyeti var. Ayrıca kendisinin başarılı bir film yapımcısı olduğunu da ekleyelim.






