Amerika Birleşik Devletleri’nde taşlar yerinden oynuyor. Sandıkta hesaplar altüst olurken, Washington’da siyaset kilitlenmiş durumda. Demokratların Senato’yu ele geçirmesiyle birlikte Beyaz Saray’ın hareket alanı daralırken, "Amerikan halkı artık savaş istemiyor" gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Peki, sandığa gitmeyen ya da oyunu Demokratlara kaydıran kitlelerin arkasındaki temel kırılma noktası neydi? Trump’ın vaatleri neden karşılık bulmadı?

Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, ABD seçimlerinde yaşanan bu tablonun en büyük sebebinin ekonomi olduğunu belirtti. Başbuğ, Trump’ın seçim vaatleriyle sahada uyguladıklarının çok farklı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Halk, ekonomik şartlara tepki gösterdi. Bu çok net. Çünkü Trump'ın seçim vaatleri farklıydı, sahada uyguladıkları farklı oldu. Dolayısıyla Amerikan halkı giderek fakirleşti ve özellikle petrolde üçe dörde katlanan fiyatlar sonucu belirledi."

Başbuğ, Trump'ın "diğer savaşları bitireceğim, sonlandıracağım" şeklindeki sözlerinin yerde kalmasının ve vaatlerin hayata geçmemesinin süreci tıkadığını, esas ana noktanın ekonomi ve savaştan kaynaklanan petrol fiyatlarındaki artış olduğunu ifade etti.

Donald Trump, ara seçim sonuçlarında Cumhuriyetçi Parti'nin ülke genelinde yaşadığı ağır kayıplardan kısmen İran’daki savaşın sorumlu olduğunu kabul etti. Seçim sonuçlarının ardından The Wall Street Journal’a telefonla röportaj veren Trump, savaşın Cumhuriyetçilerin hezimetinde rol oynayıp oynamadığına ilişkin soruya, "İran meselesi de işin bir parçasıydı" yanıtını verdi. Ancak Trump, bu yılın başlarında başlattığı savaştan dolayı hiçbir pişmanlık duymadığını vurguladı.

Vaatlerin seçmende neden karşılık bulamadığı ve Trump'a inancın sarsılıp sarsılmadığı sorusuna net yanıtlar veren Başbuğ, sorunun temelinde Trump'ın izlediği yanlış stratejilerin yattığını belirtti. Uzman isim, Trump'ın çok cepheli bir savaşa girdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Çünkü Trump çok cepheli bir savaşa girdi. Kendi içindeki küresel çeteye bir savaş açtı. Yurt dışında o küresel çetenin kurduğu tuzaklara düştü. Bir de o güç zehirlenmesiyle her yere ahkam kesmesi, vergiler, diğer ülkelerle işleri içinden çıkılamaz hale getirmesi gibi konular tıkanmaya neden oldu ve halk da noktayı koydu."

Başbuğ, Trump'ın vaatlerini yerine getirmek bir yana, duruma yeni savaş denklemleri ekleyerek süreci daha da kötüye götürdüğünü ve bunun da siyasette kaçınılmaz bir yansıması olarak sandığa yansıdığını dile getirdi.

ABD halkının dünya olaylarına karşı vurdumduymaz olduğu algısının bu seçimle yıkıldığını belirten Başbuğ, halkın çok büyük kısmının savaş istemediğini şu sözlerle dile getirdi:

"Amerikan halkının %80'i İran'ın yerini gösteremez haritada. Hiçbir savaş istemiyorlar çünkü kendilerine bir getirisi yok. Tam tersi İran'ı yerle bir etsen ne olacak? Vatandaş için hiçbir kazancı yok. Dolayısıyla Amerikan halkı 'niye savaşıyoruz? İsrail için biz niye bu destek oluyoruz, neden savaşın içindeyiz?' diye sorgulamaya başladı. Sorgulamanın cevabını bulamadığı için sandığa yansıttı."

Senato'nun Demokratlara geçmesiyle birlikte ABD iç siyasetinde büyük bir tıkanıklığın yaşanacağını belirten Başbuğ, bütçe ve kritik atamalarda vetoların ve engellemelerin devreye gireceğini söyledi. Bu durumun siyaseti kilitleyeceğini belirten Başbuğ, süreci şu sözlerle özetledi:

"Siyaset kilitlendi şu an. Birinin diğerini reddettiği, öbürünün o alanı engellediği, oylamadığı bir süreç yaşanacak. İki yıl böyle gelecek geçecek. Herkes alabildiği kadar, açabildiği kadar alan açmaya çalışacak. Bunun sonucunda da işte yeni seçimlere hazırlanılıyor olacak."

Trump'ın 2028 başkanlık seçimleri için yeniden adaylık planı ve beklentisi bulunduğunu hatırlatan Başbuğ, "Trump'ın yeniden seçime girebilmesi için bir yasal değişiklik gerekiyor. Eskiden mutlak üstünlükle bunu yapabilirdi ama şimdi bu yeni yapıyla bu engeli aşabilir mi? Bu büyük bir soru işareti" diyerek sürecin çok zorlu geçeceğini belirtti.


DIŞ POLİTİKADA SERT FREN VE İSRAİL ÇIKMAZI

Trump yönetiminin Ukrayna, Orta Doğu ve NATO politikalarındaki olası değişimlerine değinen de Başbuğ, asker çekme ve tasarruf vaatlerinin sonuca ulaştırılamadığını ifade etti. Uzman isim, İsrail ile yaşanan gerilime dikkat çekerek şunları söyledi:

"Trump, İsrail'e desteği keseceğini sandıktan önce söyledi. Zaten İsrail'le arasında çok ciddi bir gerilim var. Dolayısıyla İran savaşını sonlandıran, İsrail ilişkilerini minimize eden bir Amerika tablosu ile karşılaşma ihtimalimiz kuvvetli."

2028 SEÇİMLERİNE GİDEN YOLDA KALICI KAYMA

Bu sonuçların geçici bir uyarı değil, 2028 başkanlık seçimleri öncesi kalıcı bir siyasi kaymanın işareti olduğunu belirten Coşkun Başbuğ, Cumhuriyetçilerin her halükârda strateji değiştirmek zorunda kalacağını ifade etti.