Konuyla ilgili Beyaz Saray’dan resnmi bir açıklama ise yapılmadı. Bir Beyaz Saray yetkilisi, “Var olup olmadığı belli olmayan hassas askeri planlar hakkında yorum yapmıyoruz. Başkan Trump, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması için tüm seçenekleri masada tutuyor” ifadelerini kullandı.

Son günlerde ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahaleye yönelik hazırlıklarına dair haberler dikkat çekmişti. Wall Street Journal gazetesi, ABD’nin Körfez ülkelerini daha önce İran ile askeri bir tırmanışa karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyardığını duyurmuş, İsrail basını ise ABD ordusunun İsrail’e hava köprüsü oluşturarak büyük bir askeri sevkiyat yaptığını yazmıştı.

İran lideri Mücteba Hamaney’in, ABD ile yeni bir çatışma yaşanabileceğine ilişkin iddiaların ardından askeri yetkililerle bir araya gelerek olası saldırılara karşı “ani ve coğrafi sınır tanımayan bir karşılık verilmesi” talimatını verdiği bildirildi. İran liderinin ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Hamaney ile askeri yetkililer arasında gerçekleştirilen görüşmede, İran Silahlı Kuvvetlerinin hedef listesinin güncellendiği, ABD ve İsrail’e ait “maddi ve manevi” tüm unsurların İran’ın saldırı menzili kapsamında hedef listesine dahil edilmesinin kararlaştırıldığı aktarıldı. Görüşmede İranlı komutanların, Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve ülkenin sınır bölgelerinde konuşlu askeri birliklerin durumu ile mevcut mühimmat kapasitesine ilişkin Hamaney’e rapor sunduğu kaydedildi. Hamaney’in resmi sayfasından yapılan füze görselli paylaşımda ise “coğrafi sınırlama olmaksızın” mesajı yer aldı.

ABD ve İran arasında bir anlaşma sağlanmasına yönelik diplomatik çabalar da devam ediyor. Katar basını, ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı müzakerelerde tarafların ilerleme kaydettiğini ve Amerikan heyetinin İranlı yetkililerle doğrudan görüşmeler gerçekleştirmek üzere Katar’ın başkenti Doha’ya geleceğini öne sürdü. Katar heyetinin Tahran’da 12 saati aşan temaslarının ardından İran heyetinin Doha’ya geçtiği ve Amerikan heyetinin de doğrudan müzakerelere katılmasının beklendiği iddia edildi. Olası anlaşmada Çin ve Rusya’nın garantör olabileceği ileri sürülürken, Amerikan heyetinin kimlerden oluşacağına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Çin’in Shenzhen kentindeki 2026 APEC Zirvesinin oldukça önemli temaslara ev sahipliği yapması bekleniyor. 18-19 Kasım’daki liderler zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir görüşme yapma ihtimalleri üzerinde duruluyor. Yetkililer konuyla ilgili temasları doğrularken, henüz görüşme kesinlik kazanmadı. Olası zirvenin en önemli gündemi olarak Ukrayna’daki savaş gözükürken, İran ve Ortadoğu’daki gelişmelerin de masada olması bekleniyor.

Yoğun geçecek Kasım ayının ardından 14-15 Aralık’ta ise ABD’nin Miami kenti G20 liderlerini ağırlayacak. ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğindeki zirvede de önemli temasların gerçekleşmesi bekleniyor.

Miami’deki zirve önce Atlanta’da G20 ülkelerinin dışişleri bakanlarının yaptığı zirvede ‘aile fotoğrafı’ krizi yaşandı. Avrupalı diplomatlar, uzun sürenin ardından ABD’deki zirveye davet edilen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüntü vermek istemedi. Bunun üzerine ABD, fotoğraf çekimini iptal etmek zorunda kaldı. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Lavrov’a yönelik, “Bunu doğrudan Rus Dışişleri Bakanına söyleyeyim: Bu savaşta saldırganın kim olduğunu hepimiz biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından Atlanta’da düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılımının ardından paylaşımda bulundu. Fidan, “‘Jeopolitik Gerilimler’, ‘Enerji’ ve ‘Tedarik Zincirleri’ başlıkları altında gerçekleştirilen oturumlarda, Türkiye’nin önceliklerini ve çözüm önerilerini muhataplarımızla paylaştık. Misafirperverliği için ABD Dışişleri Bakanı Rubio’ya teşekkür ediyorum. Türkiye olarak, küresel konularda sorumluluk almaya; çok taraflılığı, iş birliğini ve diplomasiyi savunarak katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi.