Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, İsrail basınında gündem oldu. Kanal 14'teki analizlerde, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin bölgede yeni bir güç merkezi oluşturabileceği belirtildi.
İsrailli siyasi yorumcu Tamir Morag, Kanal 14'de yayımlanan analizinde "Neden korkmalıyız?" sorusunu gündeme taşıdı. Morag, İsrail açısından asıl konunun anlaşmanın bugün oluşturduğu tablodan çok, üç ülke arasındaki iş birliğinin gelecekte nasıl gelişeceği olduğunu savundu.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki askeri iş birliği, Suudi Arabistan'a yönelik tehditlerin arttığı dönemde daha fazla önem kazandı.
TÜRKİYE'NİN ASKERİ GÜCÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Kanal 14'teki analizde Türkiye'nin askeri gücü ve savunma sanayisi öne çıkarıldı. İsrail basını, Türkiye için "bölgedeki en büyük orduya sahip olan Türkiye, gelişmiş bir savunma sanayii ve kanıtlanmış askeri kabiliyetler sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Analizde Türkiye'nin savunma sanayisindeki kapasitesinin son yıllarda arttığı belirtildi. Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının 2025'te 10 milyar doları aştığı, savunma projelerinin sayısının da 1.400'ün üzerine çıktığı aktarıldı.
Morag, olası bir Türkiye-İsrail geriliminde Ankara'ya destek verebilecek ülkelerin de hesaba katılması gerektiğini savundu. İsrailli yorumcu, özellikle Pakistan'ın Türkiye'nin yanında yer alma ihtimaline dikkat çekti.
Morag, Pakistan'ın nükleer kapasitesine, geniş insan gücüne ve askeri tecrübesine vurgu yaptı. Türkiye ile İsrail arasında doğrudan çatışma ihtimalinin uzak olduğunu belirten Morag, üç ülke arasındaki yakınlaşmanın İsrail tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Kanal 14'ün Dr. Anat Hochberg-Marom imzalı analizinde de üç ülkenin farklı kapasitesinin bir araya gelmesine dikkat çekildi.
İsrail basını, Suudi Arabistan'ın ekonomik gücünü, Türkiye'nin askeri ve savunma sanayisi kapasitesini, Pakistan'ın ise nükleer gücünü öne çıkardı.
Analizde üç ülkenin "Birlikte yeni ve güçlü bir güç odağı" oluşturduğuna dikkat çekilirken "Basra Körfezi'nde, Orta Doğu'da ve Güney Asya'da güç dengesini yeniden şekillendirme iradelerini gösteren keskin bir siyasi mesaj veriyorlar." değerlendirmesinde bulunuldu.
Kanal 14, Mekke İttifakı'nın gelecekte başka ülkelerin katılımıyla genişleyebileceğini de değerlendirdi. Analizde Mısır'ın yanı sıra Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de yapıya katılabileceği öne sürüldü.
Böyle bir gelişmenin bölgesel dengeleri değiştirebileceğini savunan İsrail basını, "İsrail için bu durum, özellikle zayıflayan konumunu daha da zayıflatabilecek bir konuma itebilir ve bu endişe verici bir gelişmedir." dedi.
Analizde İsrail'in, Washington'daki karar alma süreçleri üzerindeki etkisinin de azaldığı kaydedildi.
TÜRKİYE'NİN SAVUNMA İHRACATINA DİKKAT ÇEKİLDİ
İsrail basını, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile geliştirdiği savunma iş birliğinin Ankara'ya yeni imkanlar sağlayabileceğini savundu.
Analizde Türk İHA'ları, savunma sistemleri, gemiler ve güvenlik altyapıları öne çıkarıldı. Suudi Arabistan'ın savunma pazarının Türkiye açısından önemli bir fırsat oluşturabileceği belirtildi.
Kanal 14, Mekke Anlaşması'nın Ankara açısından yalnızca askeri ve ekonomik kazanımlarla sınırlı olmadığını "Pakistan'a ve özellikle Türkiye'ye Suudi politikası üzerinde önemli bir etki kaldıraç gücü sağlandı." sözleriyle savundu.
İSRAİL'İ DIŞLAYAN BİR BÖLGESEL YAPI İDDİASI
Analizde Pakistan'ın Körfez'deki enerji, altyapı ve iş gücü zincirlerinde daha merkezi bir konuma gelebileceği belirtildi. İsrail basını, bu gelişmenin "İsrail'i dışlayan bir bölgesel çerçevenin ortaya çıkışını hızlandırabileceğini" yazdı.
Kanal 14 ayrıca Türkiye'nin Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz üzerinden alternatif ulaşım ve ticaret bağlantıları geliştirmesi halinde, İsrail'in de içinde bulunduğu Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun (IMEC) zarar görebileceğini değerlendirdi.
Kanal 14'teki analizde, Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a askeri destek sağlamasının Mekke İttifakı'nın sahadaki ilk sonuçlarından biri olduğu belirtildi.
Morag, Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın savunmasına destek vermesinin Husilerle yaşanan çatışmanın ötesinde sonuçlar doğurabileceğini savundu.



