Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketleri tespit ederek harekete geçtiği belirtildi. Açıklamada, 19 Ağustos'ta Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi ve belge talep edildiği, fonlara ilişkin tasfiye kararlarının ise 17 Eylül'de alındığı kaydedildi. Bu kronolojinin soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça gösterdiği ifade edildi.

Bakanlık tarafından şu açıklamalarda bulunuldu:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketleri tespit ederek harekete geçmiş, 19 Ağustos tarihinde Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi ve belge talep ederek soruşturma sürecini başlatmış, fonlara ilişkin tasfiye kararları ise 17 Eylül tarihinde alınmıştır. Bu kronoloji, soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. Süreç, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı irade ve yakın takibi doğrultusunda, devletimizin ilgili kurumlarının güçlü koordinasyonu ile yürütülmektedir. Adalet Bakanlığımız iyi niyetli yatırımcıların ve vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluluğu bulunanlar hakkında adli sürecin etkin biçimde işletilmesi amacıyla üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmektedir.

"BAKANLIĞIMIZI ZAN ALTINDA BIRAKMAYA DÖNÜK AĞIR VE MESNETSİZ BİR İFTİRA"

Tam da bu nedenle, soruşturma sürecini gölgelemeye, adli makamların kararlılığını tartışmalı hâle getirmeye, devlet kurumları arasında güvensizlik oluşturmaya ve vatandaşlarımızın devlete güvenini sarsmaya yönelik girişimler söz konusudur. Ana muhalefet liderinin, fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgilerin kendilerine Adalet Bakanlığından “sızdırıldığı” beyanı da Bakanlığımızı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftiradır.

Teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, Sayın Bakanımızı da hedef alan içeriklerin yanlış ve manipülatif olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkan soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu içeriklerin arkasındaki odaklara ilişkin tartışmaları perdeleyerek, kararlılıkla ilerleyen adli soruşturmayı siyasi polemiklerin içine çekme çabası açıktır.

Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon doğrultusunda, vatandaşlarımızın haklarının korunması ve adli sürecin etkin biçimde işlemesi için kurumsal sorumluluğunun gereğini yerine getirmektedir. Fon soruşturması, spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."