Muş'ta ev sahibi olma hayaliyle birikimlerini kooperatife yatıran onlarca vatandaşın yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Skandalın temelleri 2014 yılında atıldı. Ev sahibi olmak umuduyla Cazım Akaydın Yapı Kooperatifi'ne peşinat ve taksit ödeyen mağdur vatandaşlar, aradan geçen yıllara rağmen tapularını alamadı. İddiaya göre müteahhit Mehmet Cazım Akaydın, yapacağını taahhüt ettiği daireleri sistemli şekilde birden fazla kişiye sattı, parasını topladıktan sonra da ortadan kayboldu.

Dolandırıcılık çarkı bununla da sınırlı kalmadı. Taşınmazın üzerindeki arsayı farklı kişilere ve şirketlere devrederek izini kaybettirmeye çalışan kooperatif yönetimi, vatandaşların hak kaybına uğramasına yol açtı. Taşınmazı devralan Ödün İnşaat gibi yüklenici firmalar ise yıllardır mağdur edilen ailelerden tekrar para talep etti. Her firma değişiminde yeniden ödeme yapmaya zorlanan mağdur ailelerin sabrı tükenince konu yargıya taşındı.

Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ekrem Hilmi Tarçın tarafından açıklanan gerekçeli kararda, mağduriyetin perde arkasındaki kurnazlıklar tek tek ifşa edildi. Mahkeme; sanıkların güveni kötüye kullanarak kooperatif süsü verdiğini, satış vaadi sözleşmelerine net daire numarası yazmak yerine "giriş kat", "zemin kat", "normal kat" gibi muğlak ifadeler ekleyerek aynı daireyi birden fazla vatandaşa pazarladıklarını saptadı. Ayrıca birçok vatandaşın bilgisi dışında kooperatif üyesi gösterildiği ancak fiilen üye yapılmadığı belirlendi.

HER BİR MAĞDUR İÇİN AYRI AYRI CEZA: TOPLAM 630 YIL HAPİS!

Mahkeme heyeti, "Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılığı" suçunun sabit olduğuna hükmetti. 6 ayrı dosyanın birleştirildiği davada sanıklara ceza yağdı. Mehmet Cazım Akaydın,ana dosyada 78, birleşen dosyalarda 18 olmak üzere toplam 96 farklı mağdura karşı işlediği eylemlerden 320 yıl hapis ve 2 milyon 400 bin TL adli para cezasına çarptırıldı. Halil İbrahim Akaydın ise ana dosyada 76, birleşen dosyalarda 17 olmak üzere toplam 93 mağdura yönelik eylemlerinden 310 yıl hapis ve 2 milyon 325 bin TL adli para cezası aldı.

Mahkeme, verilen cezaların büyüklüğü ve yasal imkansızlıklar nedeniyle sanıklar hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya ceza ertelenmesi hükümlerini uygulamadı. Sanıklara verilen adli para cezalarının 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerin aksaması halinde ise cezanın doğrudan hapse çevrilerek cezaevinde infaz edilmesine karar verildi. Davada yargılanan bir diğer sanık Mahmut Saygın ise delil yetersizliğinden beraat etti.