Tüm Saatçi İş Adamları Derneği (TÜSAD) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'nin saat pazarı 2023 yılında 1,37 milyar dolara ulaştı. Pazarın 2025 itibarıyla 1,5 milyar dolar büyüklüğe eriştiği tahmin ediliyor.
Türkiye'nin saat ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak 525,4 milyon dolara yükseldi. İthalat tutarının 2026 yılı sonunda yaklaşık 600 milyon dolara ulaşması bekleniyor.
İthal edilen saat miktarı da 2025'te yıllık bazda yüzde 1,5 artarak 7,57 milyon adede çıktı. İthalatın değer bakımından yüzde 71,3'ünü, adet bakımından ise yüzde 6,8'ini İsviçre'den yapılan alımlar oluşturdu.
Aynı dönemde saat ihracatı 41,4 milyon dolara yükselirken, ihraç edilen saat miktarı 349 bin 608 adet olarak kaydedildi.
Tüm Saatçi İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, Türkiye'nin dinamik bir saat pazarına sahip olduğunu ve ürünlere hem erkeklerin hem de kadınların yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.
Saatlerin hediye olarak da tercih edildiğini ifade eden Aydın, markaların geçmişi ve hikâyelerinin tüketici ilgisini artırdığını söyledi.
Saat üretiminin önemli bir tecrübe gerektirdiğine dikkati çeken Aydın, İsviçre ve Japonya'nın bu alanda öne çıktığını, Türkiye'de yerli saat üretiminin ise yok denecek kadar az olduğunu kaydetti.
Türkiye'de yılda 7,5-8 milyon saat satıldığını belirten Aydın, ürünlerin ağırlıklı olarak İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya gibi ülkelerden ithal edildiğini bildirdi.
SAAT SATIŞ VE TAMİR MAĞAZASI SAYISI 8 BİN CİVARINDA
Türkiye'de saat sektöründe yaklaşık 8 bin satış ve tamir mağazası bulunuyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyük şehirlerde pahalı saatlere olan talebin daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Özellikle İsviçre ve Japonya menşeli saatlerin yüksek fiyatlarıyla öne çıktığını aktaran Aydın, uluslararası markaların Türkiye'de mağaza açmayı veya distribütörlerle çalışmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Aydın ayrıca, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) kapsamındaki ürün güvenliği denetimlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
VİNTAGE SAATLER VE MİKRO MARKALAR ÖNE ÇIKIYOR
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu, tüketici tercihlerinde iki eğilimin öne çıktığını belirtti.
Bunlardan ilki, vintage olarak adlandırılan eski marka ve modellere yönelik ilginin artması. Diğeri ise daha küçük üreticiler tarafından geliştirilen mikro markaların yaygınlaşması.
Gündoğdu, mikro markaların yenilikçi tasarımları, farklı koleksiyonları ve mekanik saatlere ağırlık vermeleriyle öne çıktığını ifade etti. Bu markaların sektörde farklı tasarımlara yönelik talebi karşıladığını belirten Gündoğdu, geleneksel markaların da yenilikçi ürünler geliştirmesinin önemine işaret etti.
10 EKİM DÜNYA SAATÇİLİK GÜNÜ TÜRKİYE'DEN DOĞDU
10 Ekim Dünya Saatçilik Günü fikrinin 2024 yılında İstanbul'da ortaya çıktığını belirten Gündoğdu, ilk kutlamanın 10 Ekim 2025'te gerçekleştirildiğini söyledi.
Günün tarihinin belirlenmesinde saatlerin tanıtım görsellerinde sıklıkla 10.10'u göstermesinin etkili olduğunu aktaran Gündoğdu, bu konumun kadranda estetik bir görünüm oluşturduğunu ve marka ile diğer teknik ayrıntıların görünmesini kolaylaştırdığını ifade etti.
Gündoğdu, İsviçre, ABD ve çeşitli Avrupa ülkelerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 15 ülkede geçen yıl farklı etkinlikler, sergiler ve paneller düzenlendiğini belirtti. İsviçre'de Dünya Saatçilik Günü için bir platform kurulduğunu, İsviçre Saat Federasyonu ve sektör kuruluşlarının da girişime destek verdiğini kaydetti.
Dünya Saatçilik Günü'nün kültürel mirasa dönüşmesi ve UNESCO takvimine girmesi için girişimlerin sürdüğünü belirten Gündoğdu, ilgili kuruluşlara başvurular yapıldığını ve sürecin değerlendirilmesinin beklendiğini bildirdi.
SAATÇİLİK EĞİTİMİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI HEDEFLENİYOR
Saat sektörünün gelişimi için eğitim yatırımlarının da önem taşıdığı belirtiliyor. Gündoğdu, Bursa'da lise düzeyinde saatçilik eğitimi veren bir okul açıldığını ve burada öğrencilerin mesleğin teknik yönünü öğrendiğini söyledi.
İlerleyen dönemde İstanbul'da da saatçilik alanında eğitim veren bir okul açılmasının hedeflendiğini belirten Gündoğdu, üniversitelerde iki yıllık teknik ve mesleki programların oluşturulmasının sektöre teknisyen ve servis çalışanı kazandırabileceğini ifade etti.
Günlük Haber Özetiniz
Samsunspor - Trabzonspor maçına doğru! Muhtemel 11'ler
Bordo-mavililer, deplasmanda kazanamıyor






