Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yıllardır üreticiler tarafından korunan ata tohumları yeniden toprakla buluşuyor. Kendine özgü ekşimsi tadı, iri ve etli yapısıyla bilinen Lice domatesi, bu yıl yaklaşık 600 dönümlük alanda yetiştiriliyor.
Dağlardan gelen soğuk kaynak sularıyla beslenen ürünün hasat sezonunun başlamasıyla birlikte tarlalarda yoğunluk da arttı. Üreticiler, hasat sırasında ayırdıkları domateslerden elde ettikleri tohumları kurutarak gelecek sezon için saklıyor.
Doğal yöntemlerle yetiştirilen Lice domatesinde bu yıl hasadın yağışlar nedeniyle geciktiği belirtildi. İlçede dönüm başına 3 ila 3,5 ton arasında ürün alınması beklenirken, hasadın ekim sonuna kadar sürmesi öngörülüyor. Lice İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hakan Hani, ürünün bölge halkı tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirterek tescil sürecinin de devam ettiğini söyledi.
Hani, Lice domatesinin özelliklerini anlatırken, "Lice domatesimiz, soğuk havayı seven, dağlardan gelen soğuk sularla beslenen ve yıllardır ata tohumlarıyla üretilen bir ürünümüzdür." dedi. Hasadın bu yıl gecikmesine rağmen rekoltenin iyi olduğunu belirten Hani, ilçede yaklaşık 600 dönüm alanda üretim yapıldığını ifade etti.
Lice domatesini diğer ürünlerden ayıran özelliklere değinen Hani, "Ekşimsi tadı, ince kabuklu, iri ve etli olması önemli özellikleri arasında. Genellikle sofralık olarak tüketiliyor. Bu özellikleri domatese olan rağbeti artırıyor ve ekim alanının genişlemesine katkı sağlıyor. Bu yıl yağışlardan dolayı ürünlerimizi biraz geç hasat edeceğiz. Ekim sonuna kadar domatesimiz olacak. Normal şartlarda 15 Eylül'e kadar hasat bitmişti ancak şu anda yeni hasada başlayan tarlalarımız mevcut" ifadelerini kullandı.
Ortalama ağırlığı 200 ila 250 gram arasında değişen ürünün yetiştirilmesinde küçükbaş hayvan gübresi kullanıldığı belirtildi. İnce kabuklu olması nedeniyle raf ömrü kısa olan ürünün yaklaşık 5 gün içinde tüketilmesi gerekiyor. Bu nedenle ağırlıklı olarak sofralık tüketilen ürün, salça ve konserve yapımında da değerlendiriliyor.
Lice domatesinin üretiminde kullanılan ata tohumları ise üreticiler tarafından gelecek yıllara aktarılıyor. Hasat döneminde ayrılan domateslerden elde edilen tohumlar çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra kurutuluyor ve bir sonraki ekim dönemine kadar serin ve uygun koşullarda saklanıyor.
Hani, ata tohumlarının üretimdeki önemine dikkat çekerek, "Ata tohumuyla yetiştirilen Lice domatesi kesinlikle hibrit domateslere benzemez. Bu nedenle raf ömrü kısadır. Vatandaşlarımız hasat sonrası ayırdıkları domatesleri dalda bırakıp belli işlemlerden geçirerek ata tohumları elde ediyor. Bu tohumları bir sonraki yıl yeniden ekiyorlar. Halkımız bu tohumları asırlardır sandıklarda, kilerlerinde ve altınlarının yanında gözlerinin nuru gibi saklıyor. Onlar için bu tohumlar altından daha değerlidir" dedi.
ÜRETİM ALANININ BÜYÜTÜLMESİ HEDEFLENİYOR
Lice’de üretim alanlarının genişletilmesi için de çalışmalar sürdürülüyor. Sulama kanallarının artırılması, bazı arazilerin yeniden üretime kazandırılması ve ekim alanlarının büyütülmesi hedefleniyor.
Hani, üreticilere teknik ve saha desteği sağlandığını, tarımsal mücadele yöntemleri konusunda da bilgilendirme yapıldığını belirtti.
Kırsal Çeper Mahallesi Muhtarı Celal Erdem ise ata tohumlarının geçmişten bugüne özenle korunduğunu belirterek, "Üretim alanını daha da genişletmeye çalışıyoruz. Domatesimizin pazarını büyütmek istiyoruz. İl dışında yaşayan akrabalarımız, eşimiz dostumuz var. Ankara, İzmir ve İstanbul gibi illere de rahatlıkla gönderebilmek istiyoruz. Bu iri bir domates, tadı ekşimsi ve çok güzel. Bizden isteyenler oluyor ancak her yere gönderemiyoruz. Bakımı iyi yapıldığı zaman verim de alıyoruz. Hayvan gübresiyle yetiştiriliyor. Hibrit değil ata tohumu kullanıyoruz. Ata tohumumuzu sandıklarda saklıyoruz. Büyüklerimiz tohumu bozulmaması için serin yerlerde muhafaza ederdi" ifadelerini kullandı.
Çeper Mahallesi’nde üreticilik yapan Alattin Savan da Lice domatesinin tohumlarının nesilden nesile aktarıldığını söyledi. Çocukluğundan bu yana aynı tohumla üretim yaptığını belirten Savan, "Ben gözümü bu tohumla açtım. Bu tohumla büyüdük ve sürekli olarak bu tohumu ekip biçiyoruz" dedi.
Üretimin geçmiş yıllarda daha yüksek seviyelerde olduğunu belirten Savan, üretimin artırılması için destek beklediklerini ifade etti. Sulama kanallarının iyileştirilmesini ve kullanılmayan arazilerin yeniden üretime kazandırılmasını isteyen Savan, paketleme imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini de dile getirdi.
Savan, "Ata tohumuyla ürettiğimiz domatesleri yüksek üretim seviyesine çıkarmak, paketleme imkanlarının oluşturulmasını istiyoruz. Sadece bölgedeki vatandaşlar bu lezzeti tatmasın. İstanbullu da İzmirli de Ankaralı da bu domatesin tadına baksın" ifadelerini kullandı.






