“GÖSTERİ İLE İLGİLİ TEK ŞİKAYET BİLET BULUNAMAMASIYDI”
Duruşmayı ayrıca, çok sayıda milletvekili ve baro başkanları takip etti. Duruşmada ilk kez savunma yapan Göktaş 88 gündür tutuklu olduğunu söyleyerek, “Gösterideki 4 cümleden suçlanıyorum. Cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor. Ben davaya konu olan 4 cümleyi yüz binden fazla seyirciye oynadım ve yüzbinlerce kişi bunda bir şikayet sebebi görmedi. Türkiye'nin dört bir yanında şehrin en bilinen salonlarında oynadım. Gelen tek şikayet bilet bulunamamasıydı” dedi.
Hakkında gözaltı kararını aldığında yurtdışında olduğunu söyleyen Göktaş, “Ben gösteriyi 24 Haziran'da yayınladım. Yaklaşık yarım milyon değerinde bedelli askerlik parası ödedim, iltica edecek bir insan yarım milyon bedelli askerlik parası ödemez herhalde. Bütün yakın arkadaşlarım burada bir gelecek görmedikleri için göçtüler. Ben bu sebeple turnem bittikten sonra yanlarına gidip onları geri dönmeleri için ikna etmeye çalıştım. Kaçtı haberlerini onların yanında okumak çok trajik oldu” dedi.
"KILIÇDAROĞLU İMKANIM OLSA BEN DE GİDERİM DEDİ"
Adliyeye sevk edildikten sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşadığı durumdan bahseden Göktaş, “Adliye koridorunda beklerken ailem ve avukatlarım Kılıçdaroğlu'nun geldiğini, görüşmek istediğini söylediler. Hepsinde de sert bir şekilde reddettim. En sonunda polis zoruyla görüştürdüler. Kılıçdaroğlu bile ‘niye döndün, imkanım olsa ben de giderim’ dedi. Çıkıp reklam yapamasın diye sert konuştum. Avukatlarım bile benle görüştürülmüyorken neden Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm bilmiyorum” dedi.
HAKİM: STAND-UP GÖSTERİN BİLE 1,5 SAAT SÜRDÜ
Deniz Göktaş savunmasını yaparken araya giren hakim, “Stand-up gösterin bile 1 buçuk saat sürdü” diyerek Göktaş'tan savunmasını toparlamasını istedi. Bu duruma salondakiler tepki gösterdi. Bunun üzerine Göktaş, “88 gündür cezaevindeyim. Kaçma şüphem yok, yurt dışından kendim döndüm. Hayatımdan 3 ay çalındı. Hayatımda en özgür ve kalabalık hissettiğim 3 aydı. Yüzlerce mektup geldi. Söylediğim hiçbir sözde suç içeren bir söz yok. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Göktaş’ın avukatlarının beyanlarının ardından, Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, Göktaş’ın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suçu ve suçluyu övmek” suçlarından cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliye edilmesine karar verilmesini istedi.






